Kendimi şikayet etmekle başlayacağım. Hafta içinde üç kez “yazı yazın” sayfasına girdim, yazacağım da birikmiş… Kapayıp çıktım. Ben bu kış, uyuşukluk modumdam çıkamadım… İtiraf ediyorum. Yazı başlığım “Bugün de böyle” ydi. Ancak yine aynı türün değişik versiyonunu yaşamışım ki aynı başlıkta bir yazı daha yazmışım. Değişecek…
Bu sabah Göksel yengeciğim telefon etti, tiyatroya davet aldım… Nasıl [...]
Oğlumun eşi kızımla kitap alışverişi yaparız. O beni geçti okumakta, bu aralar. Sonunda ben de aldığım kitabı bitirebildim. Ödevlerim ve işlerimin arasında zaman bulmakta zorlandım nedense. Yine elimde kitap, kâğıt, kalemsiz dolaşmıyorum da ilgi alanım şaştı.
Serdar Özkan’ın “Kayıp Gül” adlı kitabı çabuk ve anlaşılır, okunabilecek bir kitap. “28 Dilde 40′tan Fazla Ülkede” diyor kitaba sarılı [...]
Gündüzü seviyorum, gün ışığını… Ama gecenin sessizliğinin verdiği huzur da ayrı bir güzellik… Sanırım onu daha çok seviyorum…
Okul yıllarımı anımsadığımda; mutfakta koca bir bardak Türk kahvesi, TRT 3 hafif müzik kanalı açık pilli radyom, ders kitaplarım ve sarıldığım battaniyem geliyor gözlerimin önüne… Ve de gecenin sessizliği…
Çocuklarımı büyütürken yine en sevdiğim gün dilimi, onlar uyuduktan sonra [...]
Bu bir roman adı, yazarı Anne Tyler. Basım yılı 1983 ve ben Aralık 1984 de almışım. Nasıl bir duygulanım yaşıyorsam o gün, bir de not düşmüşüm… “Her zamanki gibi yalnızlığa” diyerek…
Dün şehitlerimizin haberleri geçerken televizyonda dağıldım. Yaşamlarını verdikçe, fotoğrafları geçtikçe, hangi can dayanır? Ateş düştüğü yeri yakıyor. Ama o aileler biliyor ki tüm Türkiye onlarla [...]
Konu başlığı “Güneş Sistemi, Yerküre ve Deprem” olunca, ders vereceğimi sanmayınız dostlar… Beni aşar… Ben öğrenmeye çabalamaktayım yalnızca… İşin özünü, doğrusunu, bir bilenden…
Geçtiğimiz gün kitaplarımı, uğraşlarımı düzenlerken bilgisayar masamın üzerinde küçük kâğıtlara yazdığım, kâğıt tutacaklara artık sığmayan notlarımla da boğuştum. Neredeyse tümü ülkemizde, özellikle Marmara Bölgesi’nde oluşan depremlere ve oluşumlarına ilişkin notlardı. Dünyaya ve güneşe [...]
Geçtiğimiz pazar günü, üç apayrı ortamlarda bulundum. Kendimi olayların akışına tümüyle kaptırdığım için, iki günde ancak toparlayabildim. Üstüne üstlük o günlerde bir de griple boğuştum. Belki de acımasız eleştirimde haksız olabilirim kendim için… Bu bir günah çıkartma mıdır, içbenliğimden? Neden olmasın? Gerek var böyle “alt-üst-iç” karmaşık benliklerle uğraşmak ara ara… Severim…
İlk durağım bir konferanstı. Oldukça [...]
Altın Kızlar Yazlık ve Kışlık Grubum’la yaptığım geziler, ardından yazlığa gidişler ve orada yapılan devinimler beni yordu. Aslında ayrımında olduğum yapımı iyice yüzeye çıkardı. Dingince bir köşede okumanın, aralıklarla yapılan gezilerin bünyeme daha uygun olduğu böylece yeniden kanıtlandı…
Bugün yürüyerek gidilen yolda işimi görüp, molamda yudumladığım çayımla da mutlu oldum. Eve gelince bir bölüm yapılacak işlerimden [...]
Kılı kırk yarmak… Mutlu olmak öncelikle, o meleklerin hakkı… yazısının devamını okuyun
Bugün duygulara seslenen bir ödül aldım… “Kardeşlik Ödülü”… Sevgili şirinem http://aysed.blogspot.com sitesinde ödülü paylaştığını duyurduğu gibi,dünkü yazıma yorum yaparak da uyarmış.Bu nedenle kendisine ikinci kez teşekkür ediyorum.
Ne denli özlemişiz bu sözcüğü, “kardeşlik”… Kimi kez, sözlüğümüzde yer alıp almadığını düşündürecek durumlarla karşılaştığımızdan. Oysa ki anlamı gibi sıcacık bir söz “kardeşlik”… Bildiniz artık beni,ne yapmam gerek şimdi… [...]
Bir kitap okudum mu içine dalar giderim…Yaşarım…Solmaz Kamuran’ın “Minta”sında da öyle oldu.Çok güzel, okumanızı öneririm.Kitabın son sayfası bitti…Üzüldüm…Ön ve arka kapağı okudum,evirdim, çevirdim… Daha da sürsün istedim…Ve aklım önde koşturup,nerelere gitti…
Doğdukları yerden köle olmak üzere denizaşırı ülkelere götürülen ve asla bir araya gelemeyen hatta haber bile alamayan bir aile…Aslında iki çocuğun yaşamı ve bir “minta”.Soy [...]
Şemsi Paşa Kütüphanesi sürekli gündemimde oldu… Yaşamım süresince, diyebilirim. Daha küçücük bir çocukken, büyüklerimin elimden tutup gezmek için götürdüğü Şemsi Paşa kıyıları ilk aşkımdı. Başlangıcında yer alan Şemsi Paşa Kütüphanesi ise ilk ayrımına vardığım. Kız Kulesi, Salacak Gazinosu, Salacak Plajı, Çifte Kayalar, özetle Üsküdar’ım… Unutulmazlarım… Doğal olarak bozunan her yer gibi buraların da sonucu farklı [...]
