Sezen Aksu’nun o çok sevdiğim şarkısındaki gibi… “lale devri çocuklarıyız biz” … desek… zamanımızın geçtiği doğrusuyla başbaşa kalırız … yalnızca … gerçek lale devrinde yaşananların yanında…
Gül İrepoğlu yalnızca gölgesini bırakmış lale bahçelerinde…bense yüreğimi,yaşanılanlarda… Safiye Sultan’ın üç cildini ve Kösem Sultan’ı okumuştum ardından… soluksuz… Yine göz atasım geldi… ara ki bulasın… Safiye Sultan’lar tamam da öteki [...]
Lale devri… nin anılar yumağına dönüşümü… yazısının devamını okuyun
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun…Dünya var oldukça… çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyeti’mizde… her Türk vatandaşının…değerinin bilincinde olarak…coşkuyla kutlamasını sürdürmeyi nasip etsin Allah…
Bugün her yazıda okuyacak ve her haberde duyacağız…TV de söyleşiler yapılacak…ama biz aslında yılın her günü anımsamalıyız…Tarihimizi ve o güne nasıl gelindiğini çok iyi bir şekilde belleğimize yerleştirmeli ve çocuklarımıza da öğretmeliyiz…Tarihimizi çok [...]
30 Ağustos 1923 Zafer Bayramı’mız kutlu olsun… yazısının devamını okuyun
İstanbul’umun yakıcı sıcağında,sokaktaydım dün…sıcaktan öte nem oranının % 75 olduğu ortamda…az biraz daha çaba gösterse, su içinde yürüyecek ya da yüzeceğiz…En güzel an, motorla karşıya geçiş…denizden gelen az da olsa serinliğimsi durum,denilebilir…
Taksiler müşteri kapmak için yarışıyor … yağmurlu,çamurlu günlerin aksine…o günleri de özler olduk…Yoğun ama yürünebilir bir İstanbul…Alışmışız ya neredeyse omuz omuza yürümeye … köprü [...]
Bugün balkonda oturduğumu varsayacağım… Marmara’nın mavi sularına baktığımı…ya da mehtabın denizde bıraktığı ışıltıları izlediğimi… Daha yazarken bir anım geldi aklıma… Birkaç yıl önce, yine böyle ay ışığını kovaladığımız gecelerden biri… Yemeklerimizi yedikten hemen sonra kıyıdayız… Ara ara bize katılan bir çift geliyor yanımıza… “Yakamoz nedir?” sorularıyla birlikte… Her kafadan bir ses çıkıyor… Oldukça da uzun [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (3) yazısının devamını okuyun
Yine o güzel yerdeyim… yazarken de deniz kıyısında oturduğumu varsayacağım… çünkü evlerin içi çok sıcak… dışarıya çıkmadım bugün, bilemiyorum… çekmedi içim…
Tek kitap götürmüştüm yanımda ve soluksuz bitirdim… Evde başka kitaplarım vardı… çoğu benim, bir bölümü armağan… Ya yeniden kendi kitaplarımdan okurum ya da armağanlardan seçerim diye düşünmüştüm ki onların da veriliş öyküsü var…
Şefik Bey… rahmet [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (2) yazısının devamını okuyun
Kandil yazımdan sonra yine yol göründü… ve de görünsün… yaz bitimine az bir zaman var… değerlendirmek gerek… şöyle bir uzaklaşmak… kalabalıktan… dilediğini yapabilmek elinden geldiğince… huzurla oturabilmek arkadaşlarla bir arada… ya da başbaşa kalabilmek kendinle… isteniyor, işte…
Cuma gecesi yolcu otobüsündeydim.. .çook uzaklara gidercesine… Tam bir saat süren yolculuk süresince de o duygumu yitirmedim… servis de [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (I) yazısının devamını okuyun
Sıcaklardan kıpırdamak dahi istemeyen ben… öyle bir bunalmışım ki… öğle sıcağında Kadıköy’e gidecek denli… ve hoş bir sürpriz… hızlı feribota doğru giden kıyıda sergi açılmış… Standlarda kimi el emeği,çoğu hazır giyim, aksesuarlar, parfüm sergileniyor… Yiyecek bölümleri ve oturup dinleneceğiniz yerler de var… Önünde uzun süre oyalandığım,bir de kitap standı… ikiye ayrılmış ortasından, tahtayla… % 25 [...]
Yaz nedeniyle yazıların arası açılabiliyor… Hafta sonları oluyor gidişlerim ve internet bağlantısızlığım… Dinlence,dinlenme olmadığından… geldiğimde mola alıyorum… oturduğum yerde kalmacasına…
Geçen hafta gittiğimde arkadaşların tümü, birlikteydik… bir ara baktım… öylece deniz kenarında oturuyoruz… hiç birimiz denize girmiyor… “olmayanın özlemi, bu olsa gerek”… TV de bir karış denize girmek uğruna yapılanlar geldi aklıma… bizse birbirimizin özlemindeyiz… yetiyor [...]
Çocukken okuduğum kitapla bütünleşirdim… hangi kitabı okuyorsam,o büyülü dünyaya girer… orada yaşardım… Pinokyo… babası Gepetto usta’nın yaptığı onca özverinin, uzun süre değerini bilemeyince ne denli üzülmüştüm… Yalan söylediğinde uzayan burnu da aynı ölçüde etkilemişti… ve her yalanını yakaladığımın burnuna korkuyla bakar olmuştum… uzayacak ve utanacak diye… hiç gerçekleşmedi… ama burnu uzamış ve yanına yaklaşamıyormuşum gibi… [...]
Kadıköy’e indiğimde eski kitap satan yerlerde dolanırım… Birkaç yıl ya da daha da öncesi… dolaşırken yine… üç katlı eski bir binayı restore ederek,her katını ayrı bir etkinliğe açtıklarını görmüştüm … İlk katını, eski ve yeni kitapların sergilendiği bölüm olarak düzenlemişler… İkinci katını, buradan aldığınız kitapları okumanız için kafe tarzı döşeyerek, güneşli bir ortamda… içeceğinizle,hafif müzik [...]
