Bugün duygulara seslenen bir ödül aldım… “Kardeşlik Ödülü”… Sevgili şirinem http://aysed.blogspot.com sitesinde ödülü paylaştığını duyurduğu gibi,dünkü yazıma yorum yaparak da uyarmış.Bu nedenle kendisine ikinci kez teşekkür ediyorum.
Ne denli özlemişiz bu sözcüğü, “kardeşlik”… Kimi kez, sözlüğümüzde yer alıp almadığını düşündürecek durumlarla karşılaştığımızdan. Oysa ki anlamı gibi sıcacık bir söz “kardeşlik”… Bildiniz artık beni,ne yapmam gerek şimdi… [...]
Bir kitap okudum mu içine dalar giderim…Yaşarım…Solmaz Kamuran’ın “Minta”sında da öyle oldu.Çok güzel, okumanızı öneririm.Kitabın son sayfası bitti…Üzüldüm…Ön ve arka kapağı okudum,evirdim, çevirdim… Daha da sürsün istedim…Ve aklım önde koşturup,nerelere gitti…
Doğdukları yerden köle olmak üzere denizaşırı ülkelere götürülen ve asla bir araya gelemeyen hatta haber bile alamayan bir aile…Aslında iki çocuğun yaşamı ve bir “minta”.Soy [...]
Şemsi Paşa Kütüphanesi sürekli gündemimde oldu…yaşamım süresince, diyebilirim.Daha küçücük bir çocukken, büyüklerimin elimden tutup gezmek için götürdüğü Şemsi Paşa kıyıları ilk aşkımdı.Başlangıcında yer alan Şemsi Paşa Kütüphanesi ise ilk ayrımına vardığım.Kız Kulesi,Salacak Gazinosu, Salacak Plajı,Çifte Kayalar,özetle Üsküdar’ım… Unutulmazlarım…Doğal olarak bozunan her yer gibi buraların da sonucu farklı olmadı.Hızla düzenlenecek umuyorum.Ama eski doğallığından uzak… Çağdaşlığın anlamını [...]
Bugün kursu “kırdım”.İtiraf ediyorum. Müthiş bir duygu.Düşünün evdekilerin, kurstakilerin haberi yok. Yakıştı mı? Evet!Amacına bağlı.Bana “felekten bir saat” geçiritti,bu duygu.Meğer ne de denemek istediklerimdenmiş de bugüne kısmet!!!miş…
Evden vakitlice çıkıp Şemsipaşa Kütüphanesi’ne gittim ki Osmanlıca kursuna yetişeceğim.Solmaz Kâmuran’ın “Minta” adlı kitabını,ödünç alacağım.Bu kez Uygar bey,öğle dinlencesine çıkmış.Bu da bana masasında oturan,Levent beyle tanışma şansı [...]
Bu söz benim için ne denli önemlidir…ne denli önde gidenidir, yaşam çizgimin…Kitaplardan uzak kalmanın verdiği üzüntü de o derece derin olur bende.
Tekdüze gelebilecek şekilde kurslara gittiğimi yazar oldum.Haftada iki gün ve yoğun ödevlerle boğuşuyorum. Her hafta Osmanlıca ödevi yazar oldum.”Mezîdün fîh masdarları, bâbları, ismi fâilleri, mef’ûlleri “bu haftaki ödevimiz.Kaç sayfa da okumamız var.Bitmedi…Hat sanatı dersinden;iki [...]
Tam otuz yıl önce bugün anne oldum.Doğal olarak ilk oğlumun da doğum günü bugün.”Doğum günün kutlu olsun Alihan’cığım” ve de benim “İlk kez anne olma günüm kutlu olsun”.
Gece tüm yorgunluğumla salon kanepesine oturduğumda ,yine de boş duramayacağımı anladım. Ödevlerime hiç bakamadığım aklıma düştü.Dayanamayıp Mehmet Akif Ersoy’un Osmanlıca yazılmış “Safahat”ını ve kağıt kalem almak üzere kalktım.Bu [...]
Sezen Aksu’nun o çok sevdiğim şarkısındaki gibi… “lale devri çocuklarıyız biz” … desek… zamanımızın geçtiği doğrusuyla başbaşa kalırız … yalnızca … gerçek lale devrinde yaşananların yanında…
Gül İrepoğlu yalnızca gölgesini bırakmış lale bahçelerinde…bense yüreğimi,yaşanılanlarda… Safiye Sultan’ın üç cildini ve Kösem Sultan’ı okumuştum ardından… soluksuz… Yine göz atasım geldi… ara ki bulasın… Safiye Sultan’lar tamam da öteki [...]
Lale devri… nin anılar yumağına dönüşümü… yazısının devamını okuyun
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun…Dünya var oldukça… çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyeti’mizde… her Türk vatandaşının…değerinin bilincinde olarak…coşkuyla kutlamasını sürdürmeyi nasip etsin Allah…
Bugün her yazıda okuyacak ve her haberde duyacağız…TV de söyleşiler yapılacak…ama biz aslında yılın her günü anımsamalıyız…Tarihimizi ve o güne nasıl gelindiğini çok iyi bir şekilde belleğimize yerleştirmeli ve çocuklarımıza da öğretmeliyiz…Tarihimizi çok [...]
30 Ağustos 1923 Zafer Bayramı’mız kutlu olsun… yazısının devamını okuyun
İstanbul’umun yakıcı sıcağında,sokaktaydım dün…sıcaktan öte nem oranının % 75 olduğu ortamda…az biraz daha çaba gösterse, su içinde yürüyecek ya da yüzeceğiz…En güzel an, motorla karşıya geçiş…denizden gelen az da olsa serinliğimsi durum,denilebilir…
Taksiler müşteri kapmak için yarışıyor … yağmurlu,çamurlu günlerin aksine…o günleri de özler olduk…Yoğun ama yürünebilir bir İstanbul…Alışmışız ya neredeyse omuz omuza yürümeye … köprü [...]
Bugün balkonda oturduğumu varsayacağım… Marmara’nın mavi sularına baktığımı…ya da mehtabın denizde bıraktığı ışıltıları izlediğimi… Daha yazarken bir anım geldi aklıma… Birkaç yıl önce, yine böyle ay ışığını kovaladığımız gecelerden biri… Yemeklerimizi yedikten hemen sonra kıyıdayız… Ara ara bize katılan bir çift geliyor yanımıza… “Yakamoz nedir?” sorularıyla birlikte… Her kafadan bir ses çıkıyor… Oldukça da uzun [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (3) yazısının devamını okuyun

