Merhaba yine ben ve yine bir sergi… Yazı başlangıcı ilginç. Site ve yazılar benim, tamam ama bu ara kültürel etkinlikler yazılarına dönüştü. Benim çok hoşuma gidiyor, bu durum. Haftada bir iki kez sergi gezebilmek isterim. Bunu da yapmayı aklıma koydum. Türk İslam Eserleri Müzesi’ne gittiğimde, bugüne dek ilgimi çekmememiş ama uzun süredir uygulanmakta olduğunu da [...]
Kursum başladı… Bugün kursa gittim… Bugün Üsküdar’a Hat Sanatı kursuna gittim. Evet!!! Neredeyse sevindirik oldum. Ödevlerim çok diye epeyce söylenmiştim ama onları da yetiştirdim. Hat Sanatı’nı çok seviyorum, öğretmenimi ve sınıf arkadaşlarımı da… Ne güzel bir duygudur bu… Nasıl pozitif enerji verir… Yaşamak gerek.
Sözde erkenden gidecektim, başaramadım. Kimsenin bir şey dediği yok ama yine de [...]
Ara ara böyle coşarım işte ben. Kendimle de için için tartışırım, böylesi durumlarda. Hele bir sus, atılma öyle ön saflara… Yok!!! Dinletemedim, bugüne dek… Pek dinleyeceği de yok, kişiliğimin… Bu bir araç ya da banka kuyruğunda da olabiliyor, bir başkasının haksızlığa uğradığında da… Oysa haksızlığa uğrayan kişi bile susmakta ve öylece bakınmalarda oluyor, çoğu kez. [...]
Burçların kişiliklere olan etkisi… yazısının devamını okuyun
Birinci dönemimiz bittiii.Tatile çıktık,karne vermediler bize ama dolu dolu ödevlerimizi esirgemediler. Eğer bir sıraya koymazsam nasıl yetiştiririm,bilemiyorum.Seneye tek kursa mı gitsem diye düşünür oldum.Osmanlıca hocamız “kızıma bir sürü ödev vermişler,siz de çalışın” dedi ve gözümüzün yaşına bakmadı.Hat sanatı hocamız da aydıngere yazılacak,dört tane hat yazısı verdi ve daha başka ödevler de.Nasıl bir “dinlence” anlamadım.
Yazının başlığına [...]
Yarıyıl dinlencesi…ve geçmiş günler… yazısının devamını okuyun
Kendimle biraz gırgır geçtikten sonra asıl konumuza dönebilirim. Televizyonda izlediklerimiz ve çevremde oluşan olaylardan inanılmaz derece üzüntü duyduğum bir olgu, “görgü” kurallarının hiçe sayılması.Kuşkusuz içten davranmalı insanlar birbirlerine ama bu belli ölçüye uyarak yapılmalı,asla saygısız ve çekinmeden yapılanları getirmemeli.İşte bence karıştırılan nokta bu oluyor…içten olma durumunu,saygısızlığa dönüştürmek.
İlkokul yıllarımda okutulan “Görgü Kuralları” diye bir kitapçık anımsıyorum, [...]
Yine bir takıntımla başlayacağım…TDK ile ve Türk Dil Kurumu’nda “Görgü” kelimesinin anlamını aşağıya alıntılamakla…
1. Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye 2. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim.
1. Bir toplum içinde uyulması gerekli saygı ve incelik kuralları. 2. Bir kimsenin anlayış, seziş ve bilgisini artıracak nitelikte [...]
Yazıma başlamadan önce bugün iliştireceğim fotoğraflar üzerine bir açıklama getireceğim. Oğlumun sitesine bir göz attım (http://www.azizce.com/) ki bir fotoğraf koymuş… İlginç… O da dayısından öğrenmiş. Ben de ondan öğrenmiş oldum“PhotoFunia” diye bir site… Durur muyum? Hemen kendi fotoğraflarıma uyarladım… İşte dünyanın tersine döndüğüne ilişkin bir örnek daha… Nasıl ona, daha ortaokullu yıllarında ilk bilgisayarı aldığımızda, [...]
Sezen Aksu’nun o çok sevdiğim şarkısındaki gibi… “lale devri çocuklarıyız biz” … desek… zamanımızın geçtiği doğrusuyla başbaşa kalırız … yalnızca … gerçek lale devrinde yaşananların yanında…
Gül İrepoğlu yalnızca gölgesini bırakmış lale bahçelerinde…bense yüreğimi,yaşanılanlarda… Safiye Sultan’ın üç cildini ve Kösem Sultan’ı okumuştum ardından… soluksuz… Yine göz atasım geldi… ara ki bulasın… Safiye Sultan’lar tamam da öteki [...]
Lale devri… nin anılar yumağına dönüşümü… yazısının devamını okuyun
Yine o güzel yerdeyim… yazarken de deniz kıyısında oturduğumu varsayacağım… çünkü evlerin içi çok sıcak… dışarıya çıkmadım bugün, bilemiyorum… çekmedi içim…
Tek kitap götürmüştüm yanımda ve soluksuz bitirdim… Evde başka kitaplarım vardı… çoğu benim, bir bölümü armağan… Ya yeniden kendi kitaplarımdan okurum ya da armağanlardan seçerim diye düşünmüştüm ki onların da veriliş öyküsü var…
Şefik Bey… rahmet [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (2) yazısının devamını okuyun
Kandil yazımdan sonra yine yol göründü… ve de görünsün… yaz bitimine az bir zaman var… değerlendirmek gerek… şöyle bir uzaklaşmak… kalabalıktan… dilediğini yapabilmek elinden geldiğince… huzurla oturabilmek arkadaşlarla bir arada… ya da başbaşa kalabilmek kendinle… isteniyor, işte…
Cuma gecesi yolcu otobüsündeydim.. .çook uzaklara gidercesine… Tam bir saat süren yolculuk süresince de o duygumu yitirmedim… servis de [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (I) yazısının devamını okuyun
