18 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Dün internet gazetesinde okudum, bu gece göktaşı yağmuru olacakmış, hem de sağanak şeklinde. Diyor ki haberde, görebilmek isterseniz şehir ışıklarından uzak bir yere gidin. İyi de nereye gideceksin, İstanbul’da… Nerelere dek uzanıyor şehir, bilen var mı?
Aslan (Leo) takım yıldızı da İstanbul’da Kasım geceleri gece yarısından sonra doğu-güneydoğu yönünde yükselecekmiş, habere göre. Ah! Keşke izleyebilsek. Hep [...]

Göktaşı yağmuru, Nasa, android… yazısının devamını okuyun

14 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Kaldığımız yerden sürdürelim yazıyı, artık bıkılabilecek benim yemek molamdan… Gözüm uzaklarda, kumaşçıların yanına ulaşabilmekte de… Yan gözle tezgâhları süzmeden geçmek olası mı? “Gel abla bak, seç(!)” nârâları arasında yürüyorum. Öyle seçip, bulabilmek de bana özgü değil. Kalabalık tezgâhların yanından uzaklaşıyorum. Ama o itiş kakış arasında, güzellikleri bulabilenleri kutluyorum. Bu bir beceri…
Artık pazarın en ucuna doğru [...]

Salı Pazarı- 2 yazısının devamını okuyun

11 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Yine aynı şey… İçim çekmiyor,  yazmaya oturmayı… Bir doluluk ki konu açısından, bir boşluk ki oluşanları yazamayacağımdan…  Çiçek, böcek, kelebek… Cami, hayrat, hazretler… Gidip de gördüklerin… İyi de bu can sığmamakta kabına… Dönüp dolaşacağız, aynı mekânlara…
Havalara takılsan, ne yaptığı belirsiz…  Bir soğuk ve yağmur, ardından yaz geri gelmiş gibi sıcak ve güneş… Geçen hafta Hüsn-ü [...]

Salı Pazarı- 1 yazısının devamını okuyun

4 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Geçtiğimiz pazar günü, üç apayrı ortamlarda bulundum. Kendimi olayların akışına tümüyle kaptırdığım için, iki günde ancak toparlayabildim. Üstüne üstlük o günlerde bir de griple boğuştum. Belki de acımasız eleştirimde haksız olabilirim kendim için… Bu bir günah çıkartma mıdır, içbenliğimden? Neden olmasın? Gerek var böyle “alt-üst-iç” karmaşık benliklerle uğraşmak ara ara… Severim…
İlk durağım bir konferanstı. Oldukça [...]

Şakirin Camisi… yazısının devamını okuyun

9 Ekim, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Başlık “Başlangıç”… Bu deyiş bana… Belki motivasyon olur diye.
Adı rehavet falan da değil, bu durumların. Sis açık renkli… Bu, koyu bir bulut tabakasının arasında yitip gitmek gibi, dağıtacak rüzgarın da oluşamadığı.
“Site”m garip kalmış, bir başına. Girip bakasım yok. Aklıma düşenleri yazsam, gayya kuyusuna düşecekler… Boş yere, bir çıkaran bekleyerek… “Çözüm biziz” masalı, Polyanna’nın ellerinde düş [...]

Başlangıç… yazısının devamını okuyun

26 Ağustos, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Sevgili şirinem yeni bir ödül paylaşmış benimle. Uyardığı için hemen    teşekkürümü ettim ama yazarak sizlerle paylaşmak bugüne kısmet oldu.
Yazın günler uzun, koşturmalar da o denli yoğun. Bu nedenle yazılarımın arası da açılabiliyor, her ne denli istemeden de olsa.
Cuma akşamına ertelediğim iletilerim ve sizlerle paylaşacağım ödül yazım, aniden Selimpaşa yollarına düşmemle masal oldu. Bizim Altın [...]

Yeni bir ödül… yazısının devamını okuyun

18 Ağustos, 2009 tarihinde fatosh yazmış

AKYG ile gezimizi, ertesi gün Çukurcuma’ya gitmek üzere sözleşerek sürdürmeye karar verdik. Hep dekorasyon mecmualarında adı geçen, o çok pahalı antikaları göreceğiz.
Gece eşim arıyor “Yarın ne yapacaksınız?” diye. Çukurcuma’ya gideceğimizi öğrenince “Dikkat edin size de antika niyetine bakmasınlar.” diyor. Eh! Biz antikaysak, o daha da antika öyleyse. Cüzdanlarda yaşlarımız kayıtlı… Moralimi bozamadı işte. Ama arkadaşlarımla [...]

Çukurcuma… yazısının devamını okuyun

22 Temmuz, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Uzun süre oldu görüşemedikti can arkadaşımla, kardeşimle… Pazar gecesi bir ileti cep telefonumda “Döndün mü?” İleti saati 21.00 sıraları gönderilmiş… Görüşümse ertesi güne kaymış 01.30 gibi… “Evet!” yazdım  da belki birlikte olma şansını kaçırdık, o gün için.
Dün telefonlaştık, gece çıkacağız ama soruyor öncesinde “Koko’yu size getireyim mi?” Bizde iki kaplumbağa, bir muhabbet kuşu var. O [...]

Koko’yla Fenerbahçe… yazısının devamını okuyun

24 Haziran, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Sevgili şirinem mim göndermiş bana.O da sorulan sorulara yanıt vermek şeklinde oluyor.Kanımca kişileri biraz daha iyi tanıyabilmeyi hedefliyor ve belki de biraz canlılık getirmek ortama…Çünkü bu aralar benim gereksinimim var…O nedenle böyle yorumlamış olabilirim de.Sağ olasın şirinem…Yazmak için neden oldun…
Sanki çeçe sineği soktu…Yok öyle de diyemem,uyku ile barışık değilim ama inanılmaz bir rehavet içindeyim… Kadıköy’e [...]

Gerçeklerimiz ve biz… yazısının devamını okuyun

1 Mayıs, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Bir kontrol için “Anadolu Sağlık Merkezi*Johns Hopkins” Ataşehir Tıp Merkezi’ne gittik, oğlumla. Sonuçlar iyi ve biz memnun çıktık oradan. Hemen karşısında, Palladium Alışveriş Merkezi tüm heybetiyle durmakta. Hazır buralara gelmişken, bir gezelim dedik ve girdik. Başlarda mırın kırın eden ben, iyi ki girmişiz diye için için sevindim.
Öncelikle aydınlık, ferah ve iç açıcı… Tavanında bulunan çeliklerle [...]

Palladium… yazısının devamını okuyun