Bayramımız “Kurban Bayramı”. Bayram gelmeden önce başladık kurban edilecekler tartışmasına. İthaldi, kendimizindi diyerek küçük ve büyükbaş hayvanların maceralarını izledik, dinledik. Biz seçecektik, onlar kurban olacaklardı.
Günlük yaşamda da kurban olmayı ne çok kullanırız biz. Bir bebeği, çocuğu severken “kurban olurum” denilir çoğu kez. Benim doğru bildiğim “Yaradana kurban olurum” diyerek söylemektir. Hele bir dursam da bıraksam [...]
Ortaokul vardı bizim zamanımızda… İki ablam babamın tutucu davranması nedeniyle hemen yakınımızdaki “Mithat Paşa Kız Enstitüsü”ne gidebilmişlerdi. Oysa ikisi de daha yüksek okullara gidebilecek ve okuyabilecek kapasitedeydiler. Benim bir büyüğüm ise komşumuzun kızının bir yıl önce Üsküdar Kız Lisesi’ne gitmesiyle, yine komşuların araya girmeleriyle razı edilen babamın izniyle liseye başlamıştı.
Ben inatçı bir çocuktum. Yine öyle [...]
Bütün Mükemmel Kadınlara…!!! Mükemmel kadın olmayın! yazısının devamını okuyun
SARI SAÇLI, MAVİ GÖZLÜ DEV… ULU ÖNDER… SEVGİ VE SAYGIYLA ANIYORUZ…
İnsanlar unutmak üzere programlanmıştır. Oysa tarih tekerrürden ibarettir. Öyleyse bir göz atalım. Kim ne demiş, ne yanıt almış? O günün gazetelerinde yazılanlardan birkaç örnek… Ve iki şiiri…
Yazmıştık, sık sık yineleyelim… Ata’mızı unutmak olası değil; yazılanların belleklerde unutulmuş, eksik ve yanlış yer edinmesine karşın…
‘Atatürk’ün 1932 yılında [...]
Yazımın başlığı “Küçük mutluluklar”… Evet! Küçük şeylerden mutlu olmalı, küçük mutlulukları oldurmalıyız yaşamımızda… Ki yaşanılası kılabilmeliyiz günlerimizi.
“Mutlu ya da mutsuz olmak” başlıklı yazımı yazdığımda iki “ânında tepki” aldım. Bir can taa uzaklardan okur okumaz telefona sarılmış “Yaşşşa sen. Diyemediklerimi dile getirmişsin. Başına ve sonuna içtenlikle katılıyorum. Oh! Eline sağlık.” diyordu. Bir cansa ” Hemen bakış [...]
Yıllar, geçtiğinden habersiz olup da şarkılara konu olmuş… Yıllar, bir türlü geçip bitemeyen günlere dayanmış… Aslında yaşananlarla ilişkilenen, bütünleşen… Anlarda yaşananlarla duyumsanıp, söze ya da yazıya dökülen…
Benim minik oğluşumun doğum günü bugün. Hangi minik oğluşum??? O bir baba olmuş, tazesinden… Üç aylık minik oğluşuyla… Evi ayrı, aile kurmuş yine de neden ben onun işten döndüğünden, [...]
Üçle başlayan çift haneli sayılar… yazısının devamını okuyun
Mutlu ya da mutsuz olmak bizim elimizdeymiş… Benim de sürekli yinelediğim “bardağın dolu tarafından” bakabilmeliymişiz… Hayatta herşeyin bir çözümü varmış, yalnız ölüme çare bulunmazmış… Çözümleyemediğimiz şeyleri kabullenmeyi öğrenmeliymişiz… Olmadı ilaçlar almalı, terapi yapmalıymışız… Eğer yoksa psikiatrik bir sorunun; birilerine katlanabilmek için, kendini sersemletmenin başlangıcı… Bana göre. Ama reikiler, yogalar ve daha bir dolu öğretiler… Bunlara [...]
Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün [...]
Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun yazısının devamını okuyun
Dün içim daralmış bir durumda “Gel-gitler olur bazı kez” başlıklı bir yazı yazdım. Yazdığım sürece bir oturdum, bir kalktım. Yok güneş bulutların arkasına saklanmış da ışığını yeterince yansıtamıyormuş, yok kış balkonuma çıkmışım yapraklar sararıp dökülmüşmüş, otopark tarafına baktığımda güllerin yapraklarını yağmur yerlere saçmışmış gibi bunaltı takılıp durdum. Ruh durumuma göre bir de resim ekledim. “Yayımla” [...]
İğneyi kendine… Çuvaldızı başkasına… yazısının devamını okuyun
Tezhib ve mutlu evlilik arasında bir bağlantı var mıdır? Olsa olsa sabır nedeniyle ilişkilendirilebilir. Yazı başlığımın böyle olması tümüyle rastlantısal… Bugün yaşadıklarımdan yola çıktım…
Tezhib kursum vardı bugün. Sınıf kalabalık ve henüz düzene giremedi. Biraz geç gitmeyi yeğledim. Kahvaltı edeceğim, mutfakta dolanırken televizyonu da açtım. Kanal D’de “Doktorlar” programı çıktı karşıma. Ekranda iki sunucu belirdi. Aralarında [...]
Yazıma başlamadan önce “yönet” butonuna bastım… “Taslaklar”ıma bir göz atmak için. Bazı kez yazıya başlar, “Bırak artık hüznü, kederi.” derim ben… Ve yazdığımı taslakta bırakır, başka yazıya geçerim. Bu kez taslakta, başlık altındaki yazımı okuyunca “Gel buna devam et.” dedim kendime… O moddan kurtulamamışım. Hatta son yazımda ilkokul duygulanımlarıma değinmemiş, “kurs” diyecekken dökülüvermişim.
Şimdi hiç dokunmadan [...]
