İyi ki doğdun… İyi ki varsın… Doğum günün kutlu olsun Alihan’cığım…
Evet ilk göz ağrımın doğum günü… Yılların koşturup gitiğini, Alihan ve Alphan’ın büyümeleriyle daha bir anlar olmaktayım… Onlar koca birer adam oldular… Yazılarımı okuyor olsalar “Anneee ne büyümesi, çocuk muyuz biz?” diyecekleri kesin… Hatta yazıyor olmama da kızacaklar… Eh! Kimsenin yazdığımla ilişkisi olmadığına göre, burada [...]
Gazete manşeti gibi oldu ama gerçekten kalıcı bir kar ilk kez oluyor bu yıl… Neredeyse belki de bir hafta önceden “kar geliyor” haberini “weather.com” dan öğrenen oğlum beklemeye başladı… Kış çocuğu işte… Geliyor diye diye de getirdi… Aslında bugünün gelişi dünden belliydi…
Dün kurs dönüşü yerde terkedilmiş bir şemsiye gördüm… Bildiğiniz Üsküdar’ın ana caddesinde… Kaldırımda ters [...]
Oğlumun eşi kızımla kitap alışverişi yaparız. O beni geçti okumakta, bu aralar. Sonunda ben de aldığım kitabı bitirebildim. Ödevlerim ve işlerimin arasında zaman bulmakta zorlandım nedense. Yine elimde kitap, kâğıt, kalemsiz dolaşmıyorum da ilgi alanım şaştı.
Serdar Özkan’ın “Kayıp Gül” adlı kitabı çabuk ve anlaşılır, okunabilecek bir kitap. “28 Dilde 40′tan Fazla Ülkede” diyor kitaba sarılı [...]
Evet! Deprem bir doğa olayıdır. Dünyamız var olduğu sürece deprem ve daha birçok doğal âfetler de olacaktır. Gerek olan elden geldiğince önlem alabilmek ve yitimleri en az seviyede tutabilmektir.
Yazılarımda sıklıkla bu konuya değinmekteyim. Bu konuyla ilgili Sayın Prof. Dr. Uğur Kaynak hocamıza DOHAD sitesinde sürekli sorular sorarak, onun değerli bilgilerini paylaşmasıyla da bu düşmanı tanımaya [...]
Yazmadıkça birikmekte, en azından başlıklar yazmaktayım unutmamak adına bir yerlere ama buluşamadık sevgili sitemle. Başlamak gerek bir yerlerden, tutamayacağım gayrı içimde… Paylaşalım öyleyse.
Kadıköy’e yolum düştü yine ama Kadıköy Belediyesi’ne. Hiç de gitmemiştim yıllardır ya da yarım asırdır. Güzel, pırıl pırıl bir bina ve aydınlık. Girişte bir akvaryum çekti ilgimi. İçinde deniz balıkları var, renkli renkli… [...]
Kadıköy, K.Belediyesi, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi yazısının devamını okuyun
Yeni bir yıl başladı ve üçüncü gününe geldik bile. Zaman… Ne göreceli kavram… Kimi kez geçtiğinin ayrımına dahi varılmayan… Kimi kez geçmek bilmeyen… Mutlu oluruz, güler eğleniriz… Ayrılırken o ortamdan “Nasıl çabuk geçiverdi zaman, hiç anlamadık” deriz. Hastalık ve baş sağlığı dileklerine gidildiğinde ise kısa tutulur… Hastayı yormayalım, üzüntülerini depreştirmeyelim de görünmez bir kuraldır. Kim [...]
Yeni bir giysi, eşya aldığımızda nasıl da hevesle giymeyi, kullanmayı bekleriz. Beklemek bana ters gelir, doğrusu hemen kullanmaya başladığım gerçeğidir. Bugünün işini yarına bırakma gibi. Olur a! Bir terslik olur da giyemezsem, kullanamazsam diye.
Rahmetli babaanneciğim hemen her bayram ayakkabı alırdı bana. İlle de siyah rugan ayakkabı olacak, kenarında dore bir şerit ve de [...]
Gündüzü seviyorum, gün ışığını… Ama gecenin sessizliğinin verdiği huzur da ayrı bir güzellik… Sanırım onu daha çok seviyorum…
Okul yıllarımı anımsadığımda; mutfakta koca bir bardak Türk kahvesi, TRT 3 hafif müzik kanalı açık pilli radyom, ders kitaplarım ve sarıldığım battaniyem geliyor gözlerimin önüne… Ve de gecenin sessizliği…
Çocuklarımı büyütürken yine en sevdiğim gün dilimi, onlar uyuduktan sonra [...]
Sabah kalktım, güneş saklanmış. Yalnızca “gündüz oldu” demekte. Hava yağmurlu ve soğuk. Bir dolu işim var yapılacak… Şimdiki gençlerin “ununu elemiş, eleğini asmış” gözüyle bakmalarına karşın. Biz o aşamaları geçtik. Yaşarsak eğer, önümüzde bizden ileri olanların ve belki de gençlerin bize bakış açısıyla baktıklarımızın yaşanmışlıklarına yol alacağız. Özetle döngülerdeyiz…
Çok işim var, işim çok ağır, benim [...]
TV öcü kutusu gibi gelmekte bugünlerde. Zaten aram iyi değildi, tümden soğumalarda. Şöyle ucundan gülümseten de olsa iyi bir haber diyorum… Gelse de ardında sürükledikleri ile, yoğun bulutlar arasından süzülen güneş ışınlarına dönüşüyor. Burukluklara fırtınalar eşlik etmekte. Grizu patlaması ve 200 mt. derinlikteler demiştim, bir önceki yazımda maden işçileri için. Belliydi, baştan bozulmuştu moral. Duyduğumda [...]

