10 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Doğum günün kutlu olsun ablacığım… Tam 65 yaşındasın biliyor musun? Pastana  6 tam ve bir de yarım mum koyacaktım… Yapacaktım bunu ve sen o boğuk gülüşünle kahkaha atacaktın… Çünkü sesli gülmek yakışmazdı bir genç kıza ve sonraları da bir kadına… Hatta gülerken ağzını elinle örtmek de isteyecektin… Gülmeyi bile hak etmiyormuşçasına… Neden???
Özledim… Çoook… Seni andığımda, [...]

10 Mart 1945… Birsen Ablam… -3- yazısının devamını okuyun

7 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Bazı günlerim vardır, her yıl yeniden ve yeniden yazdığım… 8 mart da onlardan biri ama yalnız bunlarla sınırlı kalmıyor kadınlar adına yazdığım… Çok doğal… Ben bir kadınım ve yaşadıkça, gördükçe, okudukça dile getiriyor olmam…
Bu kez Wikipedi’den alıntıyla başlayacağım… Neden her yıl Dünya Kadınlar günü kutlanmakta ve neden kutlanılmasına gerek duyulmuş…
“8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New [...]

Dünya Kadınlar Günü… 8 Mart 1909 yazısının devamını okuyun

5 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Geçen hafta Osmanlıca kursuna gidememiştim… Evimizdeki en küçük(!) çocuk yine hastalıkla boğuşmamızı ve bir acil yolu yapmamızı özlemiş sanırım… Ertesi gün sıra arkadaşım ve hafta içinde Osmanlıca hocam aradı “Süleymaniye Kütüphanesi’ne gideceğiz cuma günü” diyerek… Ben heveslendim de durumlar ne gösterir, beklemedeydim… Hem Hüsn-ü hat kursuma ve hem de kütüphane gezime gidebildim… Kontrolu boş günüme [...]

Süleymaniye Kütüphanesi’ne Yolculuk… yazısının devamını okuyun

2 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

“Başsağlığı dilemek”… Amacımız buydu… Yola çıktık annem, ablam ve ben… Âdettendir, boş da gidilmez… Biz de aldık… Bunlar işin başlangıcı ve kolay tarafı… Ya yitimi olan eve gittiğimizde ne yapacağız? İşte zorun başlangıcı hep bu aşama olmuştur benim için… “Ne desem boş” lara varırım sonucunda… Akıp giden düşüncelerimde…
Yitip giden çocukluk arkadaşım… Annemin dediği “Kırkınız karıştı”… [...]

Başsağlığı dilemek… yazısının devamını okuyun

25 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Mevlid kandilimiz mübarek olsun. Hemen her kandil günü yaptığım gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesine girerek okudum. Bu kez iki açıklamasından bölümler alıntıladım Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun…
Aslında bu deyişlerin; Peygamberimizin güzel örnek olduğunun ve dinin iyi anlaşılmadığı yerde bid’at ve hurafenin, törelerin, çıkar ilişkilerinin, siyasetin, dinle şöhret ve servet kazanmanın dini bir [...]

Mevlid Kandilimiz Kutlu Olsun yazısının devamını okuyun

18 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Yaşam savaşının, “var” olan her şeyi kapsadığını hep düşünmüşümdür… Her zerre için… Bu bir toz zerresi bile olabilir… Düşünün evinizde temizlik yapıyorsunuz ve toz alıyorsunuz… O zerre “var” olmak için çabalayarak oraya konmuş… Siz ise “yok” etmek üzere işlemdesiniz… İşlem bittiğinde gözden kaçabilenler varlığını sürdürecekler… Sizin için üzücü olan, o toz zerresi için sevindirici olacak… [...]

Yaşam savaşı… yazısının devamını okuyun

13 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Sonunda Avatar’la buluştuk… Üstelik üç boyutlu izlemeyle de ilk buluşmam…
Üç saat sürüyormuş… Nasıl geçecek? Uzun film diyen ben… Önce ayran eşliğinde pizza ve yetmedi sarımsaklı ekmekleri bir güzel yedim… Koca bir patlamış mısır torbasını kucakladım ve salona girdim… En güzel önlere yakın, ortalardan izlenebilir olduğunu öğrenerek oraya yol alıp oturdum… Kucağımda patlamış mısırlarım, karnım patlayasıya [...]

Avatar!!! yazısının devamını okuyun

11 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Ne diyeceğimi bilemedim kendime bugün… Erkin Koray’ın “şaşkın” şarkısı geldi aklıma… Hani müzik programlarında istekler vardır da ileti gönderilir… Bu da öylesi “benden bana gelsin”…
Yarıyıl dinlencesi bitti, benim de bugün Hüsn-ü hat kursum var… Gerçekten çalıştım diyelim biz ona… Ya da elimden geldiğince… Ama bu yılki bana göre “çalıştım”… Geceden gerekli hazırlıklar yapıldı, [...]

Şaşkın… yazısının devamını okuyun

8 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Kendimi şikayet etmekle başlayacağım. Hafta içinde üç kez “yazı yazın” sayfasına girdim, yazacağım da birikmiş… Kapayıp çıktım. Ben bu kış, uyuşukluk modumdam çıkamadım… İtiraf ediyorum. Yazı başlığım “Bugün de böyle” ydi. Ancak yine aynı türün değişik versiyonunu yaşamışım ki aynı başlıkta bir yazı daha yazmışım. Değişecek…
Bu sabah Göksel yengeciğim telefon etti, tiyatroya davet aldım… Nasıl [...]

Bir gün daha… yazısının devamını okuyun

31 Ocak, 2010 tarihinde fatosh yazmış

İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti oldu ve etkinlikler başladı… Bugün Altunizade Kültür Merkezi’nde; Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın düzenlediği “Klasik Türk Sanatlarında 15 seminer 15 sergi” adı altında, 1. sergi olan “İstanbul Minyatürleri Sergisi” nin açılışında ve onunla ilgili seminerdeydim, ablamla.
Sergiyi gezdik, özenle yapılmış eserleri inceledik… Her biri ince ince işlenmiş ve emek verilmiş. Baktıkça emeklerine [...]

İstanbul Minyatürleri yazısının devamını okuyun