11 Haziran, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Osmanlıca hocamız “Çarşamba günü saat 14.00 de Feshane ‘de Osmanlıca semineri var.” diye haber iletince, aynı gün Hüsn-i hat kursum olduğu için hocamızdan izin aldım.Ablam da Feshane’deki sergiyi gezmek istediği için dün onunla yola koyulduk.Üsküdar’dan Eyüp’e giden vapur saatte bir ve buçuklardaymış.Önceden öğrenmemenin cezasını ayaklarımız ve bu sıcakta bizler çektik.On dakikalık gecikmeyle vapuru kaçırdık.İki araçla [...]

Feshane… yazısının devamını okuyun

8 Haziran, 2009 tarihinde fatosh yazmış

“Türk İslâm Eserleri Müzesi Sergi Salonu”  Sultanahmet-İstanbul
Sergi Süresi: 6-21 Haziran 2009
Böyle bir davetiyem vardı ve ek olarak Cumartesi,17.00 yazıyordu…”Tanıtım kokteylini onurlandırmanızı dileriz.” yazımıyla.Bu eserler,İslâm Konferansı’na gelenler için de Ankara’dan getirildi ve onların görünümüne de sunuldu…
Ankara gurbet ilinde yaşayan,doğduğu yer İstanbul şehri aşkıyla ayın yarısında burada gördüğümüz ablamın ve arkadaşlarının sergisi bu.Hocaları Memnune Birkan’ın yanısıra otuzyedi [...]

Esmâ-ül Hüsna Özel Koleksiyonu Sergisi… yazısının devamını okuyun

17 Mart, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Çarşamba günü hat kursunda Leyla Arlı hocamız,bir sergilerinin olacağını belirterek bizlere davetiyelerini dağıttı. Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde 16 Mart Pazartesi günü saat:18.00 de açılış ve kokteyl olacağı yazıyordu davetiyede.Doğal olarak, o günü iple çekmekte olan ben ,geç saat olacağı için oğluma da eşlik etmesi için rica ettim. “Tarihi Sulanahmet Köftecisi”ne uğrama sözüyle,onay aldım.
Akşamı da [...]

Derinde Sanat…”sergi” yazısının devamını okuyun

12 Şubat, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Kursum başladı…Bugün kursa gittim… Bugün Üsküdar’a Hat Sanatı kursuna gittim.Evet!!! Neredeyse sevindirik oldum. Ödevlerim çok diye epeyce söylenmiştim ama onları da yetiştirdim.Hat Sanatı’nı çok seviyorum, öğretmenimi ve sınıf arkadaşlarımı da…Ne güzel bir duygudur bu… nasıl pozitif enerji verir… yaşamak gerek.
Sözde erkenden gidecektim, başaramadım.Kimsenin bir şey dediği yok ama yine de huzursuzlandım.Sınıfa bir girdim; masanın üzerine [...]

Şükür kavuşturana… yazısının devamını okuyun

3 Eylül, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sezen Aksu’nun o çok sevdiğim şarkısındaki gibi… “lale devri çocuklarıyız biz” … desek… zamanımızın geçtiği doğrusuyla başbaşa kalırız … yalnızca … gerçek lale devrinde yaşananların yanında…
Gül İrepoğlu yalnızca gölgesini bırakmış lale bahçelerinde…bense yüreğimi,yaşanılanlarda… Safiye Sultan’ın üç cildini ve Kösem Sultan’ı okumuştum ardından… soluksuz… Yine göz atasım geldi… ara ki bulasın… Safiye Sultan’lar tamam da öteki [...]

Lale devri… nin anılar yumağına dönüşümü… yazısının devamını okuyun

15 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sıcaklardan kıpırdamak dahi istemeyen ben… öyle bir bunalmışım ki… öğle sıcağında Kadıköy’e  gidecek denli… ve hoş bir sürpriz… hızlı feribota doğru giden kıyıda sergi açılmış… Standlarda kimi el emeği,çoğu hazır giyim, aksesuarlar, parfüm sergileniyor… Yiyecek bölümleri ve  oturup dinleneceğiniz yerler de var… Önünde uzun süre oyalandığım,bir de kitap standı… ikiye ayrılmış ortasından, tahtayla… % 25 [...]

Sıcaklar ve yaşam… yazısının devamını okuyun

23 Temmuz, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Deniz kıyısında dolunayı izlemenin bedeli…iki gündür hastalıkla boğuşmak oldu… üşümeye aldırmadan oturdum… bırakamadım o güzelim görünümü… şimdiyse kırılıp dökülen bir ben var, orta yerde dolaşmaya çalışan… Yaz günü de zor… sıcak ve ateş…
Başımı yastıktan kaldıramıyorum,dedikleri türden… TV de hep açık… eşlik ediyor… gözümü açıp izliyor,uyuyor,uyanıyor ve izliyorum… hangi kanal denk gelirse… Evlilik programları var,birçok kanalda… [...]

İki güzel günün sonunda… yazısının devamını okuyun

18 Haziran, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sürekli aynı işi yapmaktan hoşlanmam…üç kitap birden okunmak üzere hazır durur yanımda…üç iş birden yapıyorumdur aynı zaman diliminde…üç yemek birden pişiriyorumdur…ocak üstünde…gibi…üç veya dört ya da iki iş…o değil önemli olan…tekdüzeliktir beni yoran…değiştiremediğiniz şeyleri kabullenin demiş ya birileri…o benimseyişin tekdüzeliği içinde ortaya çıkan…aykırılıklar…belki de…
Bir yere giderken çevreme bakarım…onlarca insan…kimi koşarcasına yürür,bir yerlere yetişecekmişçesine…kimi ağır ağır [...]

Arka pencere… yazısının devamını okuyun

21 Mart, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Geçenlerde bir ileti aldım…bir annenin  ergenlik çağındaki oğlu için danışmak istediği…Sorunlar aynı…yer ve zaman farklı…ve anne bilinçli ve anne yalnız…her ne kadar eşi yanıbaşında da olsa…Eğer anne çalışmıyorsa tüm yük onun sırtında ve anne çalışıyorsa göstermelik yanıbaşındalık var…Anne için çocuk kendine ait bir parça gibi…bilemiyor başka türlüsünü…Belki de aylarca taşıyan olduğundan,bir parçası gibi özümsüyor…ölene dek öylece [...]

Başlığı siz bulun… yazısının devamını okuyun

16 Ocak, 2008 tarihinde fatosh yazmış

El yapımı ürünlere ne kadar çok değer verilir,özellikle lüks mağazalarda, bu ürünlerin etiketinde “hand made” yazar ve oldukça yüksek bir fiyatı yazılıdır.Severim bu tarz el emeklerine bakmayı ve incelemeyi…kendim yapmayı başarabilmek adına… 
Evimize az uzaklıkta; aralarında bir başka dükkanın olduğu,iki kadın tarafından işletilen  yüncü ve çeşitli baharat,organik ürünlerin satıldığı iki dükkan var…bir pasaj içinde…Bu  dükkanlarda ilgimi [...]

“Hand made”…ve bir alışveriş öyküsü… yazısının devamını okuyun