8 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Kendimi şikayet etmekle başlayacağım. Hafta içinde üç kez “yazı yazın” sayfasına girdim, yazacağım da birikmiş… Kapayıp çıktım. Ben bu kış, uyuşukluk modumdam çıkamadım… İtiraf ediyorum. Yazı başlığım “Bugün de böyle” ydi. Ancak yine aynı türün değişik versiyonunu yaşamışım ki aynı başlıkta bir yazı daha yazmışım. Değişecek…
Bu sabah Göksel yengeciğim telefon etti, tiyatroya davet aldım… Nasıl [...]

Bir gün daha… yazısının devamını okuyun

3 Ocak, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Yeni bir yıl başladı ve üçüncü gününe geldik bile. Zaman… Ne göreceli kavram… Kimi kez geçtiğinin ayrımına dahi varılmayan… Kimi kez geçmek bilmeyen… Mutlu oluruz, güler eğleniriz… Ayrılırken o ortamdan “Nasıl çabuk geçiverdi zaman, hiç anlamadık” deriz. Hastalık ve baş sağlığı dileklerine gidildiğinde ise kısa tutulur… Hastayı yormayalım, üzüntülerini depreştirmeyelim de görünmez bir kuraldır. Kim [...]

Dün… Bugün… Yarın… yazısının devamını okuyun

17 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Sabah kalktım, güneş saklanmış. Yalnızca “gündüz oldu” demekte. Hava yağmurlu ve soğuk. Bir dolu işim var yapılacak… Şimdiki gençlerin “ununu elemiş, eleğini asmış” gözüyle bakmalarına karşın. Biz o aşamaları geçtik. Yaşarsak eğer, önümüzde bizden ileri olanların ve belki de gençlerin bize bakış açısıyla baktıklarımızın yaşanmışlıklarına yol alacağız. Özetle döngülerdeyiz…
Çok işim var, işim çok ağır, benim [...]

Canın ne dilerse… yazısının devamını okuyun

5 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Son yazılarımda neredeyse domuz gribine kilitlenip kalmışım. Bize “öcü” diyen o ise, geçip gitti kısa sürede ve yalnız bir kişiyle… Birbuçuk gün hasta oldu, buçukuncu(!) gün ayaklandı, sonraki gün zor tuttuk evde ve dışarıdaydı bugün. Ya da bu bir soğuk algınlığıydı… Ara ara iletiler geliyor, TV ve gazetelerde okuyorum da birbiriyle bu denli yaklaşık durum [...]

Yaşamın içinden… yazısının devamını okuyun

21 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Konu başlığı “Güneş Sistemi, Yerküre ve Deprem” olunca, ders vereceğimi sanmayınız dostlar… Beni aşar… Ben öğrenmeye çabalamaktayım yalnızca… İşin özünü, doğrusunu, bir bilenden…
Geçtiğimiz gün kitaplarımı, uğraşlarımı düzenlerken bilgisayar masamın üzerinde küçük kâğıtlara yazdığım, kâğıt tutacaklara artık sığmayan notlarımla da boğuştum. Neredeyse tümü ülkemizde, özellikle Marmara Bölgesi’nde oluşan depremlere ve oluşumlarına ilişkin notlardı. Dünyaya  ve güneşe [...]

Güneş Sistemi, Yerküre ve Deprem yazısının devamını okuyun

4 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Geçtiğimiz pazar günü, üç apayrı ortamlarda bulundum. Kendimi olayların akışına tümüyle kaptırdığım için, iki günde ancak toparlayabildim. Üstüne üstlük o günlerde bir de griple boğuştum. Belki de acımasız eleştirimde haksız olabilirim kendim için… Bu bir günah çıkartma mıdır, içbenliğimden? Neden olmasın? Gerek var böyle “alt-üst-iç” karmaşık benliklerle uğraşmak ara ara… Severim…
İlk durağım bir konferanstı. Oldukça [...]

Şakirin Camisi… yazısının devamını okuyun

15 Ekim, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Bayramda sözleşmiştik, mezarlıkları dolaşıp, Eyüp Sultan’a gideceğiz ve oradan ver elini Piyerloti… Bu geziyi de hiç binmediğimiz metrobüsle gerçekleştireceğiz.
Sabah 10.00 gibi yola çıktık. Metrobüs duraklarına ulaşmak, oldukça zorlu. Genelde otobanların orta yerlerine konuşlanmış. Biz Uzunçayır Durağı’ndan bindik. Özellikle fotoğrafladım, E-5 in bir bölümünden geçmek durumunda kaldık. Allah’tan trafik yoğunluğu yoktu, attık kendimizi caddeye ve karşıya [...]

Şehitlik, Merkez Efendi, Eyüp Sultan Hazretleri, Piyerloti yazısının devamını okuyun

9 Ekim, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Başlık “Başlangıç”… Bu deyiş bana… Belki motivasyon olur diye.
Adı rehavet falan da değil, bu durumların. Sis açık renkli… Bu, koyu bir bulut tabakasının arasında yitip gitmek gibi, dağıtacak rüzgarın da oluşamadığı.
“Site”m garip kalmış, bir başına. Girip bakasım yok. Aklıma düşenleri yazsam, gayya kuyusuna düşecekler… Boş yere, bir çıkaran bekleyerek… “Çözüm biziz” masalı, Polyanna’nın ellerinde düş [...]

Başlangıç… yazısının devamını okuyun

26 Ağustos, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Sevgili şirinem yeni bir ödül paylaşmış benimle. Uyardığı için hemen    teşekkürümü ettim ama yazarak sizlerle paylaşmak bugüne kısmet oldu.
Yazın günler uzun, koşturmalar da o denli yoğun. Bu nedenle yazılarımın arası da açılabiliyor, her ne denli istemeden de olsa.
Cuma akşamına ertelediğim iletilerim ve sizlerle paylaşacağım ödül yazım, aniden Selimpaşa yollarına düşmemle masal oldu. Bizim Altın [...]

Yeni bir ödül… yazısının devamını okuyun

18 Ağustos, 2009 tarihinde fatosh yazmış

AKYG ile gezimizi, ertesi gün Çukurcuma’ya gitmek üzere sözleşerek sürdürmeye karar verdik. Hep dekorasyon mecmualarında adı geçen, o çok pahalı antikaları göreceğiz.
Gece eşim arıyor “Yarın ne yapacaksınız?” diye. Çukurcuma’ya gideceğimizi öğrenince “Dikkat edin size de antika niyetine bakmasınlar.” diyor. Eh! Biz antikaysak, o daha da antika öyleyse. Cüzdanlarda yaşlarımız kayıtlı… Moralimi bozamadı işte. Ama arkadaşlarımla [...]

Çukurcuma… yazısının devamını okuyun