Ortaokul vardı bizim zamanımızda… İki ablam babamın tutucu davranması nedeniyle hemen yakınımızdaki “Mithat Paşa Kız Enstitüsü”ne gidebilmişlerdi. Oysa ikisi de daha yüksek okullara gidebilecek ve okuyabilecek kapasitedeydiler. Benim bir büyüğüm ise komşumuzun kızının bir yıl önce Üsküdar Kız Lisesi’ne gitmesiyle, yine komşuların araya girmeleriyle razı edilen babamın izniyle liseye başlamıştı.
Ben inatçı bir çocuktum. Yine öyle [...]
Bütün Mükemmel Kadınlara…!!! Mükemmel kadın olmayın! yazısının devamını okuyun
Dün içim daralmış bir durumda “Gel-gitler olur bazı kez” başlıklı bir yazı yazdım. Yazdığım sürece bir oturdum, bir kalktım. Yok güneş bulutların arkasına saklanmış da ışığını yeterince yansıtamıyormuş, yok kış balkonuma çıkmışım yapraklar sararıp dökülmüşmüş, otopark tarafına baktığımda güllerin yapraklarını yağmur yerlere saçmışmış gibi bunaltı takılıp durdum. Ruh durumuma göre bir de resim ekledim. “Yayımla” [...]
İğneyi kendine… Çuvaldızı başkasına… yazısının devamını okuyun
Yazıma başlamadan önce “yönet” butonuna bastım… “Taslaklar”ıma bir göz atmak için. Bazı kez yazıya başlar, “Bırak artık hüznü, kederi.” derim ben… Ve yazdığımı taslakta bırakır, başka yazıya geçerim. Bu kez taslakta, başlık altındaki yazımı okuyunca “Gel buna devam et.” dedim kendime… O moddan kurtulamamışım. Hatta son yazımda ilkokul duygulanımlarıma değinmemiş, “kurs” diyecekken dökülüvermişim.
Şimdi hiç dokunmadan [...]
Dolup taşan duyguların tümü yazıya aktarılamıyormuş. Sansür de neymiş, yaz gitsin olamıyor ne yazık ki… Nasıl yaşamımızda “ayar” yapıyorsak çoğu davranışlarımıza, yazıya geçirdiklerimizde ket vurularak aktarılabiliyor. Sorumluluk, yen içinde kalan kırık kollar ya da adı her neyse…
Bugün televizyonda Elvis Presley’in biyografisine takıldım bir süre. Ardından beğeniyle izlediğim aktörlerden Jack Nicholson’un siyah beyaz bir filmini [...]
Yazımın başlığı “Sıcak, çok sıcak” olacaktı ki geri dönüp yazdıklarıma baktım. Geçen yıl 30 Haziranda böyle bir başlıkla yazmışım. Nereden bilirdim, bu yılın dünya genelinde 1880 yılından beri yaşanan en sıcak yıl olarak kayıtlara geçeceğini. Vantilatör ve klima satışları tavan yapmış diye haber geçiyor televizyonda. O aletler de ne kadar verimli olacaklar ki? Klimayı tek [...]
Astrolojiye inanırım, burcumun özelliklerini taşıdığıma da. 40 yaşından sonra kişiler yükselen burçlarının davranışlarını sergilerlermiş. Benim her ikisi de terazi olduğundan, yediden yetmişe karakteristiği değişmeyecek demek ki terazimin kefeleri salınımlarda ve ben gel gitlerde olacağım ve oluyorum. Güzelliği, dengeyi hassaslıkla ölçerek kurabilmesi. Sağlam olarak üstelik. Mantığın ve duygusallığın bu denli keskin yaşandığı başka bir burç var [...]
Mevsim yaz… Deniz, güneş… Özlenen…
Özleme yol aldım, olağan… Oysa benliğim çoktan oralarda…
Sonunda… Özlediğimleyim… Kulağımda Joy FM ünleniyor… Yardımlarda, alıp götürmeye… Gidebildiğimce…
Sonsuzluk uzanıyor önümde… İstiyorum öyle olsun, düşlerimdekinden… Sağa sola kapatmışım yönümü… İlle de ilerilerdeyim…
Kıpraşan mavi, buluşmuş ufukta ton açığıyla… Dinginlik ve huzur dolu görünüm eşliğinde…
Bir şiir kitabı elimde, okuduğum… Öylesine durmaktayken yerinde, “her şeyin bir [...]
Fethi Paşa Korusu Üsküdar’da ve Beşiktaş başka bir ilçe… Biliyorum… Ben Pazartesi günü iki ilçedeydim… Bağlantı yalnızca böyle oluştu…
Hüsn-ü Hat kursu hocamız toplanıp bir yere gidelim önerisinde bulunduğunda “Fethi Paşa Korusu” olsun diyen bendim… Manzara İstanbul’umun her tepesinden baktığınızda görülen panorama gibi anlatılamaz, kuş sesleri ve doğayla bütünleşim de öyle… Görmek gerek… Böylece öğle buluşması [...]
“Gülfem Hatun yokuşunda… küçük bir kız yaşardı” gerçek öyküsündeki küçük kıza deselerdi o günlerde “Senin bir amatör eserin marangoz amcanın dükkânında sergilenecek.” diye… Sizce anlar mıydı ve de inanır mıydı???
Evet!!! Küçüklüğümde çevresinde dolandığım, şu anda eserlerin sergilendiği odanın birinde, ben neredeyse yarım asır önce ödevim olan küp, küre, üçgen prizma gibi geometrik şekillerimi yapmak için [...]
Fatih’in Mahkemesi… İsmek el sanatları öğrencilerinin sergisi… yazısının devamını okuyun
Sevgili “güncem”, sana gereken ilgiyi gösteremiyorum… Gün aralıkları açılıyor yazışlarımda… Bu yola çıkışımda paylaştığım anlar, anılar olacaktı tamam biliyoruz onu ama birikti yazacaklarım ve ben aksatıyorum… Üstelik demiştim de ben tanıştığım “pazardaş”larıma salı günü, sizleri de katacağım yazıma diyerek… Gün perşembeyi, cumaya devredecek ve ben salıya takılmışım, dönüp durmakta aklımda… Öyleyse paylaşalım…
Salı günü erkenden kalktım… [...]
