Sezen Aksu’nun o çok sevdiğim şarkısındaki gibi… “lale devri çocuklarıyız biz” … desek… zamanımızın geçtiği doğrusuyla başbaşa kalırız … yalnızca … gerçek lale devrinde yaşananların yanında…
Gül İrepoğlu yalnızca gölgesini bırakmış lale bahçelerinde…bense yüreğimi,yaşanılanlarda… Safiye Sultan’ın üç cildini ve Kösem Sultan’ı okumuştum ardından… soluksuz… Yine göz atasım geldi… ara ki bulasın… Safiye Sultan’lar tamam da öteki [...]
Lale devri… nin anılar yumağına dönüşümü… yazısının devamını okuyun
Bugün balkonda oturduğumu varsayacağım… Marmara’nın mavi sularına baktığımı…ya da mehtabın denizde bıraktığı ışıltıları izlediğimi… Daha yazarken bir anım geldi aklıma… Birkaç yıl önce, yine böyle ay ışığını kovaladığımız gecelerden biri… Yemeklerimizi yedikten hemen sonra kıyıdayız… Ara ara bize katılan bir çift geliyor yanımıza… “Yakamoz nedir?” sorularıyla birlikte… Her kafadan bir ses çıkıyor… Oldukça da uzun [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (3) yazısının devamını okuyun
Yine o güzel yerdeyim… yazarken de deniz kıyısında oturduğumu varsayacağım… çünkü evlerin içi çok sıcak… dışarıya çıkmadım bugün, bilemiyorum… çekmedi içim…
Tek kitap götürmüştüm yanımda ve soluksuz bitirdim… Evde başka kitaplarım vardı… çoğu benim, bir bölümü armağan… Ya yeniden kendi kitaplarımdan okurum ya da armağanlardan seçerim diye düşünmüştüm ki onların da veriliş öyküsü var…
Şefik Bey… rahmet [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (2) yazısının devamını okuyun
Kandil yazımdan sonra yine yol göründü… ve de görünsün… yaz bitimine az bir zaman var… değerlendirmek gerek… şöyle bir uzaklaşmak… kalabalıktan… dilediğini yapabilmek elinden geldiğince… huzurla oturabilmek arkadaşlarla bir arada… ya da başbaşa kalabilmek kendinle… isteniyor, işte…
Cuma gecesi yolcu otobüsündeydim.. .çook uzaklara gidercesine… Tam bir saat süren yolculuk süresince de o duygumu yitirmedim… servis de [...]
Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (I) yazısının devamını okuyun
Yaz nedeniyle yazıların arası açılabiliyor… Hafta sonları oluyor gidişlerim ve internet bağlantısızlığım… Dinlence,dinlenme olmadığından… geldiğimde mola alıyorum… oturduğum yerde kalmacasına…
Geçen hafta gittiğimde arkadaşların tümü, birlikteydik… bir ara baktım… öylece deniz kenarında oturuyoruz… hiç birimiz denize girmiyor… “olmayanın özlemi, bu olsa gerek”… TV de bir karış denize girmek uğruna yapılanlar geldi aklıma… bizse birbirimizin özlemindeyiz… yetiyor [...]
Kadınlar streslerini orada atarlar diye bir deyiş vardır… benim içinse stres yerine dönüşüyor… Saatlerce sıkılmadan oturup,günü geçirenler nasıl dayanırlar… bilemiyorum… Bakımlı olmayı seviyorum… ev işi yaparken de yakın bir yere giderken de görünüşüme dikkat ederim ama öyle uzun uzadıya hazırlanmalar bana göre değil… hızlı ve derli toplu olmak… ilkem budur… Şimdi yazımı okuyan arkadaşlarımdan itiraz [...]
Tek kelimeyle muhteşemdi… dolunayı izlemek… Önce hafif bir kızıllık beliriyor… karanlıkların içinden… ufacıktan büyüyerek yarım daireye dönüşen… yükseldikçe dolunayın oluştuğu… Lacivert gökyüzünde parlayan koyu sarı tam bir daire… Parlament mavisi gökyüzünde… sarı bir yuvarlak… bakmaya doyumsuz… onun ışığında oturduk sahilde… iki arkadaş… zor ayrıldık, o görünümden… istemeye istemeye… uykusuz ve üşümüş… ertesi geceye sözleşip…
Gün bizi [...]
Sıcak,çevre etkenler…bir boşvermişliğe itiyor… gevşiyorsunuz… kolunuz bile kalkmıyor adeta… TV ye bakmak,gazete okumak bile zül geliyor… öylece kalakalıyorsunuz olduğunuz yerde… ara ara bana oluyor ve bu aralar böyle bir moddayım…
Dün yağmur sonrası biraz serinleyen hava… Üsküdar’a düşürdü yolumu… yine de sıcak ve kalabalıktı… Sonrasında işim bitince soluklandım… Mini bir havuz… iki karış su… ama olağanüstü [...]
Kadıköy’e indiğimde eski kitap satan yerlerde dolanırım… Birkaç yıl ya da daha da öncesi… dolaşırken yine… üç katlı eski bir binayı restore ederek,her katını ayrı bir etkinliğe açtıklarını görmüştüm … İlk katını, eski ve yeni kitapların sergilendiği bölüm olarak düzenlemişler… İkinci katını, buradan aldığınız kitapları okumanız için kafe tarzı döşeyerek, güneşli bir ortamda… içeceğinizle,hafif müzik [...]
Arkası yarın gibi bir öykü oldu bu…ama yazınca tren yolculuğumu… geçmişe gittim dün… anılar üşüştü belleğime… yazmadan geçemezdim… Denizli’deki o güzel günlerimi… anneannem ve dedeciğimi…
Denizli merkezde otururlardı… Kiremitçi mahallesi’nde… o zamanlar numaralanmamış sokaklar… kişilikli… bulunduğu özelliğe göre isimleniyorlar… Şimdiyse bakıyorum çoğu yerde numaralı sokaklar… hiçbir özelliği olmayan numaralar… sevmiyorum… Oysa bir adı olunca… geçmişte yaşadıklarını [...]
