Dolup taşan duyguların tümü yazıya aktarılamıyormuş. Sansür de neymiş, yaz gitsin olamıyor ne yazık ki… Nasıl yaşamımızda “ayar” yapıyorsak çoğu davranışlarımıza, yazıya geçirdiklerimizde ket vurularak aktarılabiliyor. Sorumluluk, yen içinde kalan kırık kollar ya da adı her neyse…
Bugün televizyonda Elvis Presley’in biyografisine takıldım bir süre. Ardından beğeniyle izlediğim aktörlerden Jack Nicholson’un siyah beyaz bir filmini [...]
Yazımın başlığı “Sıcak, çok sıcak” olacaktı ki geri dönüp yazdıklarıma baktım. Geçen yıl 30 Haziranda böyle bir başlıkla yazmışım. Nereden bilirdim, bu yılın dünya genelinde 1880 yılından beri yaşanan en sıcak yıl olarak kayıtlara geçeceğini. Vantilatör ve klima satışları tavan yapmış diye haber geçiyor televizyonda. O aletler de ne kadar verimli olacaklar ki? Klimayı tek [...]
Astrolojiye inanırım, burcumun özelliklerini taşıdığıma da. 40 yaşından sonra kişiler yükselen burçlarının davranışlarını sergilerlermiş. Benim her ikisi de terazi olduğundan, yediden yetmişe karakteristiği değişmeyecek demek ki terazimin kefeleri salınımlarda ve ben gel gitlerde olacağım ve oluyorum. Güzelliği, dengeyi hassaslıkla ölçerek kurabilmesi. Sağlam olarak üstelik. Mantığın ve duygusallığın bu denli keskin yaşandığı başka bir burç var [...]
Mevsim yaz… Deniz, güneş… Özlenen…
Özleme yol aldım, olağan… Oysa benliğim çoktan oralarda…
Sonunda… Özlediğimleyim… Kulağımda Joy FM ünleniyor… Yardımlarda, alıp götürmeye… Gidebildiğimce…
Sonsuzluk uzanıyor önümde… İstiyorum öyle olsun, düşlerimdekinden… Sağa sola kapatmışım yönümü… İlle de ilerilerdeyim…
Kıpraşan mavi, buluşmuş ufukta ton açığıyla… Dinginlik ve huzur dolu görünüm eşliğinde…
Bir şiir kitabı elimde, okuduğum… Öylesine durmaktayken yerinde, “her şeyin bir [...]
Fethi Paşa Korusu Üsküdar’da ve Beşiktaş başka bir ilçe… Biliyorum… Ben Pazartesi günü iki ilçedeydim… Bağlantı yalnızca böyle oluştu…
Hüsn-ü Hat kursu hocamız toplanıp bir yere gidelim önerisinde bulunduğunda “Fethi Paşa Korusu” olsun diyen bendim… Manzara İstanbul’umun her tepesinden baktığınızda görülen panorama gibi anlatılamaz, kuş sesleri ve doğayla bütünleşim de öyle… Görmek gerek… Böylece öğle buluşması [...]
“Gülfem Hatun yokuşunda… küçük bir kız yaşardı” gerçek öyküsündeki küçük kıza deselerdi o günlerde “Senin bir amatör eserin marangoz amcanın dükkânında sergilenecek.” diye… Sizce anlar mıydı ve de inanır mıydı???
Evet!!! Küçüklüğümde çevresinde dolandığım, şu anda eserlerin sergilendiği odanın birinde, ben neredeyse yarım asır önce ödevim olan küp, küre, üçgen prizma gibi geometrik şekillerimi yapmak için [...]
Fatih’in Mahkemesi… İsmek el sanatları öğrencilerinin sergisi… yazısının devamını okuyun
Sevgili “güncem”, sana gereken ilgiyi gösteremiyorum… Gün aralıkları açılıyor yazışlarımda… Bu yola çıkışımda paylaştığım anlar, anılar olacaktı tamam biliyoruz onu ama birikti yazacaklarım ve ben aksatıyorum… Üstelik demiştim de ben tanıştığım “pazardaş”larıma salı günü, sizleri de katacağım yazıma diyerek… Gün perşembeyi, cumaya devredecek ve ben salıya takılmışım, dönüp durmakta aklımda… Öyleyse paylaşalım…
Salı günü erkenden kalktım… [...]
Bugün Sayın Emre Konuk’un “Korumacı cinsiyetçilik” yazısını okudum… Sonuna takılı kaldım… Verdiği çözüm önerisi asla yapılamayacak gibi geliyor, bana… Yazılanlardan yola çıkarak “google” ın arama motoruna “bir kadın bir kadının düşmanıdır” yazdım… Veee “Bir kadın bir kadının neden düşmanıdır?” türünde yazılmış onlarca sayfayla karşılaştım… Kuşkusuz çekememezlik, anlaşamamazlık, geçinilemezlik gibi şeyleri yaşadım, biliyorum… Ama “düşman” olarak [...]
Kadın olmak… Kadın olmak… Kadın olmak… yazısının devamını okuyun
“Süleymaniye Kütüphanesine Yolculuk” yazımda anlattığım gibi kapısına dek gelmiştim arkadaşlarımla… Artık içeriye girebiliriz dostlar… Ancak, grupla gezebilmek için önceden izin almak gerekiyor ve bu izni Osmanlıca hocamız sevgili Ayşe Aytekin önceden almıştı. Yine de kapıda bir süre bekledik… Sanırım âniden alınan izinle, başka bir grup gezmesi oluşmuş…
Bizi önce bir bahçeye aldılar ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde müdür [...]
Geçen hafta Osmanlıca kursuna gidememiştim… Evimizdeki en küçük(!) çocuk yine hastalıkla boğuşmamızı ve bir acil yolu yapmamızı özlemiş sanırım… Ertesi gün sıra arkadaşım ve hafta içinde Osmanlıca hocam aradı “Süleymaniye Kütüphanesi’ne gideceğiz cuma günü” diyerek… Ben heveslendim de durumlar ne gösterir, beklemedeydim… Hem Hüsn-ü hat kursuma ve hem de kütüphane gezime gidebildim… Kontrolu boş günüme [...]
Süleymaniye Kütüphanesi’ne Yolculuk… yazısının devamını okuyun
