Bayram hazırlığı yerine, bayram telâşesi de denilebilir aslında… Kendimde ve çevremde gördüklerime bakarak… Önce temizlik durumları başlıyor, niyeyse… Zaten yapılmıyor mu? Yapılıyor ama bu başka, ille de dip köşe olacak… Sanırsınız bayram kutlamasına gelenler ellerinde bir büyüteç, dedektif gibi inceleyip toz arayacaklar. İlle de tüm odaları, mutfağı ve banyoyu denetleyecekler… Oysa biz o evde yaşamaktayız [...]
Kaldığımız yerden sürdürelim yazıyı, artık bıkılabilecek benim yemek molamdan… Gözüm uzaklarda, kumaşçıların yanına ulaşabilmekte de… Yan gözle tezgâhları süzmeden geçmek olası mı? “Gel abla bak, seç(!)” nârâları arasında yürüyorum. Öyle seçip, bulabilmek de bana özgü değil. Kalabalık tezgâhların yanından uzaklaşıyorum. Ama o itiş kakış arasında, güzellikleri bulabilenleri kutluyorum. Bu bir beceri…
Artık pazarın en ucuna doğru [...]
Yine aynı şey… İçim çekmiyor, yazmaya oturmayı… Bir doluluk ki konu açısından, bir boşluk ki oluşanları yazamayacağımdan… Çiçek, böcek, kelebek… Cami, hayrat, hazretler… Gidip de gördüklerin… İyi de bu can sığmamakta kabına… Dönüp dolaşacağız, aynı mekânlara…
Havalara takılsan, ne yaptığı belirsiz… Bir soğuk ve yağmur, ardından yaz geri gelmiş gibi sıcak ve güneş… Geçen hafta Hüsn-ü [...]
Geçtiğimiz pazar günü, üç apayrı ortamlarda bulundum. Kendimi olayların akışına tümüyle kaptırdığım için, iki günde ancak toparlayabildim. Üstüne üstlük o günlerde bir de griple boğuştum. Belki de acımasız eleştirimde haksız olabilirim kendim için… Bu bir günah çıkartma mıdır, içbenliğimden? Neden olmasın? Gerek var böyle “alt-üst-iç” karmaşık benliklerle uğraşmak ara ara… Severim…
İlk durağım bir konferanstı. Oldukça [...]
Kendimden şikayetle başlayacağım söze… Bir şeyler oldu bana, durgunluk modundayım ve toparlanamamaktayım. Hüsn-ü hat kursum başladı, yazmam gerek. Osmanlıca kursum da cuma günü başlayacak, notlarımı toparlamalıyım. Aklımda birikenler, yazmam için beklemedeler. Ben ne yapıyorum? Orasını hiç karıştırmamalıyım, sanırım. Alışılmışın dışında bir durağanlık içine girmiş, çıkamamakta bir ben…
Ya yazın sıcaklara bulunan bahane, kışın soğuklara bulunursa… Mevsim [...]
Bir cumartesi gününün, benim için haftanın öteki günlerinden hiçbir ayrımı olmuyor artık. Öğrencilik, gençlik günleri ahh, ahh!!! Gel de deme şimdi… Demeyeyim ve ben de kendime göre bir cumartesi günü geçireyim, düşüncesiyle düştüm yola…
Gerçekte bir nikah yemeği var… Eh! Hediyesiz olur mu? Kadıköy ve Üsküdar’dan alabilirsin, diyorlar evden. Yok! İlle de bir Kapalıçarşı havası solumalıyım. [...]
Yarım asır + 6 = Yaşım
Kutlamalar bir gün öncesinden başladı… Ve hatta bir hafta öncesinden de diyebilirim…
Bayramda yakın akrabam, kardeşim de diyebileceğim bir can eve gelen pasta üzerine bir mum dikti. Onu üflemiştim. İyi de oldu. İstanbul’uma bir megakent diyorsak, gidiş geliş aralıklarına da saygı göstereceğiz.
Bizim evin ağasının da, mağdur sel bölgesine düşecekti [...]
AKYG ile gezimizi, ertesi gün Çukurcuma’ya gitmek üzere sözleşerek sürdürmeye karar verdik. Hep dekorasyon mecmualarında adı geçen, o çok pahalı antikaları göreceğiz.
Gece eşim arıyor “Yarın ne yapacaksınız?” diye. Çukurcuma’ya gideceğimizi öğrenince “Dikkat edin size de antika niyetine bakmasınlar.” diyor. Eh! Biz antikaysak, o daha da antika öyleyse. Cüzdanlarda yaşlarımız kayıtlı… Moralimi bozamadı işte. Ama arkadaşlarımla [...]
Yine günlerin koşuşturup geçtiği bir hafta ve gelen sonu… Geçtiğimiz günlerin birinde can arkadaşım telefonda yazılarıma verdiğim aralığın dikkat çekiciliğine getirdi sözü. Aynı şeylerin yinelenmesinden dem vurmaya dek geldik. Yaşam bile bir yinelenme silsilesi gibi yönlenirken, yazılanlarda kendini göstermesi doğal değil mi?
Bazı kez kitaplarda okurken şevke gelen ben, uygulama modunda duraksıyorum. Geri dönüp bakıldığında yaşanan [...]
Yıllardır gideriz, belli sokak ve caddesinde alışverişimizi yapar geçeriz… Bu kez şöyle bir içinde dolanalım ve tarihi binalarını görelim diyerek dört arkadaş keşif turuna çıktık. Umduğumuzu bulduğumuzu söyleyemeyeceğim… Ama Selimpaşa’yı sevdiğimi, şirin bir yer olduğunu da ekleyeceğim en başından…
Cuma gecesi sözleştik. Öğleye doğru Selimpaşa’ya inecek ve eski evleri, belki de restore edilmiş tarihi binaları göreceğiz. [...]
