Sokağımızın köşesinde bir okul…okulun köşesinde bir çiçekçi kız var… dı… Eve dönüşlerimde yanından geçerken,hayırlı işler der,kimi kez bir buket çiçek alırdım… Nergis… ne de güzel kokar… minicik bir buketi bile… zamanı gelip de alsam diye beklediğim… Çiçekçi kız küçücük… ve gebe… iki ay kalmış doğumuna… bir ay kalmış… gününü bekliyor… derken… gelmez oldu… Bebeği oldu [...]
Sabahtan beri salonda vitrin denilen eşyanın içini boşaltıyorum… sıra büfe adlı dolaba gelecek… beklemede… Uzun süre kullanılmayan ve arada bir gereksinim duyulacaklar… incecik kristal kadehler, mavileri, renklileri… kesme üç çeşit bardaklar… ve bir dolu başka çeşitleri, bulaşık makinasına özenle yerleştirilmek üzere… tepsi üzerinde, kırılmasından korkularak mutfağa taşınıyor… çok kez gidip geliniyor… Kenarında ve deseninde yaldızları [...]
Kadınlar streslerini orada atarlar diye bir deyiş vardır… benim içinse stres yerine dönüşüyor… Saatlerce sıkılmadan oturup,günü geçirenler nasıl dayanırlar… bilemiyorum… Bakımlı olmayı seviyorum… ev işi yaparken de yakın bir yere giderken de görünüşüme dikkat ederim ama öyle uzun uzadıya hazırlanmalar bana göre değil… hızlı ve derli toplu olmak… ilkem budur… Şimdi yazımı okuyan arkadaşlarımdan itiraz [...]
Tek kelimeyle muhteşemdi… dolunayı izlemek… Önce hafif bir kızıllık beliriyor… karanlıkların içinden… ufacıktan büyüyerek yarım daireye dönüşen… yükseldikçe dolunayın oluştuğu… Lacivert gökyüzünde parlayan koyu sarı tam bir daire… Parlament mavisi gökyüzünde… sarı bir yuvarlak… bakmaya doyumsuz… onun ışığında oturduk sahilde… iki arkadaş… zor ayrıldık, o görünümden… istemeye istemeye… uykusuz ve üşümüş… ertesi geceye sözleşip…
Gün bizi [...]
Arkası yarın gibi bir öykü oldu bu…ama yazınca tren yolculuğumu… geçmişe gittim dün… anılar üşüştü belleğime… yazmadan geçemezdim… Denizli’deki o güzel günlerimi… anneannem ve dedeciğimi…
Denizli merkezde otururlardı… Kiremitçi mahallesi’nde… o zamanlar numaralanmamış sokaklar… kişilikli… bulunduğu özelliğe göre isimleniyorlar… Şimdiyse bakıyorum çoğu yerde numaralı sokaklar… hiçbir özelliği olmayan numaralar… sevmiyorum… Oysa bir adı olunca… geçmişte yaşadıklarını [...]
Biraz önce ablamı yolcu ettik… sıklıkla gidip gelmesine karşın…her yolcu edişte… bir hüzün oluyor… Arkasından su dökülür ya gidenin… o geleneği sürdürüyorum… bardağa az su koyuyorum…ki çabuk dönsün… Buruk kalıyorum her keresinde… yolun sonuna dek bekliyorum, kapıda… taksi dönerken köşeyi… el sallıyorum ve içim bir tuhaf eve dönüyorum… Devinim sürekli oluyor… gelince o… bir bize,bir [...]
Serin sular bir gün daha bekleyecek beni…bugün gerçek ve düşler ülkesinde gezindim…Gidişim ertelenince zorunlu… sabahleyin… onca yıldır yaşadığım İstanbul’umun,geçen yıl rastlantı sonucu girdiğim ve çok hoşuma giden Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi’ne gittik eşimle… Dar bir girişi var,dev ağaçlar altına gizlenmiş… Sol taraftaki duvarda camlı vitrin içinde özlü sözler yazılı… özenle seçilmiş… ve birkaç metre ileride [...]
Aklıma koyduğumu gerçekleştireceğim…kısa bir süre de olsa…ama sıklıkla yapmayı düşünüyorum…İnşaallah uygulayabilirim…
Buz gibi denize atmak kendimi…bugün dışarıda işlerimin peşinde koştururken de…aklımdan gitmedi…Bir sürü dinlenme molası aldım ve her girdiğim dükkan da içecek satan oldu…Serinleyip bir şeyler içmeden dolaşmak olası değil…Rüzgar esiyor iyi de öyle sıcak geliyor ki bir kez daha kavuruyor…Sabah erken çıkmama karşın,işim uzayınca sıcağa [...]
Hani eski yeni bir bilgisayarım oldu diye anlatmıştım…monitörü içine sinmeyen oğlumla,günün sıcağında değiştirme işlemi gerçekleştirdik…Arabadan indiğimizde kopan taşıma torbası,monitörü yerçekimine karşı korumasız bıraktı…çıkan ses de beni…Hemen denedim girer girmez eve…çalışıyor…artık oğlum işin peşini bıraktı…
Firefox3 kurulumu
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 19, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu bir kitap adı…A.J.Cronin’in…bana ait…Altın kitaplar Basımevi/Birinci Baskı:Ağustos 1975 yazıyor…kapaktan sonraki ikinci sayfasında…Üçüncü sayfaya benim düştüğüm notsa “Bu kitap bir akşam iş dönüşü alınmıştır.Doğancılar semti……apartmanında otururken.Gece arkadaşlarıyla yemeğe giden eşim,eve biraz gecikeceğinden ‘yalnızlığım’ı giderebilmek için.”
Tam yirmiiki yaşındaydım…Sessizce gidişini onaylayıp, gecemi geçirecek arkadaşımı aramıştım…Gençlik Kitabevi,Hakimiyeti Milliye caddesinin Doğancılar Parkına çıkan yokuşun başlangıç yerindeydi…İş dönüşü İskeleden yürüyerek [...]

