28 Ocak, 2011 tarihinde fatosh yazmış

Eveeet!!! Üçle başlayan çift rakamlı hanelerin azizliğine kurban olanım… Üzmeyesin kendini. Otuziki miymiş bitenin? Daha onlarcasına, gönlünden geçen tümlerin gerçekleşmesine, sağlık ve ağız tadıyla… Alihan oğlum doğum günün kutlu olsun.
Bir günde iki yazı olur mu? Olacak ve bu yazı da saat 02.15 e yetişecek ki onun doğum saatinden önce konulmuş olacak. Huh! Sorumluluk…
Şimdi [...]

Ah bu doğum günleri… yazısının devamını okuyun

5 Aralık, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Bir başlık atamadan başladım yazmaya. Kurstan anlatmak ve “ilk”lerimden yaptıklarımı koymak istiyordum… İki kez bir hamle ile yazıya başlamıştım ve ötelendi. Bir fırsatını bulabilmişken abuk düşüncelerde uçmak istiyorum… Gereksinimim var. Joy FM eşlikte ve ben cumartesi gününe yol alıyorum. Daha doğrusu gecelere akan bir ben olarak yazmaya. Gecem kaçta başlıyor benim? Akşam ezanıyla hava kararıyor [...]

Bir gece… yazısının devamını okuyun

8 Temmuz, 2010 tarihinde fatosh yazmış

TDK’dan anlamına bakınca çeşitlilikle karşılaştığım bu sözcüğün, gereğini getirmek üzere Eyüp Sultan Camisi’ne yolumuz düştü. Hava sıcak olacak ve erken gitmeli düşüncesindeydim ama istediğim kadar erken olamadı. Kesim numarası 57 idi.
Eyüp’ün gördüğüm bölümü hep kalabalık… Cami çevresi, yine çevresindeki çarşı ve yemek bölümleri. Her kesimden ve ülkeden insan kalabalığına, bugünlerde sünnet zamanı olduğundan o grup [...]

Adak… yazısının devamını okuyun

1 Temmuz, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Evlenmek için bir telaş var, bu aralar. Üst üste üç düğün vardı. Sonuncusunda, Altın Kızlar Kışlık Grubu’mdan bir arkadaşımın kızının düğününde, beraber olduğumuz bir ötekinin bana sitem ettiği “Yazıların çok aralıklı oluyor. Blogunu açıp da yeni yazı göremeyince bozuluyorum.” deyişi haklı bir söylemdi. İşte, aklıma düşenleri yazıya geçiremeyince böyle “karışık” ya da “ortaya tam karışık” [...]

Karmaşık… Ortaya tam karışık yazısının devamını okuyun

6 Mayıs, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Sevgili “güncem”, sana gereken ilgiyi gösteremiyorum… Gün aralıkları açılıyor yazışlarımda… Bu yola çıkışımda paylaştığım anlar, anılar olacaktı tamam biliyoruz onu ama birikti yazacaklarım ve ben aksatıyorum… Üstelik demiştim de ben tanıştığım “pazardaş”larıma salı günü, sizleri de katacağım yazıma diyerek… Gün perşembeyi, cumaya devredecek ve ben salıya takılmışım, dönüp durmakta aklımda… Öyleyse paylaşalım…
Salı günü erkenden kalktım… [...]

Yine bir Salı Pazarı günü… yazısının devamını okuyun

1 Mayıs, 2010 tarihinde fatosh yazmış

“Acısıyla tatlısıyla, hayat akıp gidiyor” cümlesi sıklıkla söylenen ve yazılıp işlenen bir cümledir. Bazı kez  “Göz açıp kapayıncaya dek, geçip gitti yaşam” da demekteyiz. Biz… Biz kimler? Yaşı kemâle erip de sınıra yolculukta ister istemez koltuk sahibi olanlar… Geri gidiş yok… Hep ileriye… Kolunu şöyle dimdik uzatacaksın, işaret parmağın da uzanır durumda olacak… O yönde [...]

Bahçe zamanı… yazısının devamını okuyun

20 Ocak, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Oğlumun eşi kızımla kitap alışverişi yaparız. O beni geçti okumakta, bu aralar. Sonunda ben de aldığım kitabı bitirebildim. Ödevlerim ve işlerimin arasında zaman bulmakta zorlandım nedense. Yine elimde kitap, kâğıt, kalemsiz dolaşmıyorum da ilgi alanım şaştı.
Serdar Özkan’ın “Kayıp Gül” adlı kitabı çabuk ve anlaşılır, okunabilecek bir kitap. “28 Dilde 40′tan Fazla Ülkede” diyor kitaba sarılı [...]

Kayıp gül… yazısının devamını okuyun

31 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Yeni bir giysi, eşya aldığımızda nasıl da hevesle giymeyi, kullanmayı bekleriz. Beklemek bana ters gelir, doğrusu hemen kullanmaya başladığım gerçeğidir. Bugünün işini yarına bırakma gibi. Olur a! Bir terslik olur da giyemezsem, kullanamazsam diye. 
Rahmetli babaanneciğim hemen her bayram ayakkabı alırdı bana. İlle de siyah rugan ayakkabı olacak, kenarında dore bir şerit ve de [...]

Yeni yılımız kutlu olsun… yazısının devamını okuyun

6 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

İlginçlikler silsilesi gibi duyumsarım, bazı kez kendimi. Gel gitlerimi neye borçluyum? Çözemedim. Karmaşık ruhum benim, seni çok seviyorum.
Mevsim geçişi de diyemeyeceğim bu duruma. Kış gelmiş, bastıramamış henüz. Bir açık, bir kapalı hava. O da şaşkınlarda da… Bugün bir iç sıkıntısı durumlarında. Kapalı, kasvetli görünümüne kattığı kimi kez çiseleyen, kimi kez şemsiyeye davrandıran kişileri. Böyle havalarda [...]

Karmaşık ruhum… yazısının devamını okuyun

2 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Tam Aziz Nesin’lik yaşarız… “Dur bakalım ne olacak?” tarzı… Bu işler de öyle işte…
Aidsten korunun derler, bize bir şey olmaz der, geçiştiririz… Deprem olacak, önlem alın denir… Alınacak önlemleri araştırmaz ya “Depremle yaşamayı (ne demekse!) öğrenmeye çalışır  ya da Allah’a havale ederiz… Meteorolojiden sel uyarısı yapılır, iyi de evler taşınsa sırtımıza alıp yükleyeceğiz de, çaresiz [...]

Dur bakalım ne olacak? yazısının devamını okuyun