30 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun…Dünya var oldukça… çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyeti’mizde…  her Türk vatandaşının…değerinin bilincinde olarak…coşkuyla kutlamasını sürdürmeyi nasip etsin Allah…
Bugün her yazıda okuyacak ve her haberde duyacağız…TV de söyleşiler yapılacak…ama biz aslında yılın her günü anımsamalıyız…Tarihimizi ve o güne nasıl gelindiğini çok iyi bir şekilde belleğimize yerleştirmeli ve çocuklarımıza da öğretmeliyiz…Tarihimizi çok [...]

30 Ağustos 1923 Zafer Bayramı’mız kutlu olsun… yazısının devamını okuyun

29 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Semt pazarımız vardı bugün… olmuyor çıkmadan, atlasam da bir haftayı…sevmiyorum o itişen kalabalığı…Tanınmış…taa otobüsler kaldırılıp,toplaşılıp gelinen “salı pazarı”…hiç uğrak yerim olmamıştır… yaşamımda…
Kulağımda müzik sesiyle çıktım,aykırı gelse de insanlara… duymamak için… aniden kulağımın dibinde patlayan,pazarcının sesini…Almak için çıkılmış yola…nedendir o,dikkati çekme nârâları…yok başka seçenek,ille de bitecek tezgâhtaki… ben değilse o,o değilse öteki… gelecek işte…dur hele…
En ıssız [...]

Seçmek…seçilmek… yazısının devamını okuyun

23 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Bugün balkonda oturduğumu varsayacağım… Marmara’nın mavi sularına baktığımı…ya da mehtabın denizde bıraktığı ışıltıları izlediğimi… Daha yazarken bir anım geldi aklıma… Birkaç yıl önce, yine böyle ay ışığını kovaladığımız gecelerden biri… Yemeklerimizi yedikten hemen sonra kıyıdayız… Ara ara bize katılan bir çift geliyor yanımıza… “Yakamoz nedir?” sorularıyla birlikte… Her kafadan bir ses çıkıyor… Oldukça da uzun [...]

Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (3) yazısının devamını okuyun

22 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Yine o güzel yerdeyim… yazarken de deniz kıyısında oturduğumu varsayacağım… çünkü evlerin içi çok sıcak… dışarıya çıkmadım bugün, bilemiyorum… çekmedi içim…
Tek kitap götürmüştüm yanımda ve soluksuz bitirdim…  Evde başka kitaplarım vardı… çoğu benim, bir bölümü armağan…  Ya yeniden kendi kitaplarımdan okurum ya da armağanlardan seçerim diye düşünmüştüm ki onların da veriliş öyküsü var…
Şefik Bey… rahmet [...]

Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (2) yazısının devamını okuyun

20 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Kandil yazımdan sonra yine yol göründü… ve de görünsün… yaz bitimine az bir zaman var… değerlendirmek gerek… şöyle bir uzaklaşmak… kalabalıktan… dilediğini yapabilmek elinden geldiğince… huzurla oturabilmek  arkadaşlarla bir arada… ya da başbaşa kalabilmek kendinle… isteniyor, işte…
Cuma gecesi yolcu otobüsündeydim.. .çook uzaklara gidercesine… Tam bir saat süren yolculuk süresince de o duygumu yitirmedim… servis de [...]

Öyküler ayrı da olsa… yaşam paylaşılıyor… (I) yazısının devamını okuyun

15 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sıcaklardan kıpırdamak dahi istemeyen ben… öyle bir bunalmışım ki… öğle sıcağında Kadıköy’e  gidecek denli… ve hoş bir sürpriz… hızlı feribota doğru giden kıyıda sergi açılmış… Standlarda kimi el emeği,çoğu hazır giyim, aksesuarlar, parfüm sergileniyor… Yiyecek bölümleri ve  oturup dinleneceğiniz yerler de var… Önünde uzun süre oyalandığım,bir de kitap standı… ikiye ayrılmış ortasından, tahtayla… % 25 [...]

Sıcaklar ve yaşam… yazısının devamını okuyun

12 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Yaz nedeniyle yazıların arası açılabiliyor… Hafta sonları oluyor gidişlerim ve internet bağlantısızlığım… Dinlence,dinlenme olmadığından… geldiğimde mola alıyorum… oturduğum yerde kalmacasına…
Geçen hafta gittiğimde arkadaşların tümü, birlikteydik… bir ara baktım… öylece deniz kenarında oturuyoruz… hiç birimiz denize girmiyor… “olmayanın özlemi, bu olsa gerek”… TV de bir karış denize girmek uğruna yapılanlar geldi aklıma… bizse birbirimizin özlemindeyiz… yetiyor [...]

Gecikme,rötar,teehhür… yazısının devamını okuyun

9 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sokağımızın köşesinde bir okul…okulun köşesinde bir çiçekçi kız var… dı… Eve dönüşlerimde yanından geçerken,hayırlı işler der,kimi kez bir buket çiçek alırdım… Nergis… ne de güzel kokar… minicik bir buketi bile… zamanı gelip de alsam diye beklediğim… Çiçekçi kız küçücük… ve gebe… iki ay kalmış doğumuna… bir ay kalmış… gününü bekliyor… derken… gelmez oldu… Bebeği oldu [...]

Çiçekçi kız… yazısının devamını okuyun

7 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sabahtan beri salonda vitrin denilen eşyanın içini boşaltıyorum… sıra büfe adlı dolaba gelecek… beklemede… Uzun süre kullanılmayan ve arada bir gereksinim duyulacaklar… incecik kristal kadehler, mavileri, renklileri… kesme üç çeşit bardaklar… ve bir dolu başka çeşitleri,  bulaşık makinasına özenle yerleştirilmek üzere… tepsi üzerinde, kırılmasından korkularak mutfağa taşınıyor… çok kez gidip geliniyor… Kenarında ve deseninde yaldızları [...]

Gereksiz şeyler… yazısının devamını okuyun

26 Temmuz, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Kadınlar streslerini orada atarlar diye bir deyiş vardır… benim içinse stres yerine dönüşüyor… Saatlerce sıkılmadan oturup,günü geçirenler nasıl dayanırlar… bilemiyorum… Bakımlı olmayı seviyorum… ev işi yaparken de yakın bir yere giderken de görünüşüme dikkat ederim ama öyle uzun uzadıya hazırlanmalar bana göre değil… hızlı ve derli toplu olmak… ilkem budur… Şimdi yazımı okuyan  arkadaşlarımdan itiraz [...]

Kuaför serüvenleri… yazısının devamını okuyun