79 Park Avenue
Bir varmış, bir yokmuş diye başladım söze ama bugün 1 Kasım… Ve benim amacım oğlumun doğum günü ile ilgili yazı yazmaktı… Aklım şaştı… 15 aylık oğlu olan evli barklı, 31 yaşında olacak bu adam, benim gözümde küçücük oğlum hâlâ. Bir büyüğü ile arası 21 ay ve büyüğü de benim bakışımla farklı değil.
OYSA… Aklımı şaşırtan ve bir varmış, bir yokmuş başlığına dönüştüren, daha adı bile açık açık yazılamayacak denli küçük görülerek N.Ç. harfleriyle belirtilen bir kız var… 13 yaşında… Ve bir de onun “rızası olduğu, her şeyin farkında olduğu” gerekçesiyle koca koca adamlarla beraber olduğu iddiası var ortalıkta.
Gece Twitter’da Fenerbahçem’in maç sonucunu, örnek futbolcu, gönülleri fetheden Alex’in, oyunun 6. dakikasında oyundan atılmasına gelen yorumları okuyorum. Vatan Gazetesi’nde “Aytekin durdu fener durmadı” Kanarya, hakem Aytekin Durmaz’ın 6’da Alex’i yok yere atmasına rağmen Karabük’ü devirip, yenilmezliğini 27 maça çıkardı. Süper Lig’de en yakın rakibine 4 puan fark attı.” yazısına geçiyor mutlu oluyorum.
Derken Cüneyt Özdemir’in “Bu karar son yılların en skandal kararıdır.. Siyaset ve vicdan üstüdür. 13 yaşında bir çocuk istismarının hukuk tarafından da istismarıdır..” ve Lube Ayar’ın “türkiye için ‘utanç’ vakti!” yazısına takılıyorum. Lube Ayar linkini de vermiş… Yine Vatan Gazetesi’ne dönüyorum… “N.Ç.’ye tecavüz davasında Yargıtay’dan şok karar! ” diyor gazetede. Okuyorum, okuyorum… Kelimeler, cümleler geçiyor önümden, döne döne ve bulandırarak… “tecavüz”, “fuhuş”, “iffetli” “iffetsiz”, “tecavüze karşı koymadı”, “her şeyin farkında olduğu”, “kendi rızasıyla birlikte oldu”… Allah’ım bu da ne!!! Korku filmi falan mı?
Oğluma yazacağım doğum günü yazım, dumur olma durmumla iki satıra iniyor ve ben gecenin bir yarısı sandalye tepesinde kitaplığımda bir kitap arıyorum… “79 Park Caddesi” Orjinal adı “79 Park Avenue” Yazar “Harold Robbins”…
Eskiden bu tür konular tabuydu, biz çocukların yanında konuşulmazdı. Arkadaşlar arasında da tabuydu, böyle bir şey duymuşluğum olmamıştı. Bu kitabı okuduğumda sanırım 19 yaşındaydım ve nişanlıydım. Bir gecede bitirmiş ve oturup ağlamıştım. Bir çocuk kızın başına gelenler ve sonrasında öfkesinin kendine yönelik zarar vererek öç alışına dönüşmesi gibi romanda okuduklarım beni derinden üzmüştü. Hatta bir arkadaşıma anlatmıştım, o da kitabı ödünç almıştı. Sonrasında kitap geri gelmedi. Bu da beni ödünç verme konusunda hassas davranmaya itmiştir, o ayrı!
Kitabı yeniden satın aldım. Bir gün olur da kızım olursa ve ben de annem gibi bu tür konularda anlatıcı olamazsam okusun diye. Ve bir kararım da kızımın benim gibi birçok konularda hiç bilgisiz olmamasına dairdi. “En azından üniversiteye gittiğinde bilgi sahibi edeceğim” diye ant içmiştim. Benim kızım olmadı ama merak ederim… Kızı olanların kaç tanesi bu tür konularda eğitici, koruyucu bilgi veriyordur? Yoksa kulaktan duyma, arkadaş fısıldaşmalarıyla mı olmaktadır bu tür ciddi eğitim alınması gerekenler?
Bugün bir tanıtıma denk geldim bir TV kanalında… Gelinlik giydirilmiş, ağzı yüzü boyanmış, gözleri yaşlı bir küçük kız ve arkasında yaşlı bir adam. Kız 15 yaşındaymış, arkadaki adam 70… Ve onlar evlendirileceklermiş. Artık buna dur demek için bir program yapılıyormuş. Harika! Bu güzel bir başlangıç… İyi de yukarıdaki haberde adı gizlenecek denli küçük N.Ç. nin, ergen bile sayılmayan bu kızın günahı ne o zaman? Gözü yaşlı, gelinlikli o kızdan 2 yaş daha küçük.
Gözü yaşlı gelinlikli o kız, beni kurtarın diye dudaklarını bükerken ve biz “kurtaracağız seni” diye program yapmaya niyetlenirken ondan 2 yaş küçük kızın “kendi rızası” nasıl diyebiliriz ki? Vatan Gazetesi’nde şöyle yazıyor;
“N.Ç ’nin “isteseydi tecavüzlere karşı koyabileceğini” savunan mahkeme, N.Ç ’yi erkeklere satan kadınlara verilen cezadan iyi hal indirimi yapılmamasını “iffetsiz” olmalarına bağlarken, tecavüz eden sanıklara iyi hal indirimi yaparken iffet tartışmasına girmeyerek, tecavüzcü sanıkları örtülü olarak “iffetli” kategorisine koyması dikkat çekmişti.”.
Nasıl yani???
İnanamıyor ve Vatan Gazetesi’ni okumayı sürdürüyorum.
“Tepki çeken istek
Kamuoyunda tepki çeken bu karar karar temyiz için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Mardin ’de 13 yaşındaki N.Ç’ye tecavüz ederek, hayatını karartan sanıklarla ilgili davada mahkemenin büyük tepki çeken kararının onanmasını istedi. Başsavcılığın onanmasını istediği kararda “N.Ç ’nin tecavüzlere karşı koymadığı için rızası olduğu, herşeyin farkında olduğu ve para kazanmak için fuhuş yaptığı” iddia edilmiş ve sanıklara bu yüzden önemli ceza indirimleri yapılmıştı. Yargıtay Başsavcılığı, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın temyiz incelemesi için hazırladığı tebliğnamesini Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ne gönderdi. Tebliğnamede mahkemenin verdiği kararın yasa ve usul kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle onama kararı verilmesi gerektiği savunuldu. 5. Ceza Dairesi Daire ise Yargıtay’daki yeni görev bölümü nedeniyle dosyanın 14. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine karar verdi. N.Ç davasında Daire’nin kararının önümüzdeki günlerde verilmesi bekleniyor. “.
Bu davanın sonucunu ben de merakla bekliyorum…
Bir anne olarak, adaletin yerini bulacağına, gereğinin yapılacağına inanmak isteğiyle dolu dolu…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 55, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın