
foto:Fatma Çetin
Cuma günü Osmanlıca dersimizin son günüydü… Hava bunaltıcı ve nasıl okuyacağım ben şimdi belgeleri, durumundaydım… Hocamıza ve arkadaşlarıma “veda” olarak gitmem gerektiği düşüncesiyle biraz da geç olarak yola çıktım… Aklımda şöyle bir uğramak varken kendimi belge fotokopisi çektiriyor, okunanları not alıyor olarak buldum… Sonuna dek kaldım dersin ve vedalaşmadık… Bir yerlerde göreceğiz birbirimizi diyerek… Telefon numaramı almak için peşime düşenler hoş bir sürprizdi… Çoğu da genç kızlardı… İlginç geldi… Çocuklarımdan küçükleri bile vardı… Demek ki yaşla ilişkili değilmiş arkadaş olma arzusu… Verebildiğiniz öğrenme şevki ve görünümüymüş… Hocamız kendi hocasından ders görmemizi önerdi ve onun bu durumdan mutlu olacağını bile söyledi… Seneye oluşan öğrenme grubunda gözlerinin bizi arayacağını, onun için kolay olmayacağını söyleyerek… Buruk bir ayrılış oldu… Onu ve öğrenmeyi severek gidip gelmiştik biz… Öylesine vakit geçirmek için değil… Ki her işe koyuluşta olması gereken hedefin bu olduğu gerçeğinin yadsınmaması gerektiği gibi…
Öyle burulmuş sokağa çıktığımda Fatih Mahkemesi Sergi Salonu’nda bir türlü girip de gezemediğim sergiyi görmeye geçtim, “Hasbahçe Sanat Grubu Sergisi”… Serginin son günü ve eserler toparlanmaya başlamış, üzüldüm… İçeri girdiğimde bir hanım vardı ve sergiyle ilgili konuşabileceğimin o mu olduğunu öğrenmek istedim… Yönlendirdi… Böylece Muhammet Mağ ile tanışmış oldum…Sergiyi dolaşırken birlikte söyleştik… Ve hatta gezip bittikten sonra da ona blogumdan söz ederek yazacağımı ve eserinin yanında bir de fotoğrafını çekerek onu da koymak istediğimi söyledim… Bunu gerçekleştirdik… Kendisine teşekkürler ediyorum…

Eser:Muhammet Mağ Foto:Fatma Çetin
Muhammet Mağ Erzurumlu ve 2000 yılında Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bölüm birincisi olarak bitirmiş… İstanbul’a gelerek hattat Hasan Çelebi ile çalışmalara başlamış… Şu an Diyarbakır ve Bursa illerimizde tezhib eğitimi veriyormuş…
Üstteki paragraf eğitim ve iş anlatımı… Ama o genç bir insan ve ailesinden uzakta… Onun yaşına yakın iki oğlum olunca annelik duygum hemen devreye girerek onunla bunları da konuştum… Bir burukluk da orada yaşadım… Yaşam işte… Nereye yönleneceğini bilemediğiniz durumlar… Kendini yetiştirmeye, var olmaya çalışan saygılı, aklı başında, efendi bir genç adam… Erzurum’dan gayya kuyusu İstanbul’a gelip var olmaya çalışmak hiç de kolay değil…
“Sanat öyle bir şey ki hayallerin peşine dalıyorsunuz… Kaybolabilirsiniz de… Var olabilirsiniz de…” Bu cümleyi söyleyince Muhammet, bir dakika diyerek küçük not defterime bunu da not aldım… Dilerim Muhammet oğlum sen var olanlardan olur ve arzuladığın basamağa erişirsin…
Grubuna üye olabileceğimi söylemişti ve gerçekten severek yapacaktım bunu… Ne yazık ki bulamadım, arayışlarımda…

Foto:Fatma Çetin

Foto:Fatma Çetin
Girişte büyükçe bir sergiyi tanıtım afişi vardı ki onu da fotoğraflayarak yazıma eklemek istedim… Grup fotoğraflarında bunu bulabileceğimi söylemişti Muhammet Mağ… Bense kendim fotoğraflayarak bana özgü görüşümle yansıması isteğimi iletmiştim ona… İyi de yapmışım… Gruba ulaşamayınca zaten fotoğrafı da koyamayacakmışım…Dışarı çıkınca afişin önünde iki gencin durduğunu gördüm… Bir tanesi bizim kurs için alış veriş yaptığımız dükkanın sahibi genç… Kenara çekilmelerini ve sergiyi yazdığımda koyabilmek için afişi fotoğraflamak istediğimi söyledim… Gencin diğeri “Ama o serginin sponsoru, bu arkadaş” diyerek dükkan sahibini gösterdi… İşte sürpriz… Bu kez afiş önünde onunla çekeyim istedim… O da sanırım(?) ortağı ki arkadaşını da yanına çağırdı… Bugün ilginçlikler günüm… Dört yıldır tanır, kurs eksiklerimi alırım… Yağmur yağar, eserler ıslanmasın der büyük naylon torba isteriz, sessizce verir… O da saygılı ve efendi bir genç… Hiç aklımıza bile gelmez, şöyle bir bakmak ya da düşünmek… Eğer sanata gönlü olmasa o hobi işleriyle neden uğraşsın… Çünkü alırken bir eksiğinizi, çelişkide kalıp sorduğunuzda bilinçli çözüm üretir…
Yalnızca Osmanlıca dersimin son günü diyerek çıktığım yolda, gün boyu yaşadıklarım “her an yeni bir şeyler öğrenme” gerçeğine dönüştü… Öğrendiklerimden, onları tanımaktan sevinç duydum… Yolları açık olsun…
Sevgiyle kalın…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 226, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Haziran 25th, 2010 at 10:48
yazınızı bugun okumak nasip oldu.çok hoş olmuş ellerinize yüreğinize sağlık.teşşekkür ederim.
birde hasbahçe sanat grubuna ulşamadıgınızdan bahsetmışsınız.hasbahçe facebookta kurulan bır grup.ben sıze davet gondercem inş.iyi çalışmalar görüşmek dileğiyle kalın sağlıcakla
Haziran 25th, 2010 at 12:35
Merhaba,
Ben de sizin ve grubunuzun o güzel ve değerli eserleriniz için emeklerinize sağlık diyorum. Üyelik sorununu çözümleyeceğimize inanıyorum. Sizlere de iyi çalışmalar dilerim.
Sevgiyle kalın.
Aralık 22nd, 2010 at 16:30
BÜYÜK Bİ HAYRANINIZ OLARAK EN YAKIN TAKİPÇİNİZİM HERŞEY ÇOK GÜZEL HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN EN YAKIN ZAMANDA ÜSKÜDAR HOBBY SANAT MERKEZİNE DE ZİYARETİNİZE GELCEM ŞİMDİDEN BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM YENİ ESERLERİNİZİ BEKLEMEDEYİZ… 97 YILINDA BİZE YAPMIŞ OLDUĞUNUZ ESER HALEN EVİMİZİN EN ŞIK KÖŞEMİZDE BİLĞİLERİNİZE BYY
Aralık 23rd, 2010 at 02:37
Merhaba Fahrettin Durak,
Muhammet Mağ için övgü dolu yazımınızı, Hasbahçe Sanat Gurubu kuruluşunda kendisine ileteceğim. Bu güzel yorumunuz için teşekkürler ederim.