14 Mayıs, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Salvador Dali

Salvador Dali

Gecenin kör karanlığı… Severim ıssızlığını gecenin… Sessizliğin sesini dinlerim çoğu kez… Ya da hafif bir müzik eşlik eder, yanıbaşımda… Her ne yapıyorsam…

Bir kitaba dalıp gittim, bu aralar… “Aşk”… Elif Şafak, yazarı… Elimden bırakamıyorum… Sonuna da varamıyorum… Ah gençlik diyorum… Kitabını al, köşene geç, kıvrıl, bükül, ne dilersen yap… Dal git o diyarlara, sonuna değin oku bitir… Yeniden dön, gününe… Olmuyor şimdi… Engeller ket vuruyor… Sonuna dek varmana…

Mevlâna’nın Mesnevî’sinden alıntılar yapmıştım ben… Mesnevî’nin tüm ciltlerini bitiremesem de… Ara ara okuyabilsem de… Elif Şafak’ın “Aşk” kitabını okumaya başladım… Mevlâna “merhaba” dedi bana… Daha bir istekle okumaya başladım… Kimleri bulmadım ki orada… Ben, sen, o, biz, siz, onlar… Ben, ben miyim? Aradım… Sen oldum… Sırasıyla sonra, o da oldum… Biz olduk… Biz biriz, hepimiziz aslında…

İstiyorum ki olmasın kötülük, şu kısacık sınav yerinde… Sevgi önde gitsin, koşulsuz…

Joy FM olmazsa olmazım, kısık bir sesle eşlik etmekte… Nostalji diyorlar adına… Tom Jones “Green Green Grass Of Home” diyor, şu an… Geri dönüşler, özlemden… Ne değiştirilebilecekse… Ray Evans söylesin… “Que Sera Sera” dinleyelim biz…

Salvador Dali

Salvador Dali

Uçtu gitti bu kez Salvador Dali’ye akıl ve ruh… Bir ileti aldım yakınlarda… Dâhi Salvador Dali’nin resimlerini içeren… Ara ara açıp izlemelerdeyim… Bugün yine istedi gönül… Yapıtlarının özgürlüğüne yol almak… İnanılmaz muhteşem tablolar… Nasıl bir yaratıcılıktır, o… Göğe yükseldim, gezindim bulutların arasında… Bir hilâl eşlikte o güzelim tablolalarına… Atların şahlanışı… Benim en asil hayvanım… Bembeyaz atlar, şahlanmış gelmekteler… Deniz bir örtü kimi kez… Kelebek yelkenlerle yol alınan kimi kez de orada… Yanardağın çıkışıyla fırtınalara da rast gelebiliyorsunuz, o masum denizin bir anda coşmasıyla…

Mevlâna ve Salvador Dali… İlgisiz mi? Kendini anlatımın değişik biçimleri… Neden yadırgarız farklılıkları… Yalnızca şekildir… Özünde birdir kişi…

Arkadaşım geldi, kurs çıkışımda ve oturup bir çay içimi söyleştik… Her yaşta değişik oluşumlar yaşanıyor… Yaşam diyoruz adına… Doğacak, büyüyecek, delikanlı ya da genç kız olacağız… Beklentiler… Yüksek okullarda okunacak, şimdilerde moda “master” yapılacak… İyi bir iş bulunup, konuya komşuya “işte bizim çocuk böyle böyle oldu” denilecek… O iyi bir eş de bulacak ve evinde her şeyi de olacak… Yine “işte” diye ona buna anlatılacak… Cici çocukları olacak… Onlar da bir süreliğine götürecek, gurur tablosunu… Yaşamın gereği, bu belletilenler mi?

Bu kısır döngüde kaptırmış gidiyoruz… Nereye???

Salvador Dali

Salvador Dali

Bir anne tanıyordum… Yazmıştım da sanırım… Kız ve erkek çocuğunu büyütmüş, evlendirmiş, babalarıın çok eskilerde yitirmiş olmalarına karşın… O annenin bir göz odada, yitip gittiğine de tanık olmuştum, bir başına… Bir anne tanıyorum… Down sendromlu çocuğunun peşinde dolanıp duran… Ve yitip gittiğinde ona ne olacağının kahrıyla yaşayan… Bir kadın tanıyorum… Artık ufacık kalmış annesinin peşinde dolanan, altını bezlediği…

Yaşam bunları da kapsıyor…

Ve o güçlükler içinde yaşama tutunmaya çalışanlar genellikle yapayalnızlar… Kederden kaçılıyor…

Her güzelliğin bir sonu olacağı düşünülmemecesine…

Huzur… Ne öğrenim ve ne de para pulda oysa… Huzur o down sendromlu çocuğun bir gülüşünde… Annesine bakan gözlerindeki sıcacık sevgisinde… Artık çocuk olmuş bir annenin, çocuğunu annesi sandığı o gülen mavi gözlerinde… O âna kilitlenişlerde… Bir düşkünü anlayabilmekte… Bir anlık empatide… Mevlâna’nın dingin anlatımında ve Salvador Dali’nin dizginlenemeyen geçişlerini yansıttığı o eşsiz tablolarında…

Uçlar arasındaki geçişler… O geçişleri yaşayanları, taşıyanlar… Yaşam bir düz çizgi değildir… Yaşananlar anlatılamaz ki yaşayan bilir…

Salvador Dali

Salvador Dali

İki yere gitmeli insan… Artık dinlenmeye çekilmişlerin yerlerine… O huzurlu sessizliğe… Bir durup düşünülsün ki varılacak adresin o olduğu… Ve bir ruh sağlığı için dinlenenlerin yerine… Aklın gücünü yitirdiği ya da çeşitli sıkıntıların oluşturduğu yerlere… Çaresizce dolaşanların ya da takılı kalanların görüntüsüne…

Bir adam, ayağında ayakkabı yok… Eğer dikkatli bakmazsanız, ayakkabı giydiğini düşünebilirsiniz… Üst baş perişan… Saçları birikim olmuş, teli gözükmeyen… Durağı mesken edinmiş… Çöpleri topluyor, yakıyor onları…  Durak ve çevresi tertemiz… Adamsa kirden görünmüyor… O neyi temizlemekte yaşamından… Bilinmez… Ayakkabı götürdüm… Sessizce aldı… Ertesi gün, soğukta yine çıplak ayakla dolaşıyordu…

“Aşk” tan bir alıntı:
“Onbirinci kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir “sen” zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.”

Bu zorluk ve sancılar nereye dektir ki kimilerine? Sürekliliklerde yererek uzaklaşmamız mı gerekir kimilerini? Ya sessizce razı gelinmelerde, içerken yalnızlığın soğuk şerbetini bilinçlice, sabrın ödülü diye mi oluşması gerekir beklentilerde?

Salvador Dali

Salvador Dali

“Aşk”tan alıntı:
” ‘Sonumuzu biz bilmeyiz’ dedi Şems. ‘Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.’ ”

Ne doğru… Her şey olacağına varıyor.. Biz ne denli çabalarsak çabalayalım…

Şimdi yazacaklarım da benim bir yazımdan alıntı… “Ruh ve beden eşitliği” demiş yazmışım…
“Ne düşünürsen düşün, ne uygularsan uygula… Her şey olacağına varıyor… En doğru yol da bu olguyu benimseyebilmekte… Ve dengeyi sağlayabilmekte… Aslında en güzeli ‘yaşamın her ânında ve oluşabilecek güç bir olay karşısında bile’ umudu yitirmemekte ve her şeyin bir çözümü olduğunu anımsayabilmekte… Her şey gönlümüzce olsun… Ve umutlarımız  hiç tükenmesin…”
“Kendime katılıyorum” diyerek bir hoşluk yaratmalıyım…

Mevlâna, Salvador Dali, sen, ben, hepimiz… Allah’ın sevgili kullarıyız ve biz biriz… Ne kimseyi küçümseyerek kendimizi üstün görmeli ve ne de tam tersi kendimizi küçümseyerek başkalarının üstünlüğünü benimsemeliyiz…

Sevgi her şeyin üstündedir… Olmalı…

Sevgiyle kalın…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 283, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

Yorum yapın