31 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

İstanbul’um yedi tepe… İnişli çıkışlı yollar… Bizim ev Acıbadem’de… Çamlıca Dağ(cığ)ı’nın eteklerine konuşlanmış evler… Ağız alışkanlığı bile yapmışız “caddeye çıkıyoruz” diyerek… O tırmanışlarımda, dağlık bayırlık yerde sırtında yüküyle çıkışlarını düşlerim, TV deki görünümleriyle hemcinslerimin… Sırtında çalı çırpı, belki de başka yükleriyle… Bana zor geldiğine söylenirim “ya onlara” diyerek… Metreye vursan daha da söylenesi…
Taslaklarım oluşmuş bir [...]

İnişler ve çıkışlar… yazısının devamını okuyun

26 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Gün içinde kaç mod oluşur bir kişide? Bir yılda kaç mevsim vardır? İki soru birbiriyle çok ilintili… Yalnız bir ayrıntı var ki mevsimler düzenli oluşuyor geçişsel olarak ama bu durum kişiye dönüp baktığımızda hiç de öyle değil… Yazdan kışa, ilkbahardan yine kışa ve belki sonbaharın hüznü ilkbaharın ılık ve iç açıcı durumuna da dönüşebiliyor… Hiç [...]

Bulutların üstünde… yazısının devamını okuyun

18 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Geçen hafta rahatsızlık nedeniyle sokağa çıkamamıştım… Acısını çıkarıyor gibi hafta başından beridir Kadıköy’le bütünleştim… Çarşamba günü de kurs nedeniyle Üsküdar’a düştü yolum… Üsküdar Belediyesi ara ara “Mor Salkım” adında dergi çıkartır… Mart ayında çıkacak denilmişti… Kurstan çıkınca doğru belediyeye gittim… Görevlilerden baskı hatası nedeniyle geriye gönderildiğini ve yenisinin ne zaman geleceğini bilmediklerini öğrendim…
Tam dışarıya çıkarken [...]

Çanakkale Savaşı yıl 1915 den ve günümüzden manzaralar… yazısının devamını okuyun

13 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

“Süleymaniye Kütüphanesine Yolculuk” yazımda anlattığım gibi kapısına dek gelmiştim arkadaşlarımla… Artık içeriye girebiliriz dostlar… Ancak, grupla gezebilmek için önceden izin almak gerekiyor ve bu izni Osmanlıca hocamız sevgili Ayşe Aytekin önceden almıştı. Yine de kapıda bir süre bekledik… Sanırım âniden alınan izinle, başka bir grup gezmesi oluşmuş…
Bizi önce bir bahçeye aldılar ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde müdür [...]

Süleymaniye Kütüphanesi… yazısının devamını okuyun

10 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Doğum günün kutlu olsun ablacığım… Tam 65 yaşındasın biliyor musun? Pastana  6 tam ve bir de yarım mum koyacaktım… Yapacaktım bunu ve sen o boğuk gülüşünle kahkaha atacaktın… Çünkü sesli gülmek yakışmazdı bir genç kıza ve sonraları da bir kadına… Hatta gülerken ağzını elinle örtmek de isteyecektin… Gülmeyi bile hak etmiyormuşçasına… Neden???
Özledim… Çoook… Seni andığımda, [...]

10 Mart 1945… Birsen Ablam… -3- yazısının devamını okuyun

7 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Bazı günlerim vardır, her yıl yeniden ve yeniden yazdığım… 8 mart da onlardan biri ama yalnız bunlarla sınırlı kalmıyor kadınlar adına yazdığım… Çok doğal… Ben bir kadınım ve yaşadıkça, gördükçe, okudukça dile getiriyor olmam…
Bu kez Wikipedi’den alıntıyla başlayacağım… Neden her yıl Dünya Kadınlar günü kutlanmakta ve neden kutlanılmasına gerek duyulmuş…
“8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New [...]

Dünya Kadınlar Günü… 8 Mart 1909 yazısının devamını okuyun

5 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Geçen hafta Osmanlıca kursuna gidememiştim… Evimizdeki en küçük(!) çocuk yine hastalıkla boğuşmamızı ve bir acil yolu yapmamızı özlemiş sanırım… Ertesi gün sıra arkadaşım ve hafta içinde Osmanlıca hocam aradı “Süleymaniye Kütüphanesi’ne gideceğiz cuma günü” diyerek… Ben heveslendim de durumlar ne gösterir, beklemedeydim… Hem Hüsn-ü hat kursuma ve hem de kütüphane gezime gidebildim… Kontrolu boş günüme [...]

Süleymaniye Kütüphanesi’ne Yolculuk… yazısının devamını okuyun

2 Mart, 2010 tarihinde fatosh yazmış

“Başsağlığı dilemek”… Amacımız buydu… Yola çıktık annem, ablam ve ben… Âdettendir, boş da gidilmez… Biz de aldık… Bunlar işin başlangıcı ve kolay tarafı… Ya yitimi olan eve gittiğimizde ne yapacağız? İşte zorun başlangıcı hep bu aşama olmuştur benim için… “Ne desem boş” lara varırım sonucunda… Akıp giden düşüncelerimde…
Yitip giden çocukluk arkadaşım… Annemin dediği “Kırkınız karıştı”… [...]

Başsağlığı dilemek… yazısının devamını okuyun