25 Şubat, 2010 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Alihan Çetin

Foto:Alihan Çetin

Mevlid kandilimiz mübarek olsun. Hemen her kandil günü yaptığım gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesine girerek okudum. Bu kez iki açıklamasından bölümler alıntıladım Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun…

Aslında bu deyişlerin; Peygamberimizin güzel örnek olduğunun ve dinin iyi anlaşılmadığı yerde bid’at ve hurafenin, törelerin, çıkar ilişkilerinin, siyasetin, dinle şöhret ve servet kazanmanın dini bir zemin bulmasının yalnız kandillerde anımsayarak uygulamamız gerektiğini düşünmek doğru değildir. Kişi özümseyerek yaşamı süresince davranış olarak benimsemeli, dürüslük ilkelerinden ayrılmamalıdır.

Hz. Peygamber’i sevmek, O’nu örnek almak demektir. Çünkü O’nun örnek hayat çizgisi, söz ve davranışlarının temsil ettiği değerler bütünü, bizler için her zaman yaşanabilir ve uygulanabilir özelliktedir.

Dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına ve bunun önemli bir parçası olan kadın haklarına uymayı, yetim ve kimsesizlere kol kanat germeyi, ne sözle ne davranışla kimseyi incitmemeyi, iyilik yapmayı öğütleyen ve yaşayışıyla bunlara en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz, yetimin elinden tutmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş, hiç kimseyi incitmemiş, bütün varlığa şefkat nazarıyla bakmış, karşılaştığı onca çirkin iftiraya ve dayanılmaz sıkıntıya karşın kötülüğe kötülükle karşılık vermemiştir.

Sahip olduğu ahlâka uygun erdemlerle, Yaradan’ın “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin” övgüsüyle onurlandırılan sevgili Peygamberimiz paylaşmayı, sevgi ve saygıyı, ötekini anlamayı ve ona yardım elini uzatmayı, hoş görüyü, affı, rahmeti ve merhameti yalnızca önermemiş, bunları aynı zamanda yaşadığı örnek hayatında hep uygulamış, sonuçta bu ve benzeri erdemler Hz. Peygamber ve Sahabe topluluğunun hayat çizgisi olmuş, böylece sevgi, güven ve huzur temeline dayalı, kendisiyle ve Yüce Yaradan’la barışık bir toplumu oluşturmanın yolları bizlere somut olarak gösterilmiştir.

Alıntılardan birincisi “Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinimizin temel kaynağı Kur’an-ı Kerim’in, Hz.Muhammed (s.a.s)’e vahyedilmeye başlanmasının 1400. yılı münasebetiyle 2010 yılını  ‘Kur’an Yılı’ ilan etmiş ve bu yılda toplumu Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Peygamber konusunda daha etkili şekilde aydınlatmayı planlamıştır. ” yazılarak süregiden bir basın açıklaması. Bu yazımın gereği olarak ise “Dinin iyi anlaşılmadığı yerde bid’at ve hurafenin, törelerin, çıkar ilişkilerinin, siyasetin, dinle şöhret ve servet kazanmanın dini bir zemin bulması ve burada kökleşmesi kaçınılmaz olur.” yazıldığı, alıntıladığım bir açıklama daha bulunmakta.

İkinci olarak ise mevlid kandilinin önemi ve nedenini açıkladığı bölümden bazıları ” Yüce Yaratıcı’nın Kuran-ı Kerim’de ‘yüce bir ahlak üzere! olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği, peygamberlik zincirinin son halkası olan Sevgili Peygamberimiz (sav)’in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutlayageldiğimiz Mevlid Kandili’ni 25 Şubat Perşembe gününü Cuma’ya bağlayan gece idrak edeceğiz.

Kur’an-ı Kerim’de ‘Andolsun ki Rasûlullah’da sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için mükemmel bir örnek vardır.’ (Ahzâb, 33/21) buyrularak Sevgili Peygamberimizin hayatı bizlere yaşanabilir ‘en güzel örnek’ olarak takdim edilmiştir. Hz. Peygamberi örnek almak, ancak O’nun insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı daveti hayatımıza yansıtmakla ve güzel ahlâkını bir bilinç ve hayat tarzı olarak davranışlarımızın mihveri yapmakla mümkündür.” yazımı ki “mihver” TDK’da açıklandığı üzere “eksen” olarak Türkçe’mizde kullanılmaktadır.

Mevlid kandilimiz kutlu olsun.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 27, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın