14 Ocak, 2010 tarihinde fatosh yazmış
Foto:Değer Altunay

Foto:Değer Altunay

Evet! Deprem bir doğa olayıdır. Dünyamız var olduğu sürece deprem ve daha birçok doğal âfetler de olacaktır. Gerek olan elden geldiğince önlem alabilmek ve yitimleri en az seviyede tutabilmektir.

Yazılarımda sıklıkla bu konuya değinmekteyim. Bu konuyla ilgili Sayın Prof. Dr. Uğur Kaynak hocamıza DOHAD sitesinde sürekli sorular sorarak, onun değerli bilgilerini paylaşmasıyla da bu düşmanı tanımaya çalışmaktayım. Hocamız yine bir toplantıya konuşmacı olarak katılıyor. “ Beklenen Marmara depreminin Çanakkale’ye olası etkileri” adı altında yapılacak toplantıya Çanakkale Olay sitesinde  ilgili açıklama detayıyla verilmiş. Hocamızın değineceği konu ise “Deprem Güvenli Yapı”. Yani en gerek olanı…

Haiti’de Mw 7.1 bir deprem oldu ve TV de görüntülere baktıkça 1999 Marmara Depremi’ni yaşar olduk yeniden çoğumuz… Allah’ım ne olmayası günlerdi onlar. Hürriyet Gazetesi internet sitesinde şöyle diyor; “Deprem Haiti’nin başkentini yok etti. Amerika Kıtası’nın en yoksul ülkesi Haiti’yi önceki gün son 200 yılın en şiddetli depremi vurdu. 7 şiddetindeki depremin merkez üssü olan başkent Port-Au-Prince bir dakikadan fazla süren sarsıntıyla büyük oranda yıkıldı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Parlamento binası, bakanlıklar yerle bir oldu. Başkan kurtuldu. Ancak binlerce kişi enkaz altında. Başbakan ‘en az 100 bin kişi öldü’ dedi.”. Ne acıdır bu… Ne travmadır sonrasında yaşanacak olan.

Ortalıkta koşuşturan yüzlerce insan, ne yapacağının bilincinde olmayan… Neredeyse boş bakan gözleriyle. Ne olduğunun henüz bilincinde değiller ki ne yapacaklarının bilincinde olsunlar.

İstanbul’umu düşünüyorum… O her motora binişimde kollarımı açıp kucakladığım… O her geçişimde köprü üzerinden, dualar ederek “Sen İstanbul’umu, bu güzelliği koru Allah’ım.” dediğim, nedense gözlerim yaşlı… Niye acaba? Bir şüphe mi var içimde? Bir deprem olduğunda düşlediğim  manzara mıdır, gözlerimi yaşartan?

Hüsn-ü Hat kursum vardı bugün… Üsküdar’ıma gittim… Giderken Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi’nin puslu görünümü… Kız Kulesi, Salacak sahili, daha nice ve nice doyumsuz eserler… Güzellikler… İçime çekercesine kayıt aldığım görüntüler… Aklımdaysa Haiti’deki deprem… Allah’ım neler olacak???

İstanbul’un yerleşim bölgelerini ben bilemiyorum… Üsküdar’dan A dan Z ye yer adı konulmuş bir sürü otobüs, A dan Z ye bir yerlere gidiyor… Kadıköy’den de… Eminönü’nden de… Taksim’den de… Beşiktaş’tan da… Oradan da buradan da… İstanbul’un nüfusunu da ben bilemiyorum… Bilen???

Yağmur yağıyor, trafik sıkışmıyor… Duruyor… İş, okul gidiş ve gelişlerinde de öyle… Bir bina çöküyor, altından çıkarılacaklar bekleniyor… Bir yangın oluyor, belki de dar sokaklar ve park eden araçlar nedeniyle ulaşılamıyor… Bir hastalık çıkıyor ortaya, hastanelere doluşuluyor… Yetersiz kalıyor…

Canım ülkem bir deprem kuşağında… Depremlerin eli kulağında… Zaman… Öyle hızla geçiyor ki… Ne zamandı 1999… Aaa! 2010 olmuş… Varın siz hesap edin, aklım ermiyor… “Olası Marmara Depremi” dedik dedik de ne çok konuştuk, yazdık çizdik biz… Sonuç???

Binalar güçlensin… Yok yok, yıkılıp yapılsın… Deprem 2007 de olur… 2010 da 2011 de olur… Olmaz, daha var! Orada olmaz, burada olacak!

Her nerede olursa olsun, bu Haiti’de olabilir… TV deki görüntülere baktıkça içinizden neler geçirdiniz? Yüzünüz ne şekil aldı? Can her yerde can… Yitim her yerde yitim… Duyulan acı, aynı… Bugün sana, yarın bana… Bugün size, yarın bize… Ben, sen, o, biz, siz, onlar… Ne farkeder ki…

“Biz o acıyı biliriz.” diyordu kanalın birinde… Yarın gazetelerde de çarşaf çarşaf yazılıp, çizilecek… E-eee!!! Sonuç???

“Balık hafızası” diye TDK’da aradım bulamadım… Google’da aratınca ne buldum dersiniz? “Balık hafızası deyip geçmeyin. ‘Balıkların hafızası 3 saniyedir’ miti yıkıldı. Bu sözün bir efsane olduğu olduğu, balıkların aslında 5 ay öncesine ait bilgileri hatırlayabildiği belirlendi. Balıkların eğitilebileceğini de gösteren araştırmalara göre, balıklar fareler kadar akıllı…” yazıyor NTVMSNBC internet sitesinde… Oradan da sınıfta kaldık…

Canım ülkemin her bir milimetrekaresi değerli… Canım ülkem bir deprem kuşağında… Canım ülkeme “Deprem güvenli Yapılar” gerek ki canlar yitmesin… Ekonomi çökmesin… İstanbul’umsa bu konuda önde gidenlerden… Ben demiyorum…

İstanbul Büyükehir Belediyesi‘ nin internet sitesinde şöyle yazıyor; “İstanbul, üç imparatorluğa başkentlik yapma özelliğinin yanı sıra, her dönem ekonomik merkez olma özelliğini de koruyan az sayıda şehirden biri. Şehir, 1923′te kurulan yeni cumhuriyete siyasi anlamda başkent olmamasına rağmen, ekonomik merkez olma özelliğini her zaman sürdürmüş ve ülkenin kaderini belirleyen konumunu asla kaybetmemiştir.
Kentin ekonomisine ve iş yaşamına kısaca bakacak olursak, bugün İstanbul’un Türkiye GSMH’sindeki payı yaklaşık yüzde 23 düzeyinde. İstanbul’un her yıl devlet bütçesine katkısı yüzde 40, buna karşılık devlet harcamalarından aldığı pay yüzde 7-8 dolayındadır. Özel bankaların hepsinin genel müdürlükleri ve Türkiye’deki toplam banka şubelerinin yüzde 21′i İstanbul’da bulunuyor. “… Ve daha birçok bilgi, örneğin “İstanbul’un ihracatı Türkiye toplamının yüzde 46’sın ithalatın ise yüzde 40′ını oluşturuyor.” gibi… Ve “Hedef, İstanbul’u dünyanın sermaye ve iş piyasasının yönetim merkezi haline getirmek…” gibi… gibi…

Özün sözü, Allah yardımcımız olsun… Kuşkusuz çalışmalar yapılmaktadır ama yeterli düzeyde midir? Ya biz kendi evimizde neler yapmışızdır? Ev güvenli olsa da, örneğin eşyaları sabitlemiş miyizdir? O an nerede olacağımızı bilemediğimiz için, bulunduğumuz yerin sahibi ne gibi önlemler almıştır?

En yakınıma bile böyle bir konu açtığımda öcü (ne demekse) görmüş gibi kaçmaktadır… Kaçıp da ne olmaktadır? Olay o an için geçiştirilmiş, aslında Demokles’in kılıcı gibi baş üzerinde sallanmaktadır…

Hani bir sözümüz vardı “Unutmayacağız, unutturmayacağız.” diye o günlerde söylediğimiz… Var mısınız yeniden canlandıralım? Şunu da anımsayalım lütfen… Hiçbir şey için geç değildir… Yeter ki istekli ve birlik olalım… Deprem ve doğal âfetler için bilinçlenerek gerekli önlemleri alabilelim…

Hepimiz Allah’a emanet olalım… Sağlıcakla kalalım…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 37, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın