20 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Milliyet Gazetesi

Foto:Milliyet Gazetesi

Milliyet Gazetesi’nde esmer güzeli bir kadın fotoğrafı ve bir haber manşeti…

Erkek haremi tartışması

DIŞ HABERLER SERVİSİ
güncellenme zamanı  20.12.2009
Gazeteci Nadine El Bedair, erkeklerin çok eşlilik hakkı varken kadınların böyle bir hakkının olmamasını sorguladı.

Mısır’da bir kadın gazeteci, “Kadınlara da çok eşlilik hakkı verilsin” mesajı veren bir makale yazınca ülkede kızılca kıyamet koptu. Din adamları bunun İslama aykırı olduğunu savunurken, bir milletvekili de gazeteciye dava açtı.

Mısır’ın “El Masri El Yavm” adlı gazetesinde Suudi Arabistanlı kadın gazeteci Nadine El Bedair imzasıyla yayımlanan bir makale, ortalığı karıştırdı. Din adamları ve politikacılar, İslamda erkekler için çok eşliliğe izin verilirken, bunun kadınlar için de neden bir hak olmadığını sorgulayan Nadine El Bedair’i topa tuttular. Hatta parlamentoda gazete ve gazeteci hakkında dava açılması için önerge verildi. Din adamları makalede verilen mesajın İslama aykırı ve kışkırtıcı olduğunu ileri sürdü.
Nadine El Bedair, El Masri El Yavm’da yayımlanan yazısında, erkekler için uygun görülen poligaminin her iki cins için de geçerli olmasını yani kadınlara da birden fazla erkekle evlenme hakkı tanınmasını istedi. Bu olmadığı takdirde evliliğin yeniden tanımlanmasını talep eden kadın gazeteci, erkeklerin sadece eşlerinden sıkılmalarını gerekçe göstererek yeni bir eş almasına izin verilmemesi gerektiğini savundu.

‘Günahkârlığa teşvik ediyor’
Beklendiği gibi makale kısa sürede büyük tartışma yarattı ve Mısır’daki önde gelen İslam otoritelerinin şimşeklerini üzerine çekti. Otoritelerden biri, kadın gazetecinin İslami geleneklere saldırmaya hakkının olmadığını belirterek bunun durdurulmasını istedi.
Harekete geçen Mısırlı bir milletvekili ise günahkârlığı tevşik ettiği gerekçesiyle gazeteye karşı dava açtı. Bazı din adamları da erkeklerin birden fazla eşle evlenmesinin sosyal bir amacının olduğunu, böylelikle dul, boşanmış ve bekâr kadınların bir partner bulabildiğini söylediler.
Ancak din adamlarından biri, makalede kadınların birden fazla erkekle evlenmesinin önerilmediğini, bazı kadınların eşleri tarafından ne denli kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin bir uyarı yapıldığını belirtti.

Bundan neredeyse bir yıl önce, “İmam nikahlı eşe, malvarlığı bölünmesi” konusu gündeme gelmiş ve  ben etkilenerek;
“İmam nikâhı…ve insanlar… “http://biranne.azizce.com/2008/11/22/imam-nikahive-kadin-olmak/
yazmışım.  Yazımdan bazı alıntılar yapmak istedim;

Yakıcı duygu dedik ya eski yazılarda aşk için… Denetim altına alınamaz olduğu da bir gerçek… Peki bu imam nikahı olayı bunu kapsıyor mu? Kime kıyılır imam nikahı? Evli çiftlere dinimiz gereği… Dedik ve benimsedik… Aile kavramını da yazdık mı? Anne, baba, çocuklardan oluşuyor… Öyleyse ne demek ikinci eş? Nasıl benimsenebilir bir olgudur her açıdan? Paylaşılan nedir, umulan ne? “Nikahımı vermem, ne yaparsan yap?” ne demektir? “Verilmeyen nikah” neye yarayacaktır? Akla sığmayacak bu sorular ki bunlar yalnızca bu işi uygulamaya koyacak, eğer sayılabilirse “büyük” insanlara yöneltilmişlerdir… Yaşayacakları “ilişki”(denilebilirse) için… Sonrasında asıl eş, çocuklar, onların psikolojik sorunları, işi uygulayanların psikolojileri ve işin hukukî boyutları girecektir, işin içine… Kaçınılmaz olarak… Ve aklıma şu an gelmeyen öteki yükümlülük ve sorunları da peşinde sürükleyerek…
…..

Evliyken ikinciyi istemek ne demektir? Anlaşamıyorsan iletişim kur ve boşan… Git yeniden evlen… Eşini aldatmaksa, kendine saygısızlıktır öncelikle… Evliyken bir başkasına da aşk duyabilirsin ama bu saygısızlık yapmanı gerektirmez… Ya eşine gider, buraya kadar dersin… Ya da olmayacak şey diyerek, sessizce içinde taşır… Yücelirsin, yüceltirsin…

Kadın ve erkek öncelikle bir insandırlar… İnsanları öteki canlılardan ayıran en önemli özellik akıllarını kullanabilir olduklarıdır… İnsanlar iletişim kurarlar… Ve çözüm ararlar… Bulunamazsa yollar ayrılır… Evlilik yalnızca çiftleşmek olsa… İnsanı öteki canlılardan ayıran, özel olarak Allah’ımız tarafından verilmiş akla saygısızlık edilmiş olur… O saygısızlık da akla değil Allah’a olur… Biz değil miyiz Allah’ımızın verdiklerine hamdeden ve şükür olsun diyen… Eğer diyorsak neden uygulamayız… Ve uygulamazsak cehennem zebanilerini(!) yok saymış olmaz mıyız?…

Çağımıza dek denenmiş ve sonunda en uygunu budur diyerek yasalara bağlanmış aile kavramı oluşmuştur, “anne,baba ve çocuklar”… Eğer işimize gelenler için uygulamalara kalkışırsak… Bunun arkası kesilmez… Ve iş çığrından çıkar… Bir hak veriliyorsa tüm insanları kapsar… Ve o insan kavramı kadın ve erkek denilen iki cinsi de kapsar… Yarın öbür gün ben üç eşliyim diyen bir kadının çıkması durumunda… Ona bön bön bakıp, belli yakıştırmalar yapmaya da kimsenin hakkı olamaz… Bu sorunun, tüm kadınların sorunu olması gerektiğine inanıyorum… Başkasının acı çekmesini umursamayıp, bir sonra sıranın onlara da gelebileceğini düşünmeden adım atanların da…

Ben annemden, babamdan, babaannemden, anneannemdem, dedemden… Hiçbir yakınımdan böyle örnekler görmedim… Ben böyle bir aile terbiyesiyle yetiştirilmedim… Ve asla benimsemiyorum… İki eşliliğe hayır diyorum… Kalanını düşünmek bile, içimi bulandırıyor…

Lütfen hemcinslerim… Bu bir aldatmacadır… Ucunda bir kuyunun olduğu… O kuyunun batak olduğu… Çırpındıkça daha dibe batıldığı… Ve sonuçta yok olunduğu… Bizler değerliyiz… Kendimize saygımızı yitirmeyelim… Unutmayalım ki biz kendimizi ne denli değerli ve saygın duyumsarsak… O ölçüde karşılığını görürüz…

Hiçbir zaman bir kat için atılmış temel üzerine ikinci kat çıkılamaz… Bu yasalarca benimsenmiş bir yaptırımdır… Temelin güçlendirilmesi diye bir olgu da yoktur… Yapılsa da “eğreti” olacağı baştan bellidir… Öyleyse????????

Yazdığım tarih 22/11/ 2008 ve alıntıladığım haber tarihi 20/12/2009 …

Haberi okuyunca, bu uygulamaların geçerli olduğu ülkelerde kadınların duyumsadıklarına içten katılıyorum… Üstelik Mısır’lı Nadine El Bedair’in makalesi gibi, benim yazımda da uygulamanın yanlışlığı anlatılmak isteniyor, asla kadınların böyle bir talebi olacağı savunulmuyor… Demek istedim… Bir kez daha… Sessiz çoğunluğun sesi olmak adına…

Sevgiyle kalın.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 40, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın