8 Aralık, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Değer Altunay

Foto:Değer Altunay

Bugün televizyonda haberlere doğru dürüst bakamadım. Yazmak da istemiyordum. Olası mı?

Sitemin adı “Bir anne”… Adıyla sanıyla bir anneyim. Duyunca şehitleri, hangi yürek dayanabilir ki… Blogları gezerim kimi kez. Boyunca fotoğrafları süsler, bebeklerin. Ne özveridir o aşamalar… Sevgiyle harmanlanmış, candan verilen. Karşılıksız… Anne yüreği tek noktaya kilitlenmiştir… Çocuğunu en iyi şekilde büyütmeye, onun önüne dünyaları sermeye… Ve bir anne gözünde, çocuğu hiç büyümez. Erkekse anneye tepeden bakan boyu, bariton sesi ile kocaman sarılır… “Oğluşum” diye ünlenilince silkelenir, kızar ve “Büyüdüm” şikayetini dillendirir.

Yere göğe sığdırılamaz; candır, canandır. Kız beğense; ille de ona layık değildir, o istese neleer neler bulabilir. Özetle yenmez, yedirilir… Giyilmez, giydirilir… Üzerine titrenir… İlk dualar hep, “Evlât acısı görmeyelim.” diyedir. Gün gelir biri haber ulaştırır “Şehit oldu.” Dayanacak hiçbir şey yoktur. İnsanın canı en tatlı olandır… Ve buna o can da dayanamaz…

Can arkadaşım bir gün sabaha dek balkonda oturup ağladığını söylemişti. Karşı bloktan birine düşen böylesi ateşle yanan ailenin acısıyla. Çünkü düşen ateş yalnız o aileyle sınırlı kalmıyor… Hepimizin yüreğine de düşüyor… O analar ağlarken, bizim de yüreğimiz dağlanıyor…

Ekranda görüntüleri beliriyor, gencecik fidanların… Işıl ışıl parlayan gözleriyle, tertemiz yüzleriyle gülümseyen… Bir, iki, üç… geçiyorlar sıra sıra… Bakıp da dayanmak ne mümkün…  Ya evlerinde neler oluyor? O haykırışlar nerelerden kopup geliyor? Ya da sessizliğin altında yatan kükreyişleri duymak olası mı? Neye ve nereye?

24 Şubat 2008 de yazmışım, aralarda ne yazık ki yine yazdıklarım oldu “Aktütün Şehitlerimiz” de bu yazılarımdan biri… Bugün tarih 8 Aralık 2009… Ve ben 24 Şubat 2008 tarihli yazımı yine okuyalım istiyorum… Ve bir kez daha olmasın dileğim eşliğinde…

Bizim bütün dualarımız sizinle…

Dün gece sokağımızda düğün vardı… Bir gencimiz daha askere uğurlandı… Kına yaktılar… Kendisi, annesi, kardeşi…  Halay çekti tüm gençler… “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyerek…  İstiklal marşımızı okudular hep bir ağızdan… Bayrağımızla donandı arabalar… Ve gitti… Tüm bu sürece… Ailesinin, onun gerçek düğünü gibi gördüğünü düşündüm… “Ya dönmezse”  diyerek…

Fidanlar… Vatanımızı koruyor… Çakı gibi delikanlılar… Bakmaya kıyılmaz… Ateş düşürüyorlar yüreğimize… Kavruluyoruz… Nasıl dayanır bir ana yüreği, kendinden bir parçanın yitimine… Yok!!! Zor!!! Yaşayan ölülere dönüşen anneler, babalar, eşler, çocuklar, aileler… Yine anneler… Yine anneler… Yine anneler…

“Yurtta sulh, cihanda sulh” demiş Atatürk’ümüz… Dilerim, gerçekten olur… Umutlarımız tükenmesin… Vatanımızın bir parçası uğruna hepimiz elimizden geleni yapmaya hazırız, bir bütünüz çünkü. Kimsenin bölmeye gücü yetmez ama canlar yitip gitmese, gelmese acı haberleri…

“Şehitlik” geliyor ekrana… Yıllar geçmiş üstünden… Onlar aynı yaşta kalakalmışlar… Sessizce izliyorlar bizi…Anne, babalarının tertemiz baktıkları “odaları” ve “canlı” tutmaya çalıştığı çiçekleri olan “yerleri”nden… Dizilmişler yanyana… Öyle canlı ki fotoğrafları… Kalkıverecekler yattıkları yerden ve “hazırım komutanım” diyecekler… Silecekler gözyaşlarını ağlaşanların… “Hayır, biz ölmedik, şehit olduk. Vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna. Gurur duyun. Her kulun erişemeyeceği bir mertebedir bu.” diye sürdürücekler deyişlerini…

Bugün akşamüstü yürüyüşe çıktım. Akşam ezanı okunduktan hemen sonra çöktü karanlık. Başımı kaldırdım, gökyüzünde yıldızlar ışıl ışıldı… Fotoğrafları, çiçekleri canlı, odaları temiz tutulan yerlerinde olabilir ama… O yiğitler yukarıda… Işıldayan her bir yıldız onlardan biri… Orada toplanmış yarenlik ediyorlar…

Vatanımızın bütünlüğüne karşı girişilen çabaların başarısız olmasını, korumak için yapılan tüm hareketlerinse başarıya ulaşmasını Allah’tan diliyorum… Süren sıcak savaşın, amacına ulaşarak ve kayıpsız olarak, en kısa sürede sona ermesini de…

Bizim bütün dualarımız sizinle… Sevgili yavrularımız, aslanlarımız, yiğitlerimiz….

O yüce mertebeye ulaşan şehitlerimize de Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 31, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın