27 Kasım, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Değer Altunay

Foto:Değer Altunay

Tüm İslâm Âleminin Kurban Bayramı kutlu olsun.

Ne olursa olsun, kaç yaşıma gelirsem geleyim, bayramın verdiği heyecanı üzerimden atamıyorum. Dün bugüne devrildi… Gecenin bir vakti yazmaktayım. Yorgunum ve yapacak işlerim de bitmedi. Aklımda sabah yaşanılacaklar düzenlenmekte bir taraftan. Bayram kutlama yazımı yazacağım, kalan işlerimi biraz daha toparlayacağım ve sabah, bayram namazına giden aile fertlerine kahvaltı hazırlayacağım.

Gelenekselleşmiş bu durum, sürecek. Küçücükken babam bayram namazından geldiğinde, bayramlıklarımızı giymiş, kahvaltı hazırlanmış, elini öpmek üzere sıraya dizilmiş olurduk. Bu gelenek böylece sürdü gitti. Ve Allah sürmesini de nasip etsin. Başka bir havası oluyor işte. Yitirilenlerin de aramızda duyumsandığı.

Eskilere gider aklım, çok eskilere… Romanlarda, tarih kitaplarında yazılanlara… Bir köşk ya da saray… İçinde tüm yakın akrabaların barındığı… Bazı kez o yaşamın içinde olamadığına hayıflanırım… Bazı kez okudukça dönen entrikaları, o devirde yaşamadığıma şükreder olurum… Yine de ağır basar ara ara, çoğulcu yaşamın isteği…

Hayal kurarım, iş bölümünü ve paylaşımı… Her konuda… Daha bir sıcak gelir ilişkiler, zorunlu ve yaptırım da olsa işin içinde… Bölündük çok mu hoş oldu? Der bir yanım… Yalnız kalmak istediğinde, başarıyor olmanın getirisi düşer aklıma, bazı kez de… Tüm bunlar boşlukta sallanır, kırgınlıkların uzadığı durumların yerleşikleşmesiyle üzülür bir yanım. Öyle ya herkes ayrı bir eve konuşlanmış… Dilerse görüşür, istemezse ne arar ne sorar. Sonuç koca bir “nokta” olur. Güzel mi böylesi?

Zaman!!! Her şeyin ilacı derler…Her konunun sindirilmesine de yarıyor kendisi… Dönüp baktığınızda arkanıza, inanamadığınız aldığınız yola… Kaç kilometre hız yapmıştık sahi biz? Kaplumbağa hızıyla yol aldığımızı düşünürken, gerçekleşen ralli sürüşü olmuş. Bu kavram karmaşasında, neler neler sindirilmiş o yola… Ayrımına olgunluğun varışıyla… Zamanın yarışıyla…

Göz göz evler, kapıların ardında değişik yaşamlar… Bir tekinde köy barındıran dikili binalar… İçinde kimin yaşadığından habersiz, selam sabahsız yaşayanlarıyla… Peyzaj çalışmasıyla, göze hoş göründürme çabalarında metrekarelik bahçeler, bir iki göstermelik çalı, bitki, ağaç… Bir havuz, bol klorlu içine dalıp çıkabileceğin, binlerce barındırdığı mikrobuyla. Kaç ayaklı önemsiz… Bir de beyaz kutucuktan “Görevli” odası… Değme gitsin keyfine, sen sıradan değilsin… Al sana konak… Al sen de ayrıcalıklı oldun… Arabasız hiçbir yere adım  atamasan da… Bir gelen olsun, birileri geçsin diye yol gözlüyor olsan da…

Evler… Gece konmuş, gündüz döşenmiş… Dere yatağı mıymış neymiş… Penceresinden uydu anteni çıkmış, önündeki bahçemside bir kuş marka araba… Kiminin tekerleği patlak, oturmuş toprağa… Kapı yanında sağı solu pörtlemiş bir kanape ya da  koltuk… Yalınayak, yırtık tişörtle çamurlu su birikintisinde oynaşan çocuklar… Bu da küçük çaplı havuz işte…  Onlar kendi görevli, kendilerini korumaya… Camdan cama konuşmalar, atışmalar var… Herkes birbirinin tanışı, neredeyse… Üzerinde çiçekli naylon örtüsüyle, ayağı onarım görmüş bir masa… Çay içiyor, birkaç kadın hararetli konuşmalarıyla… Yol kenarı, geçen araba yoğunluğu ve gürültüsüyle… Çıkardıkları toz bulutuna karışan…

Yaşamlar… Yaşamlar…

Nasıl bir sıçramadır bu akıldaki… Çağrışımlar, bir geçişte mi gizli? Bir yere giderken, göze çarpan değişimlerdeki… Burası “Böyyük Şeer”… Her durumun olası olduğu… Her bir yol alışta, manzaranın değiştiği…

Kurban Bayramı’mız kutlu olsun diye çıkmıştım yola, yazım bitiminde işlerimin toparlanacağı varsayımıyla… Evet! Hedef koyduğumu kesin gerçekleştiririm de ben, bazı kez klavyeme ya da takıldığıma çözüm için zaman saygısını örselemeden…

Diyor ki Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Kurban Bayramı mesajının bir bölümünde “Bayramlar, giderek yitirdiğimiz sevgi, kardeşlik, paylaşma ve dayanışma gibi insani değerlerimizi yeniden kazanmamıza,  toplumda barış ve huzur ortamının yaygınlaşmasına, kulluk bilincimizin canlanmasına vesile olan müstesna zaman dilimleridir. Aynı zamanda bayramlar, gündelik hayatın yoğun koşuşturması içinde yalnızlaşan ve en yakınlarına bile zaman ayırmakta zorlanan günümüz insanının bir nebze olsun durup düşünmesine, kısır çekişmelerden, anlamsız kırgınlıklardan uzaklaşarak çevresindekileri fark etmesine, akrabalık ve komşuluk bağlarını kuvvetlendirmesine imkân sağlayan özel günlerdir.”… İşte bu koşullarda unutmamız gereken…

Diyor ki Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Kurban Bayramı mesajının bir bölümünde “Her işimizi iyi ve güzel yapmamızı, tüm yaratılmışlara karşı merhametli olmamızı öğütleyen Yüce dinimiz, kurban kesme konusunda da aynı duyarlılıkla hareket etmemizi tavsiye etmiş, kurban edilecek hayvana eziyet yapılmamasını ve çevre sağlığının korunmasını insani bir ödev olarak bizlere yüklemiştir. Buna göre, kurban edilecek hayvanların kesimi mutlaka ehil kimselerce yapılmalı, kurban atıkları gelişigüzel yerlere bırakılmamalı, temizliğe özen gösterilmeli, bu amaçla hazırlanmış olan mekânlardan ve teknolojik imkânlardan yararlanılmalıdır. Hepimiz bilmeliyiz ki, kurban ibadetinin hikmeti, kesilen kurbanının etini bizlerden daha fazla ihtiyacı olan kimselere ulaştırmakla, sahip olduğumuz nimet ve imkanları onlarla paylaşabilmekle ve neticede aramızdaki kardeşlik bağlarımızı güçlendirmekle gerçekleşir.”… İşte kurban kestim deyip de geçip gitmemiz gereken…

Diyor ki Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Kurban Bayramı mesajının bir bölümünde “Bayramların gerçek bayram olarak yaşanabilmesi için, başta aile büyüklerimiz olmak üzere bütün yakınlarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı, hasta ve kimsesizleri ziyaret etmeliyiz. Bu kaynaşma ve paylaşma gününde, hiç kimseyi bu bayram coşkusunun dışında bırakmamaya özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.”… İşte bayramı bayram gibi kutlamamız gereken…

Kurban Bayramı’mız kutlu olsun… Sağlıcakla, sevgiyle kalın… Hoşça kalın…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 38, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Kurban Bayramı’mız kutlu olsun…” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. Merhaba, Fatosh hanımcığım ziyaretin için teşekkür ederim, yazını okudum yine eskilere götürdü beni canım iyi geceler

  2. Fatma hanımcığım, sen de sağ olasın yalnız bırakmıyorsun. Bizler artık eskileri mi düşünür olduk? Bazı kez onu duyumsuyorum. Sevgilerimle.

Yorum yapın