Kendimden şikayetle başlayacağım söze… Bir şeyler oldu bana, durgunluk modundayım ve toparlanamamaktayım. Hüsn-ü hat kursum başladı, yazmam gerek. Osmanlıca kursum da cuma günü başlayacak, notlarımı toparlamalıyım. Aklımda birikenler, yazmam için beklemedeler. Ben ne yapıyorum? Orasını hiç karıştırmamalıyım, sanırım. Alışılmışın dışında bir durağanlık içine girmiş, çıkamamakta bir ben…
Ya yazın sıcaklara bulunan bahane, kışın soğuklara bulunursa… Mevsim [...]
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün,
“Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen ulusal felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
diyerek, bizlere armağan ettiği kutsal emanetimizin, yıl dönümü…
Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu… Türkiye Cumhuriyeti’miz, dünya var [...]
Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun yazısının devamını okuyun
Kadıköy’e gittim bugün… Renklerin içine… İnsan, giyim, davranış… Aklınıza ne gelirse… Renk cümbüşü içindeydim…
Keyfim yoktu, tam iyileşememiştim, gitmek durumundaydım. İyi ki de gitmişim. İnsan evde daha da hasta duyumsuyor kendini. Sokağa çıkınca öyle ya da böyle toparlama moduna geçiyor, ister istemez.
İlk durağım bir banka şubesiydi. Bir zamanlar yaşıtlarımın çalışır oldukları, artık bana çok genç gelen [...]
Cumartesi günü, herkesin ceket ve montla dolaştığı sokaklarda tek penye ile dolaşmanın açılımı da budur… “Grip açılımı”… Hani dillere pelesenk oldu ya… Ben de bir açılım yapmış oldum böylece… Vatana millete hayırlı olsun…
Yazmak değil; haber dinlemek, televizyonlarda görüntülere bile bakmanın canımı çektirmediği durumlardayım. Şiddeti üç gün, sonrasında yavaştan geçer… Biliyorum da o ilk üç gün [...]
Bir cumartesi gününün, benim için haftanın öteki günlerinden hiçbir ayrımı olmuyor artık. Öğrencilik, gençlik günleri ahh, ahh!!! Gel de deme şimdi… Demeyeyim ve ben de kendime göre bir cumartesi günü geçireyim, düşüncesiyle düştüm yola…
Gerçekte bir nikah yemeği var… Eh! Hediyesiz olur mu? Kadıköy ve Üsküdar’dan alabilirsin, diyorlar evden. Yok! İlle de bir Kapalıçarşı havası solumalıyım. [...]
Bayramda sözleşmiştik, mezarlıkları dolaşıp, Eyüp Sultan’a gideceğiz ve oradan ver elini Piyerloti… Bu geziyi de hiç binmediğimiz metrobüsle gerçekleştireceğiz.
Sabah 10.00 gibi yola çıktık. Metrobüs duraklarına ulaşmak, oldukça zorlu. Genelde otobanların orta yerlerine konuşlanmış. Biz Uzunçayır Durağı’ndan bindik. Özellikle fotoğrafladım, E-5 in bir bölümünden geçmek durumunda kaldık. Allah’tan trafik yoğunluğu yoktu, attık kendimizi caddeye ve karşıya [...]
Şehitlik, Merkez Efendi, Eyüp Sultan Hazretleri, Piyerloti yazısının devamını okuyun
Oğlumla kızıma gider oldum bu aralar. Böyle şey var mı? Darılıyorlar resmen. Oysa erkek anneleri gelmiyor diye “Oh!” denilmez miydi? Bir terslik var bu işte. Yine de ben bir anne olarak üstünde durmamalıyım. Evlâdın kızı da bir, erkeği de… Öyle mi?
İstanbul büyük, evler ırak(uzak), yollar çetrefilli… Eh! Gitmeselerdi o denli uzaklara… Ben de gelemem işte, [...]
Başlık “Başlangıç”… Bu deyiş bana… Belki motivasyon olur diye.
Adı rehavet falan da değil, bu durumların. Sis açık renkli… Bu, koyu bir bulut tabakasının arasında yitip gitmek gibi, dağıtacak rüzgarın da oluşamadığı.
“Site”m garip kalmış, bir başına. Girip bakasım yok. Aklıma düşenleri yazsam, gayya kuyusuna düşecekler… Boş yere, bir çıkaran bekleyerek… “Çözüm biziz” masalı, Polyanna’nın ellerinde düş [...]
