
Foto:Foto Kenan
Yarım asır + 6 = Yaşım
Kutlamalar bir gün öncesinden başladı… Ve hatta bir hafta öncesinden de diyebilirim…
Bayramda yakın akrabam, kardeşim de diyebileceğim bir can eve gelen pasta üzerine bir mum dikti. Onu üflemiştim. İyi de oldu. İstanbul’uma bir megakent diyorsak, gidiş geliş aralıklarına da saygı göstereceğiz.
Bizim evin ağasının da, mağdur sel bölgesine düşecekti yolu, olamayacaktı. O da “mum söndürme” olayına tanık oldu böylece. Ve pazar gününden yanağa bir öpücük kondurulup, o da il içinde gurbete yolcu edildi.
Geldik, benden doğma canlarıma… Hazırdan gelen kızıma kavuşturanımla, daha öyle birine rast gelememiş olanım… Hepsi canlarım… Canımın parçaları…

Foto:Alihan Çetin
Aralarında telefonlaşıyorlar, bir hareketlilik var… Ama benim duymamam gerek… İlle de duymazdan gelmek, şartım… Canlar konuşup, anlaşmışlar… Unutmuşum doğum doğum günüm neyim var… Telaşa tanık olunca, aklıma düştü…
Pazar günü, büyüğü geldi yanıma “Anne pazartesi yemeğe gelecek, gece kalacak kardeşlerim” diye. İyi, ne güzel…
Pazartesi günü yemek yapmaya giriştim. Bizim evde elektrikli aletler çok sık bozulur, yenilenir. Kolaylık varken, kendimi zorlayamam doğrusu… Her bir şeyi doya doya kullanırım… Bozulursa Allah Kerim… Demem o ki neden budur…
Rondo, en sık kullandıklarımdan biridir. Yemeğe başlayınca, ilk malzeme soğanla iş görmeye başlar, benimle birlikte. Bugün yaya kalıverdim. Döner gibi ses çıkarıyor, çıkardığı sesle kalıyor. Soğanlar sapasağlam yerinde… Koca robotu çıkarmaya üşendim. Blenderla işim görüldü. Ama kafaya taktım, alınacak!!!

Foto:Alihan Çetin
Gündüz küçüğüm geldi ilk. Çocuklar yorgun, iş yaşamı zorlu… Eee, gençlikte çekilebiliyor böylesi durumlar. Akşamına da işle ilgili bir seminere gitti, “Erken dönerim, yemeğe bekleyin.” diyerek. Onun ardından kızım geldi. Elinde bir kutu… Kutu içinde pasta… Doooğru mutfağa gitti. “Anne, bunu açmak yok.” diyerek, buzdolabına kaldırdı…
Yakınlarda bir spot mağazası var, arkadaşıyla uğrayıp elektrik süpürgesi almışlar. “Anne ekmek kızartıcı var, alsa mıydım acaba?” demez mi? Aman da aman “alışveriş” sözünü duyan beni kim tutabilir? “Hemen hazırlanayım, çıkalım, al tabiii” diyen bir ben oluştu o anda.
Yolun başı, aklımda rondo hayalim durup duruyor… Ânında hazırdım… Gittik, rondolara baktım. Ne istediğimi biliyorum. Gündüzleyin “internet kımılı”yla sanal alışveriş merkezlerini gezmişim, zaten. Laf aramızda bayılıyorum, dolaşırken o sitelerde… Almış kadar oluyorum… Kendimi oyalıyorum… “Aklım sıra”
Sonunda onun ekmek kızartıcısı elimizde, döndük… Ben istediğimi bulamadım.
Yemekler yendi, bulaşıklara dokundurmadılar… Çayı demleyip, salonun baş köşesine kuruldum… Pastamı bekledim… Kaynana gibi… :D :D

Foto:Alihan Çetin
Işıkları söndürdüler, üzerinde üç mum yanan pastam geldi… Muzlu, fındık fıstıklı, beyaz çikolatalı… Şimdi her bir mum 10 yaşın simgesiyseee, ben 30 oluyorum… He mi??? Ayyy!!! Bayıldım ben bu işe… Caaanım çocukkayım menim….
Ertesi günü iş var, gözleri şaşı şaşı bakmaya başladı garibanların… Gençlik, ne olursan ol… Yorgunluk hep var… Eski günlerime gitti, aklım… İşten döndüğümde “Bir kap hazır sıcak çorba olsa,evde” dediğim günler… Kaloriferli eve evliliğimin ikinci senesinde geçmiştik. Hazır gıda desen, yok o zamanlarda.
Bir gün yorgunum, canım yemek falan yapmak istemiyor, yılmışım hayattan… ve yaşım 22 daha… Arabın Yeri’ne gitmiştik, eşimle… Ev almışız borç ödüyoruz, aynı zamanda… Amma hızlıymışız biz yaaa!!! Neyse… Paramız kısıtlı… Ne yesek diye kara kara düşüncelerdeyiz… Ne yedik, unuttum ama… O günden bana kalan, şu an bile tadını duyumsadığım “patates tava ve sigara böreği” anısı vardır. Şimdi de, ikisini de çok severim…

Foto:Neşe Çetin
Ne diyordum ben… Çocuklarımın yorgunluğu… Bir anda uçuruverdi beni geçmişe… Kızım 26 yı bitirmiş, üstüne yedi ay geçmiş… “Anneee, 18 yaşındaymışım gibi geliyor bana” diyor. Hesap yaptım, onun şu anki yaşının üstüne beş ay koy, ikinci çocuğumu doğurmuştum ben… Çok koştuk, çabuk yorulmayız umarım…
Öpüştük, yattılar… Ben de yazmaya koyuldum… Sıcağı sıcağına… Çok sevindim, anımsamalarına… Davranışları hoşuma gitti… Yazmaya başladığımda, henüz ikinci kızıma kavuşturmamış oğlum geldi yanıma… Bir de sürpriz yapmışlar bana…
Gündüz gezindiğim netteki sanal alışveriş gezimi, gerçek etmişler… Tevekkeli değil, kızım bilgisayarı açıp da “Hangisiydi anne?” diye sormuştu ve ben gerçekten böyle bir durum hiiiç aklıma bile gelmeden “İşte bu.” diye göstermiştim. Kargo teslim, gelecek… Beklemek kalıyor, geriye… Şaşkınlık, sevinç, karmaşık duygular… Şimdi yaşadıklarım… Karıştım…
Yatağa gittiğimde, bu duygularımı düşünerek… Sindirmeye çalışacağım…
Evet! Gece yazdıklarım buraya dek… Sabahtan itibaren yaşadıklarımı da ekleyerek, sürdüreceğim paylaşımımı… Ben de merak ediyorum…
Öncelikle fotoğrafları ekledim. Sevdiklerim telefonla aradılar, kutladılar. Ben de caddeye çıktım. İlk uğrağım Telekom oldu. Faturalar… Doğum günü falan dinlemiyorlar. Ardından AUM’a gittim. Hemen cam kenarına konuşlandım. Cam dediğim, şu yenilerden. Kıvrılıp, bir köşeye toparlanmış. Tümüyle caddeyle bir bütün oluyorsunuz. Börek ve çayla tek başına kutlamamı yaptım. Kulağımdan gelen hafif müzik, benimleydi.
Yanımda kalemim var, küçük bloknotumu çanta değiştirirken koymamışım. Boş duramadım, peçetenin üç kıvrımına içimden geçenleri yazdım. İçeriği bende saklı…

Foto:Alihan Çetin
İşte böyle, okuyup da benimle paylaşan canlar… Yukarıdaki ilk fotoğraf tam “bir” yaşımı gösteriyor. Onun bir altındaki “ellialtı” yaşımı…
Acısıyla tatlısıyla geçen yıllar…
Sevgili Prof. Dr. Uğur Kaynak hocamın o güzel cümlesiyle başlayayım elliyedinin ilk dakikalarına… “Uzun ve mutlu yaşayalım” hep birlikte…
Sevgiyle kalın.
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 54, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Eylül 29th, 2009 at 09:30
sevdiklerinizle , seveceklerinizle …
doğum gününüz kutlu olsun .
sevgilerimle figen
Eylül 29th, 2009 at 12:35
Sağ olasın Figen’ciğim… O güzel dileklerin hepimiz için olsun… Çok sevdiğim bir hocamın, şu anlamlı cümlesini hep kullanır oldum… “Uzun ve mutlu yaşayınız.”… Kısa ve öz… Tüm duyguları içinde barındıran… Yaşamda olmasını dileğimizi betimleyen…
Bu cümleyi de “hepimiz için olsun” dileklerime ekliyorum.
Sevgiyle kalalım…