20 Ağustos, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Fatma Çetin

Foto:Fatma Çetin

Hoş geldin mübarek ramazan ayı…
” أهلا بكم في شهر رمضان المبارك  ”

Yazmaya başladığımdan günümüze, üçüncü mübarek ramazan ayına  gelişim. Doğal olarak her gelişlerinde yazmışım bu mübarek ayı. Hatta “Eski Ramazanlar” diyerek yaşadıklarımı da paylaşmışım. Geçmişe yönelik yaşadıklarımız, birbirinin yinelenmesi gibi gelse de içinde ne ince ayrımlar bulunmakta. Her yaş büyüdüğünde, oluşan gelişimlerin getirisi.

Böyle gün ve zamanlarda, kesinlikle Diyanet işlerinin yazılarını okurum. Orada yazılanlar da yinelenir gelebilir. Aslında işin özü, vurgulanmak istenilen dürüst ve düzgün bir yaşam örneğidir. Hepimizin olması gereken…

Bu kez de Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu anlamlı paylaşımlar yapmış. Kuşkusuz tümünü değil ama alıntılarımı ben de sizlerle paylaşacağım. Örneğin orucun, teravih namazının, iftar ve sahur yemeklerinin nedenlerinin vurgulandığı bölümde şöyle bir anlatım var; “iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar;  ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih; hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur…” şeklinde süregiden.

Günümüzde  birbirini ezerek üste çıkma çabalarının, paylaşımla varılacağı güzel nokta için ise; “çağımızda yaygın hale gelen bireyselliğin yerine diğergamlığı ve paylaşmayı toplumda egemen kılmak ve Ramazanın bize getirdiği bütün güzellikleri toplumun her katmanıyla paylaşmak amacıyla ‘paylaşmak güzeldir’ ana başlığı altında…” cümleleri ile ilk kez bu yıl başlatılan bir kampanyadan söz ediliyor.

Son olarak Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun yazısından bir alıntı daha yapacağım; “Günümüzde, sahip olduğumuz insanî değerler erozyona uğramaya yüz tutmuş, sınırsız bir dünyevîleşme ve maddileşme benliğimizi kaplamış, bireysellik, bencillik, çıkarcılık, çekememezlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz değerler ilişkilerimizde öne çıkmış, bütün bu beşeri zaaflar toplumumuzda mutsuz, umutsuz, olumlu düşünemeyen ve paylaşamayan kişilerin sayısını artırmıştır. Ayrıca bütün dünyayı kasıp kavuran şiddet ve terör, işgaller ve hak ihlalleri, ayrımcılık, dinleri ve din mensuplarını hedef alan korku ve evham üretimleri insanlığın geleceğe olan umutlarını zayıflatmıştır.
Şüphesiz bu olumsuzluklar, aşınan ve kaybolan değerler karşısında yapılması gereken; özünde yaratanı tanıma ve yaratılanı sevme olan, inanç ve öğretileriyle 14 asırdır insanlığı aydınlatan yüce dinimiz İslâm’ın iyi anlatılması ve anlaşılmasıdır.”

Gerçekten çok iyi anlamamız, çok hassas ve saptırmadan uygulamamız gereken yüce dinimiz için, bu yazılanlara “Amin” diyorum.

Hoş geldin mübarek ramazan ayı… Dilerim yalnız şekil olarak değil, içten gelerek yapılır tüm ibadetler… Huşû ve tümden varımla.

Ramazan ayı tüm İslâm âlemine hayırlı olsun…

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 96, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın