31 Temmuz, 2009 tarihinde fatosh yazmış

Foto:Alihan Çetin

Foto:Alihan Çetin

Yine günlerin koşuşturup geçtiği bir hafta ve gelen sonu… Geçtiğimiz günlerin birinde can arkadaşım telefonda yazılarıma verdiğim aralığın dikkat çekiciliğine getirdi sözü. Aynı şeylerin yinelenmesinden dem vurmaya dek geldik. Yaşam bile bir yinelenme silsilesi gibi yönlenirken, yazılanlarda kendini göstermesi doğal değil mi?

Bazı kez kitaplarda okurken şevke gelen ben, uygulama modunda duraksıyorum. Geri dönüp bakıldığında yaşanan ve yapılanlara, “hep aynı şarkı” durumları mı etken bilinmez?  Bu aralar böyle işte… Sıcağa verilen geçiştirmelerle…

Bir liste oluşturma düşüncesi akılda olan “yapılacaklar”… İyi de onu yapmaya bile istek yoksa içerilerde… Günlük rutin yaşama geçiş, kalsın biraz daha öteye…

Bakalım ne zaman sıyrılacak bu moddan? Ben de meraklardayım… Umarsız davranışların ardında gizlenmiş karamsarlığın bitimine kaç var?

Caddeye düştü işim, yürüme yolu… Yine şöyle bir yol aldım sessiz bahçeye, yoğuşan düşüncelerim eşliğinde…

Bakkal çalışanı çocuk selam verdi, aldım. Günün bir saatinde başladığı işinde, her an sokak arşınlamakta… Adı “evlere servis”… Gürbüz bir çocuğun, deri kemik durumlarına geçişi… Göz önünde, bir süre içinde… Yaşam bu işte… İstisnalar kaideyi bozsun, bozmasın… Umurumda değil… Kimilerinin evden bir yerlerini kaldırmadan istediklerini, bu çocuk her daim taşımakta… Birazdan aç telefon “Unutmuştum, bana bir de … gönderin.” de… Oooldu peki, çocuk yine kapında. Sen kıpırdama birazdan atlar arabana spora gider, orada terleyip kilo vermeye çalışırsın. Sonra da diyetisyen randevuna yetişirsin ki gram verebilesin.

Cadde ayrı bir âlem… Dizi dizi yemek yerleri… Yaz mevsimi, kaldırım kenarı konuşlanmalar… Birileri ağzına yiyeceği götürürken, yarım metre ötesinde üstü başı pislik içinde bir iki çocuk yanaşmış “abi/abla bize de alsana” durumları… Yaşam bu işte… Ki yalnızca denk gelebildiklerimiz/görebildiklerimiz… Bakıp geçmek olası değil… Üniversite bitirmiş gençlerin asgari ücrete iş buldukları güne sevinmelerine… “Ötekiler açıkta” diye işe sarılmalarına… Dahası da var… Üstü kalsın, almayalım… Mod ayarı yapacağız, göz yumma durumlarına geçiş… ???

Yarın can arkadaşlarımla buluşacağım… Önce birinin evinde oturup, söyleşecek ve ardından konserimize gideceğiz. Hafta içi yine öteki canlarla toplaşma… Girmese araya bu hoşluklar, nasıl yaşanır kılınası dünya? diyerek…

Meteoroloji uyarı yapmış “yarın öğleden sonra gökgürültülü mevzi sağnak yağış” yazısıyla… Yağmasa şaşardım, bereket… Sen kalk bu yaşında üstelik ilk kez, konser neyim tuttur… En çok sevinen kaşık düşmanı olduğum olacak, besbelli… Ağzına doladı, bu konser işini… Alışkın değil ya!!!

“Şemsiyemi alırım, yağmurluğumu giyerim, turşum da çıksa giderim.” … Bugünkü sloganım bu, 70 km. ötedekine… Ah bir de yazdığımı okusa… Özde diyorum da sözde kalıyor…

Çalakalem, karmaşık bir silsile… Aynı yaşamın yinelenenlerine benzeş… Bu aralar bu modda eğleş… Gerçeğin içinde bir açılım, kimi kez gerektir…

Sevgiyle kalın…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 19, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın