
foto:Fatma Çetin
Hoş geldin evimize demişim “Maşuk…Evcil hayvan yetiştirme serüveni-2…” yazımda… Daha iki aylık diye de eklemişim… Maşuk, bu rehavetle birlikte yaşanan olumsuz enerjiler içinde de dost olmuş bana… Ve “cici kuş”, “canım” diye seslenmiş bugünlerde… Yüzümde gülücükler açtırmış; iki ayaklı, aklı olan, düşünen ve konuşan canlı türü örneğine ki davranış ve ağzından çıkanların varacağı noktayı belirleyemeyenlere karşın… “Nereye gidiyoruz?” sorularının ortalarda bedavaya dolaştığı, öylece bakılıp dokunmadığı sürece başıboş bırakıldığı, başına gelenlerin seslerinin duyulmazdan gelindiği, başa geldiğinde destek arandığı günümüzde…
Hiçbir atasözü boşa söylenmiş, yazılıp çizilmiş ve günümüze değin gelmemiştir… Deneyimler sonucu oluşmuştur… Ve “tarih tekerrürden ibarettir” söylemi de… Önemli olan tekerrürün yalnızca “tarih” geçmişiyle sınırlı olmadığının anlaşılabilmesidir…
Yalnızca hoşluklardan oluşan bir yazı çıkamıyor; çevremde gördüklerim, yaşanmışların dönüşümleri ve okuduklarım gibi getirilerin, düşüncelerime yansıyarak çoğalması nedeniyle… Duyarsızlaştırma işlemini ne denli çağrıştırsanız da yapım ve yaptırımlarınızda… Geçiş süreçlerini engelliyemiyorsunuz… Oradalar işte, baş vermek üzere hazır, an kollamadalar…
Yaralarımı kökünden kazıdım…Kanadılar… Diktim… İzleri kaldı…
Kişiliklerin küçük yaşta oluşturulduğu tezinden ortaya çıkan davranış biçimlerinin, değişmek değil ama gelişememekten ortaya çıkan sorunlara dönüşmesi ne acı… Oysa o kadar zor mu gelişim? Süreci eğitim ve öğretimden çıkan ama nasıl eğitilip, ne öğretildiğine dayanan… Ya da eğitim ve öğretimin nasıl yorumlandığına, kişi tarafından… Hoşgörü, anlayış, olumlu bakış açısı… Bu kez TDK yok… Arayıp bulur kişi, ne arıyorsa…
Seçimler, tercihler… Bu konuda yazılıp çizilenler… Kimi bağlar ki bakış açısının kilitlendiği bireyler ve toplumlarda…
Canım Maşuk’um, bir kafesle sınırlı yaşamın… Bırakılsan ortalarda telef olacağın kesin… İlk anda seni özgürlüğünden alıp, buralara dek getirenlere olsun küskünlüğün/küskünlüğünüz… Kilit altında senin gibi onlarcasını sergileyip, alıcı bekler durumda bırakanlara, canlı türü ayırdetmeksizin… Belki de özel bir durum diye düşün, bize konuk olup yaşadığın günlerini… Sevildiğin, temiz bakıldığın, elden gelindiğince özgür bırakıldığın ortamda…
Kısır döngülere dönüşen ortamlara düşme olasılıklarını göz ardı etme lütfen… Özgürlük adı altında geçen söylemlerle… Çok kez düşün, mutlu ol yanımızda… Gösteri de yapmayacağız görünümünle…
Yedi aylık olmuşsun, yaptığım parmak hesabına göre… Islığın, gönderdiğin öpücükler de cabası kelimelerinin yanı sıra… İstemin yalnızca su, yiyecek, temiz bir kafes… İçten sevginin yanısıra, verdiğin ışıltı hepsine değer…
Kısa ve özlü bir anlatımlara bayılırım, ârif olanın anladığı… Yazarken klavyem düşüyor söz uzuyor… Haydi bu kez, sınırla kendini diyelim…
Sevgi ve hoş görünün eksik olmayacağını umduğum yaşamımızda… Hoşça kalalım…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 22, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın