20 Nisan, 2009 tarihinde fatosh yazmış

foto:Alihan Çetin

foto:Alihan Çetin

Geçtiğimiz aylarda beni yoran ve “nereden giriştim bu işe” dedirten kış bahçemize bu gece doluştuk… Küçücük ama bizi içine sığdırdı. Sıcacık bir ortamın oluştuğu anlar süresince,o küçücüklük yerini huzurlu ve geniş bir alana dönüştürdü.Mutlu olmak için önemli olanın bulunulan yer değil,kişilerle ilişkin olduğunu kanıtlarcasına.

Bahçede var olan yeşil yapraklı çiçeklere ek,bir dolu da renkli çiçekler diktik.Daha da eklenecek ve tohum olanlar açacak.Ne güzel,gün be gün izlemelerdeyim. Birkaç soğan topraktan başını çıkarmış.Hem rengi hem de ne çıkacağı bana sürpriz.Eşime vermiştim aldıklarımın tümünü ve nereye ne diktiğini bilmiyorum.

Tüm gün dışarıda olan ve alışverişten sonra yorgun eve dönen benim,aklımdaki tek şey bir kahve yapıp,o küçümen kış bahçemde oturmaktı.Hak etmiştim.Yarın gelecek olan oğlum ve kızım için ek alışverişimi de yapmış,ertesi gün hazırlığımı aklımda tasarlamıştım.Bu arada ödevim çantamda dolaştım tüm gün ve bulduğum her fırsatta okudum.Eskilerden kalan alışkanlığım sürmekte,kurs derslerimi yetiştirmek zorunda olduğum hiç aklımdan çıkmamakta zaten.

Cuma günü bir panele katıldığım için kursa gidememiştim.Arkadaşım aradı…Bir ödev vermiş ki hocamız, aman da aman.Bu nedenle çalışmaya başladım.Çarşamba gününe hat ödevim,salonun baş köşesinde durmalarda.Şunu itiraf ediyorum,hat meşki oldukça zorlu ve özen isteyen bir sanat.Çizim yaptım,yazdım ve ince düzeltmeler daha da zorlu geldi.Öğretime başladığımızda dolu olan sınıfımız,yarıya inmiş durumda.Çoğu kişi pes edip,yok oldular.Aslında Osmanlıca dersi de öyle…Bir heves başlayanların,sonunda bırakıp gittiğine her yıl tanık oluyorum.Osmanlıca üçüncü kur olduğumuz için,ağır olacağı başından belli olmasına karşın.Divani yazılan belgelerin zorluğuna ben de katılıyorum ama okumayı başardığımızdaki mutluluğumuza değiyor.

İşte bu mutlu zorluklar da aklımda,kahvemin yanına ödevimi de alıp,balkona çıktım.Bir süre sonra üzerimde bir çift göz duyumsadım.Size de olur mu bilmem,o bakışları duyumsamak? Başımı kaldırdım,iki çift gözle karşılaştım…Oğlum ve kızım bana bakmakta…Oysa yarın geleceklerdi…Sürpriiiz…Nasıl mutlu oldum.Hem de iki gün kalacaklarmış,ne güzel…

Ben de eşime balık ısmarlamıştım akşama,ek olarak.İçime doğmuş(!),anlaşılan.Onların ardından o da geldi.”Acil sevisim benim”…Olağan balık hazırlama işi, görevine girişti…Karadeniz’li diye, görev dağıtımında bu iş ona verildi… Başbakanımız öyle uygun gördü…Aslında “kraliçeliyet” hükümranlığı sürmekte olduğundan,seçme şansı var mı ola ki…? Oh ne âlâ…En azından bir yerde böyle diyebiliyorum…Başkaca moralimi nasıl yüksek tutabilirim ki…  ;)

Yemeğin ardından tatlı ve çay faslı için çıktığımız kış bahçemizde bol bol gülüştük.Sığışma sorunu,fıkralar ve söyleşilere ek…

Bugün “Artemis”‘e uğradım,Kadıköy’de…Büyülü satış yerine girince,doğuya özgü koku sarıyor beni ve bambaşka bir dünyaya götürüyor.Bıkmadan saatlerce kalabileceğim bir yer.Bambu çan ekinde birkaç da aksesuar aldım,balkona asılacak.Kokulu mum ve tütsü de olmazsa olmaz, doğal olarak.Çıkış kapısına da yapıştıracak,pastel renkli cam süsü aldım.Geçen hafta; tümü cam olan kapalı kapıdan,olanca hızımla çıkma amacıyla,olduğum gibi yapışınca…Gerek duydum.Eşim yazlıktaydı ya telefon açtım…”Cama bir şey oldu mu?” demez mi?… Şakaymış…  :(

Gelen geçenin “ne iyi yaptığımı” söylemelerinden sonra,bekliyordum bir şeyler olmasını.Piyango yine bana vurdu…”Nazar”…Bu sözcük de dikkatsizlik ve demeden edemiyeceğim “sarsaklık” örtme çabasından oluşmuş…Bence…Evde takım bardak,tabak kalmıyor.Suç “nazar”ın…Başka kimsenin dikkatsizliği değil.Özellikle de benim,”asla”…Hele bi…. !!!

Bugün de böyle geçti,işte…Yarına Allah kerim…Aslında yapacak işim çok…Bir de beş çayına,bir can  konuğum var.Hem çay hem de akşam yemeği hazırlamam gerek…Ütüler var yapılacak,dağ yığını oluşturmuş.Haydi tepecik diyelim.Olmadı bir sepet ütüm var ama onlara olan sevgimden,gözüme dağ yığını görünüyor,işte…

Geçenlerde bir dilekçe yazıp,sundum…Emekliliğimi istediğime dair.Dilekçemi yazdım da sunacak yer bulamadım.Kimsenin işine gelmedi…

Ev kadını statüsünde bir vatandaşın ne zaman emeklilik işlemi gerçekleşir…Bir bilen var mı??? O içinizden geçeni duymak istediğimi sanmıyorum…

Kalın sağlıcakla…Ben de, ben de…  :)

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Kış bahçesi…” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. fatoş annecim ,kış bahçesi çok yordu ama sonuç harika , daha nice güzel akşamlarınıza evsahipliği yapsın bu güzel bahçecik sevgiler

  2. Sağ ol sevgili Figen’ciğim.İnşaallah diyorum,ben de…
    Sevgilerimi can İrem’le paylaşın lütfen.

Yorum yapın