4 Nisan, 2009 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer Altunay

foto:Değer Altunay

Günler geçip gitmiş,cumartesi gecesi olmuş ve ben perşembe gecesi can arkadaşlarımla geçirdiğim o güzel saatleri yazamamışım.Aklımın bir köşesinde sürekli devinip duran, sitemin yalnız kaldığı duygusu da ayrı bir âlem.Olmadı!!!Ankara’lara gidip de uzak kalmışlığım var bilgisayarımdan. Oysa bu kez,onunla başbaşa ama başka bir uğraş ile ilgiliydim.Zamanı geldiğinde paylaşacağım,siz dostlarla… Sanırım…

Ev kadını adı altında,bunca yoğunluk da bana mı ait? Koca bir soru işareti!!!Ama öyle oluyor ve şaşıyorum kendime.İç ve Dış İşleri,Maliye, Temizlik ve Yemek Bakanı olup bir de Çalışma Bakanlığı’na soyununca ki bu kurslarımı kapsıyor,Başbakan ve Cumhurbaşkanı da oluyorum işte. Aşmışım ben bu ünvanları ve hepsini kendime sığdırmışım.Kesin daha birçok bakanlıklarım da vardır ama aklıma gelenler bunlar.

Yoğun programıma ara verip, sekreterime(!) not aldırdım “arkadaşlarımla buluşacağım”. Sekreterim, telefonumun ajandası. Arkadaşlarım dediklerim de “can” ekinde olanlardan.Bir tanesi;aklı sıra yurt dışında yaşıyor, bizden çok buralı. Uçağa binip,yaşadığı yerde iniyor ve ânında biletini alıp,bavulunu boşaltmadan kendini yine buralara getiriyor.

Perşembe günü geldi çattı.Akşamına yemeğe çıkacağız,biz dört kafadar.Hani yaşımızı bilmesem,yarım asırlık demem bizlere.Bir de oramız buramız ağrıyıp, ârıza vermese.Eski günlerimize dönüveriyoruz bir anda.Eh! Söz aramızda,gözler de yakını görmüyor ya eskisi gibi,kırışıklar ve buruşuklar yok oluyor. Sanki biz ,eski biziz.Hani bir yazımda “ruh ve beden eşitliği” diye öykünmüştüm ya, işte öyle bir şey.Bir adet de yazının özüne henüz geçememiş olmamı sunabiliriz.Özetle “dolandırıp,durmamdan”.Hele bir durun,gelecek… gelecek…

Daha gelmeden arkadaşımız,iletiler uçuyor,ortalıklarda.Yer ve zaman belirleniyor.Artık sabırsızlıkla gideceğimiz gün bekleniyor.Bu kez de öyle oldu.Yer,Ataşehir’de bir “kebapçı”. Kebabı da hiç sevmem.Yağ ve yağlı et bana uzak olsun,durumlarım vardır.Buluşmamız bir sevinç yumağı oldu.Artık kalanına katlanacağım, düşüncelerindeydim.İkindileyin bile yemek atıştıran ben,kesin o akşamla birlikte 2 (yazıyla iki) kilo almışımdır.Neler yediğimizi tek tek saymayacağım,ben de unuttum.Şu an anımsamak için “Adana Dostlar” yazıp,Google’da arattım ve çıkan tüm fotoğraflara bakınca,fındık lâhmacun açılışıyla başladığımızı , bir iki kebap çeşidi eki ile birlikte, tüm çevresini saran görüntülerden de yemiş olduğumuzu anımsadım. Üstüne meyve ve tatlı da cabası.Kolesterol mü? O da ne ola ki? “Hem canım şunun şurasında kaç kez böyle yiyoruz ki?” nidaları eşliğinde,kendileri rafa kaldırılıp hiç önemsenmemiştir,tarafımızdan.

Arkadaşlardan biri “Paparazzi Fotoğraf Makinası” getiriyor ki bizi “gıcık” etsin.Gün boyunca, dışarılarda koşturmuş ama o “Kameraman Rıfkı” makinasını yanında sürüklemiş, durmuş.Tek keyfi, “pürüzsüz cildimizi” görüntülemek ve ardından “e-posta”lamak.Biz de onu dost diye bağrımıza basıyoruz, işte.Bir öteki de yakın gözlüğünü, sonunda yanında getirmiş.Eskiden bize “hiç bozulmadınız,vallahi” diye övgüler yağdıran kişi,o gece “tüm netliğimizle” görünce,bozguna uğradı.Biz de “aynayla küs mü?” olduğunu sorduk ona.Birimizin oturur oturmaz,ayağının altından “soğuklar üfledi”.Ardından başka bir bölüme taşındırıldık, garsonlar tarafından.Bir zaman sonra da aynı kişiye “sıcaklar üflemeye” başladı,umarsızca oturdu,yelpazelenip.

“Diyet” sözü ise hiç uğramamış,sözlüğümüze.”Menü” denen kitapçığa da bakıp,ısmarladııık bakmadan da ne getirilirse silip,süpürüldü bizlerce.Güldük,eğlendik,yedik,içtik ve “meyve bizden” diye garsonlar dört çeşit birden getirdi.O da bitti.Tatlı yemem diye süzünen arkadaş da ona ayrılan tatlıyı,”aaa bu benim miydi?”diye bitirdi.Sıra geldi kahveye… Masada dört kişiydik ve dört ayrı tatta kahve istendi.Şaka gibi… Sade,az şekerli,orta şekerli ve şekerli.Kimsenin sesi çıkmadı,getirilen kahvelere.Ben az şekerli içmeme karşın, “orta şekerli” isterim ve hep “az şekerli” gelir.Bir kez yanılıp,”az şekerli” dedim ve “acı kahve” geldi,şekersiz. Bir kez de “orta şekerli” istedim,”şekerli” geldi.En zararsızı bana göre “orta şekerli” demek oldu ve şaşmıyorum artık.Ölçüleri her nasılsa? Bu kez de aynısı oldu.Bu paragraf da kahve söyleminden, kendinize ne pay çıkarırsanız,çıkarın gayri.  ;)

Şimdi yazdıklarımdan “yemeğe boğulup giden dört tombul” gelmesin,aklınıza.Aslında biz “balık eti” diye nitelendirilenlerdeniz.Hadi olmadı,biraz daha ekleyin.Bu beslenme biçimimizden ötürü de bir miktar daha eklenebilir,desem mi acaba? Ama hiç ilgisi yok. Gerçekte balık eti bile bize fazla.Allah acımış bizlere, ya dengeliyor kilolarımızı ya da bünyemiz böyle.Her ne hâl ise,şanslıyız.Doğal olarak,eskilerdeki gibi incecik değiliz ama örneğin;diyet bisküvilerini yemek altlığı olarak yiyen ben,diyetisyen peşinde koşup aç gezenlerin, şimşeklerini çeken bir hedef olduğumu söyleyebilirim.Çok şükür Allah’ıma,bana iltimas geçmiş,bu konuda.

Bu denli çok yediğimizin üstüne,kilolarımızın bilgisi de verildikten sonra ne çok eğlendiğimizi yazmama gerek kaldığını sanmıyorum.Aslında yazarken de kendimizle inceden dalga geçerek eğlenmekteyim.Eğer bizler yaşama bu pencereden bakmazsak,zararımız yine kendimize olacaktır.Her yaşın ayrı bir güzelliği vardır ve her bir kırışığın da. Allah hepimize o kırışıklıkları görecek denli uzun,sağlıklı ve mutlu yaşamlar versin.Şimdilerin meşhur cümlesi “kendimle barışığım” bilinçli olarak söylendiğinde, ne denli güzel bir anlam kazanacaktır…

Hayat her yaşta güzeldir.Yeter ki her ânımızın değerini bilelim.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 31, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Kebap ve biz…” yazısına 4 Yorum yapılmış

  1. Ben de aynı durumdayım :) Sürekli koşuşturan,hayatı yaşanır kılan,ama adı ev kadını olan :)Kolaylıklar diliyorum,sevgilerimle.

  2. Sabır ve sevgilerin birleştiği Dostlukların daha çok büyüdüğü Belki yorgun belki yoğun Yinede mutlu ve umutlu Güzellikler dolu günler Seninle Olsun

  3. Merhaba sevgili “anka”,

    Hoş geldiniz.Yorumunuz için teşekkürler…Paylaşıyoruz,aynı şeyleri…

    Sevgilerimle.

  4. Sevgili “aysed-şirinem-gökkuşağı”,

    Haftaya bu güzel dileklerinle başlamak…Teşekkür ederim…

    Sevgilerimle.

Yorum yapın