17 Mart, 2009 tarihinde fatosh yazmış

foto:Alihan Çetin

foto:Alihan Çetin

Çarşamba günü hat kursunda Leyla Arlı hocamız, bir sergilerinin olacağını belirterek bizlere davetiyelerini dağıttı. Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde 16 Mart Pazartesi günü saat:18.00 de açılış ve kokteyl olacağı yazıyordu davetiyede. Doğal olarak, o günü iple çekmekte olan ben, geç saat olacağı için oğluma da eşlik etmesi için rica ettim. “Tarihi Sulanahmet Köftecisi”ne uğrama sözüyle, onay aldım.

Akşamı da ayrı güzel olan canım İstanbul’umu doya doya yaşamış oldum, kendi ölçülerimde. Üniversite yıllarımda her gün gittiğim için, benimsemiş olduğum Sultanahmet’e yaklaşırken de içimi çok hoş duygulanımlar kaplamakta olduğunun bir kez daha ayrımına vardım. Seviyorum ben bu semti. Işıklar altında Sultanahmet Cami’si daha bir görkemli olmuş. Park deseniz, son derece bakımlı. Güneşin belki de acımasızca vurguladığı ayrıntılar da gecenin karanlığında yok olmuş ve daha romantik bir görünüme bürünmüş…

Türk ve İslam Eserleri Müzesi de bu ışık şöleninden payına düşeni almış, her bir tarihi eserin aldığı gibi. Muhteşem görünüyor her biri, hak ettiği gibi.

foto:Alihan Çetin (eser:Leyla Arlı)

foto:Alihan Çetin (eser:Leyla Arlı)

İçeri girdiğimizde bizi bir sanat topluluğu karşılıyor, konuşmaları eşliğinde. Bu sergi “Derin Grubu Sanatçıları”na ait. Çoğunluğu benim “hat sanatı” hocam gibi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları mezunu. İlgimi çeken bir esere eğilmiş alttan, yandan incelerken bir de Didem Öz ile tanıştım. Yanıma gelip, açıklamalarda bulundu. Kendisi Üniversitede kalmayı yeğlemiş ve “Halı kilim eski kumaş desenleri ana sanat dalı araştırma görevlisi” olarak çalışmaktaymış.

Derin Grubu kataloglarında ” Eğitimini aldığımız Geleneksel Türk Sanatları, geçmişi çok eskilere dayanan 13.yy. Anadolu Selçukluları ile büyüyüp gelişip, Osmanlılar’da doruk noktasına ulaşan hat, çini, halı kilim eski kumaş desenleri, minyatür gibi Türk Sanatlarını çağın gereksinimleri doğrultusunda geleceğe taşımak sorumluluğuyla çalışıyoruz. Bu doğrultuda eserlerimizi halkın ve sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz.” açıklamasıyla serginin anlam ve önemini dile getirmişler.

foto:Alihan Çetin (eser:Harun Yılmaz)

foto:Alihan Çetin (eser:Harun Yılmaz)

Gerçekten pırıl pırıl gençlerin onca uğraşla oluşturdukları eserleri de ben beğeniyle izledim. Her birinin önünde, verilen emeği duyumsadım. Hep derim ya emeğe saygım sonsuzdur. Kuşkusuz aralarında çok beğendiklerim oldu ve oğluma rica ederek onları fotoğraflamasını rica ettim. Ancak tümünü burada görüntüleyebilmem olanaksız.

Müzelerin o mistik havasında bu tarz sergileri gezmek de ayrı bir keyif veriyor bana. Sergide yapılan sanatsal konuşmalar da aynı ölçüde mutlu ediyor beni. Hele böyle gençlerin bir arada çabalayarak, ortaya çıkardıkları eserleri sunuma, bizlerin görünümüne sunmaları da ayrı bir güzellik.

Derin Grubu’nun “Derinde Sanat” sergisi 15-25 Mart 2009 tarihleri arasında Sultanahmet’te bulunan Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde gezilebilir olacak. Düşünün gittiğinizde hem canım İstanbul’umun eşsiz eserler barındıran o güzelim semti de yeniden gezebilirsiniz ve hem de aynı güzellikte  çeşitli sanat dallarının oluşturduğu eserleri de görme olanağına sahip olursunuz.

foto:Alihan Çetin (eser:Fatih Çetinkaya)

foto:Alihan Çetin (eser:Fatih Çetinkaya)

Sergiyi zevkle gezdikten sonra yemeğimizi de adı üstünde Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nde yedik. Duvarlarında ünlülerin yazmış olduğu ve onların çerçeveleyerek, asmış oldukları yazıları okuduk. Dönüş yoluna koyulduk. Uzun geldi bana dersem, kınamayın. Hava soğuktu ve insanlar, günün yorgunluğunu yüzlerinde taşıyorlardı. Dükkanlar kapanmış, o çoklu kalabalıklar ise az sayıda ve evlerine dönme telaşı içinde kişilerin oluşturduğu bir topluluğa dönüşmüş durumda. Haydarpaşa İskelesi’nde vapur durunca, o yorgun insanlar zoraki bir hızla trene yetişme çabalarına giriştiler. Trenden de nereye… Kimbilir? Ertesi sabah, aynı işlemin tersini yapmak üzere… Yaşamın sürmesi için… İçimden geçirdiğim”gençler işbaşına” oldu ama yalnız gençler değildi doğal olarak…

Sultanahmet turistlerin çok olduğu bir yerdir, bilirsiniz. Okul yıllarımda “hippi”ler çoğunluktaydı ve ben onları öylece izlerdim, uzaktan. Dün baktım, “genç  yaşlılar”la doluydu. Emekli olmuşlar, ülkelerinde rahatlıkla yaşıyor ve üstüne üstlük olanakları elveriyor, ülke dışı geziyorlar. İşte o an içimden geçirdiğimse “darısı yurdumun emeklilerinin başına” idi.

Sevgiyle kalın.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 220, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

“Derinde Sanat…”sergi”” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. çok güzel bu fotograflar arkadaşım iyiki gidip gezmişsin de bizlerlede paylaştın çok beğendim teşekkür ederim

  2. Sevgili şirinem,
    Ben de teşekkür ediyorum.
    Sevgiler.

Yorum yapın