14 Mart, 2009 tarihinde fatosh yazmış
foto:Alihan Çetin

foto:Alihan Çetin

Bugün kursu “kırdım”.İtiraf ediyorum. Müthiş bir duygu.Düşünün evdekilerin, kurstakilerin haberi yok. Yakıştı mı? Evet!Amacına bağlı.Bana “felekten bir saat” geçiritti,bu duygu.Meğer ne de denemek istediklerimdenmiş de bugüne kısmet!!!miş… ;)

Evden vakitlice çıkıp Şemsipaşa Kütüphanesi’ne gittim ki Osmanlıca kursuna yetişeceğim.Solmaz Kâmuran’ın “Minta” adlı kitabını,ödünç alacağım.Bu kez Uygar bey,öğle dinlencesine çıkmış.Bu da bana masasında oturan,Levent beyle tanışma şansı getirdi.Levent bey,son derece efendi bir genç.Üniversitenin “kütüphanecilik” bölümünü bitirmiş.Çok yeni işe başlamış ama aynı ölçüde hevesle işine koyulmuş.Getirdikleri yenilikleri kapsayan bir açıklama yaptı.Bunu ayrı bir yazı olarak,kapsamlı bir açıklamayla yazacağım.

Biz söyleşirken,zaman geçmiş.Diyorum ya size “yaşlılığın ilk belirtisi” olan “çok konuşma”nın hakkını tam anlamıyla yerine getirmekte ve bıkıp,usanmadan sürdürmekteyim.

Kitabı ödünç alıp,dışarı çıktım.Canım Şemsipaşa’nın o güzelim manzara görüntüsü aklımı başımdan aldı.Mis gibi deniz havasını, derin derin içime çektim.Sol yanımda balık tutan en az yirmi insan.Oltayı geriye doğru atıp,şöyle bir geriniyor ve olanca hızlarıyla misina bölümünü ileriye fırlatıyorlar.Oltasına balık gelen,yanındakilere havasını atıyor. Dudaklarında gülümseme,yüzünde balık yakalamanın gururu ile balıkları çıkarıp kovasına koyuyor.Kimin kovası doluysa,o kral oluyor.Bir iki genç var aralarında.Çoğu ben yaştaki gençlerden.  ;)

Çevrelerinde oltası olmayan,yüzlerinde hayran bir ifade ile içi gidip bakanlardan oluşan bir de grup var.Balık oltaya gelince onlarda da aynı gülümsemenin belirdiği,ilginç…Oltalardan misinalar fırlatılıyor,makaralar sarılıp geri çekiliyor,eşsiz manzara ve mis gibi deniz kokusu eşliğinde onlara da zaman geçiyor.

Doğal olarak öylece zaman benim için de akıp geçti.Kursun ilk bölümü de yarılandı.Arkada bir çay içme,yemek atıştırma yeri var.İçeri girdim,huyum ya anında “görünüm eleştiri”m ağzımdan fışkırdı.Her yan katlanılabilir cam ile çevrilmiş.Kafanızı kaldırıp,tavana bakmayın….bakmayın işte.Çoluk çocuğun eline mum boya alıp,duvarı boyadığı gibi çiziktirilmiş bir dolu karalama var.Oturma yerleri için,şark biçimi döşenme çabalarına girilmiş.Doğu batı sentezi(?) mi değil mi çözemedim.Ama konum muhteşem,servis yapanlar güleryüzlü ve yardımsever,en önemlisi de “temiz”.

Tost ile çayımı söyledim.Çalan müzik kulağımı tırmalamasın diye de kendi müziğimle kulaklarımı doldurdum.O da ne ola ki…”nostaljik müzik” denenlerden,işte.

“Allah’ım çok mutluyum. Şükürler olsun sana,bana bu saatleri yaşatıyorsun” dualarım eşliğinde;Osmanlıca ödevimi,kağıdımı kalemimi çıkardım.Arada ödev okuyor,arada eşsiz görünümü izliyor,arada yazımı yazıyor,arada “mola”lı çayımı yudumluyorum.Vapurlar gelip,gidiyor…Dolmuş motorlar da birilerini bir yerlere ulaştırma çabalarında.Onların geçtiği yerlerde salınan birkaç kayık içinde,balık tutma işini ekmek parası için yapanlar da var.Sanki her an bir deniz taşıtı,batıracakmış gibi endişe duyuyorum, oturduğum yerden.Hayat akıyor…

Benim için de hayat akmak durumunda…Her güzelliğin bir sonu vardır ya…Şimdi toparlanıp öteki güzelliğe akacağım,Osmanlıca kursuna.Hocamıza ve arkadaşlarıma da bu yaşadıklarımın itirafını edip,yaşadıklarımı ve gördüklerimi anlatarak, dersin ikinci bölümüne gireceğim.Anlayışla karşılanırım,biliyorum.Hafta içi beni üzen sağlık durumum nedeniyle, bugünüme şükürler olsun.Bilirim beni sevenlerim de benim adıma sevinir…Ötekiler içinse “sağlık olsun”…ne diyebilirim ki…

Kalın sağlıcakla…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 42, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Felekten bir gün…” yazısına 4 Yorum yapılmış

  1. merhaba fatma abla,

    nasılsınız gene o mükemmel yazılarınızdan birini okudum o anı bizimle oaylaştığınız için çook teşekkür ederim insanoğlu işte küçük şeylerdende mutlu olabiliyoruz yalnız son bölümde okuduğum yanlış okumadıysam rahatsızlıktan bahsettiniz bu beni üzdü sizin gibi değerli bir insanın hastalanmasını hiç istemem sizi ablam gibi sevdim çünkü kendinize çoooook dikkat edin ALLAH sizin ve ailenizin sağlığını hiç bir zaman bozmasın iyi günler dilerim

  2. Merhaba Mustafa kardeşim;

    Çok teşekkür ediyorum,hem yazım nedeniyle olumlu yorumunuz ve hem de sağlığımla ilgilendiğiniz için.
    Ablanız gibi görüp ettiğiniz o güzel dua ve iyi dilekleriniz için de ayrıca teşekkür ediyorum.

    Sevgiyle kalın.

  3. canım arkadaşım yine en güzel yazılarından birini yazmış ve içine tüm yüreğini ve samimiyetini koymuşsun.Bazen kaçamak yapmak kendimize vakit ayırmakta ayrı bir güzel en güzelini yapmışsın arkadaşım bu arada nasıl oldun inşallah iyisindir sevgilerimle

  4. Merhaba şirinem;

    Çok teşekkür ederim,o güzel yorumunuz için.Bir teşekkür de sağlığımla ilginize,iyiyim.
    Kaçamağın nereye(!) yapıldığı çook önemli… ;)

    Sevgilerimle…

Yorum yapın