
foto:Fatma Çetin
Bu söz benim için ne denli önemlidir…ne denli önde gidenidir, yaşam çizgimin…Kitaplardan uzak kalmanın verdiği üzüntü de o derece derin olur bende.
Tekdüze gelebilecek şekilde kurslara gittiğimi yazar oldum.Haftada iki gün ve yoğun ödevlerle boğuşuyorum. Her hafta Osmanlıca ödevi yazar oldum.”Mezîdün fîh masdarları, bâbları, ismi fâilleri, mef’ûlleri “bu haftaki ödevimiz.Kaç sayfa da okumamız var.Bitmedi…Hat sanatı dersinden;iki tane 50*50 yazı ve meşk kalemiyle çalışma,”be” ekleriyle en az üç sayfa yazım da beni bekleyenler arasında.
Şikayet etmiyorum,severek yapıyorum ama bir eksiklik duydum bugün.İçim ezildi,üzüldüm…Çünkü ben kitaplarımdan uzak kaldım.
Eski yazılarımdan bilirsiniz,Şemsi Paşa Kütüphanesi’ne üyeyim ve ödünç alacak olduğum kitaplar var…Aklımın içinde dönüp duruyor,gidip almam gerektiği.Bugün yine araçla önünden geçerken,içim gitti…Uğrayamadım…
Geçtiğimiz günlerde bir ileti geldi,kütüphaneden.
“Sitemiz guncellenmistir.
www.semsipasakutuphanesi.com
ayrica uyelerimiz
http://www.facebook.com/groups/edit.php?officers&gid=53093922767#/group.php?gid=53093922767&ref=ts
facebook grubunu uye olarak kutuphanemizle ilgili her turlu istek, sikayet ve dusuncelerde bulunabilir, kutuphanemiz ile ilgili herseyi paylasabilirler.”
yazıyordu.
Hemen girip araştırdım…Sizlere de öneririm…Yalnızca Şemsi Paşa Kütüphanesi’yle sınırlı kalmıyor www.ekutuphane.org linkine girdiğinizde A dan Z ye tüm illerimizin kütüphanelerine ulaşabiliyorsunuz.
Dedim ya özlemişim,okumayı.Dersler ve öğretiler,o deryanın yerini tutamıyor.Her birinin yeri apayrı.Geçtim sınırlı “ev kütüphanem”in başına.Onu alıyor,kıyamıyor ve kucağımda tutuyorum…öteki kitabın da başına aynı şey geliyor…derken bir baktım ki kucağım kitaplarla dolmuş.Kimbilir kaçıncı kez yeniden okunacaklar???
İçeriklerini bildiğimden,şu anki ruh durumuma göre “tamam bunu okumalıyım” dediğim tam on kitap,öylece yanı başımda bana bakıyorlar…Hiçbirini geri koymaya gönlüm razı gelmiyor.Ne zor işmiş,seçim.”Her seçiş,bir vazgeçiş”(!)…Biliyorum!!!…Kitap seçiminden, başka yönlere kayan aklımı başıma getirecek,Doğan Cüceloğlu kitaplarına yönelmeliyim…İşte budur;çözemedim,paylaşıyorum ve sonuç…
Yağmurlu ve soğuk hava,neden küsüp saklandığını bilemediğim güneş…sözüm sizlere…Her şeyin tekdüzeliği sıkıntı verir bana…Ara ara paylaşım yapamaz mısınız?…Yağarken de gösterirdin, gülümsemeni…gökkuşağına dönüşen görünümünle…sevgili güneş…Özledim…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 78, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Mart 1st, 2009 at 20:57
Fatma ablacım kitap okumayı çok seviyorum.Ama üzüntüm hayatın kısa kitabında çok olması.Hepsini okumaya vakit yok.Ben her sene kitap fuarından bir senelik kitabımı alırım.sıraya koyar okurum.Güzel bir kütüphanem var.Fakat şikayetim ödünç alınan ve bir daha geri getirilmeyen kitaplar.İnsanlar ödünç olarak aldıkları her türlü eşyayı zamanı gelince iade ederler fakat aynı hassasiyeti kitap konusunda bir türlü göstermiyorlar.Fatih sultan mehmet demişki.:Bir insanın evinde bulunması gereken üç şey vardır,banyo,tuvalet ve kütüphane.Ayrıca günümüzde okumadan alim yazmadan katip olmak isteyen çok insan var.Bizim dinimizin ilk emrinin OKU olmasıda çok manidardır.Ayrıca fatma ablacım seninde çok iyi bildiğin gibi okumadan yazılmaz.Seninde çok iyi bir okuyucu olduğunu yazılarından anlamak mümkün.İYİ GECELER.
Mart 1st, 2009 at 21:00
Okul yıllarında çok severdim kütüphaneye gitmeyi kitap okumayı halada çok severim nasıl bir kitap olursa olsun okumak çok büyük zevk veriyor nerede olursa olsun hem bilgilenmek , türkçemizi daha iyi öğrenmek hemde güzel vakit geçirmek için asla vazgeçemiyeceğim bir tutkum.N egüzel söylenmiş bir söz var insanın en iyi arkadaşı kitaplardır diye paylaşımın için çok teşekkürler canım tüm sevgilerimle
Mart 2nd, 2009 at 21:16
Zeynep’çiğim;
Teşekkür ederim yorumun için…Ben de sana şöyle diyebilirim ki “sen de çok okuyor olmasan,yorumlarında kendini ve düşüncelerini bu denli güzel ifade edemezdin”…
Sevgiyle kal…
Mart 2nd, 2009 at 21:21
Sevgili Şirinem;
“En iyi arkadaş kitaptır” cümlesi,gönlüme kazınmıştır ve çok doğru olduğuna da inanıyorum.Çocukları büyütürken,uyudukları an, yemek yapmaya başlardım…fırsattan istifade…Bir elimde kaşık,bir elimde kitap olurdu…eğer,çorba gibi bir şey karıştırıyorsam.Kâğıt ve kalem eksik olmaz çantamdan…Sokakta dinlenmek için bile bir yere oturduysam,bir bakarım masaya çıkarmışım…Nasıl alışkanlıksa bu???
Sevgilerimle…
Mart 11th, 2009 at 16:49
Fatma Hanım 2,5 aydır uğramıyorsunuz kütüphanemize, neden arayı açtınız:)
Sevgiler,
Uygar
Mart 11th, 2009 at 19:40
Merhaba Uygar bey;
Haklısınız uğrayamadım ve yazımda belittiğim gibi “içim gidiyor” her yanından geçişimde.
İnşaallah cuma günü Osmanlıca kursuna geldiğimde uğrayacak ve
“Kadının Adı Yok…
1 Kasım, 2008 tarihinde fatosh yazmış” yazımdaki Solmaz Kâmuran’ın “Minta” adlı kitabını almak üzere geleceğim,eğer uygunsa.Değilse de söz; başka bir tanesi okunmak üzere alınacak,tarafımdan.
Görüşmek üzere…Sevgiyle kalın.
Mart 13th, 2009 at 19:07
Fatma Hanım;
Şemsipaşa Halk Kütüphanesi kütüphane memuru Levent ben,bugün konuştuğumuz konuları ve hassasiyetlerinizi müdür bey ile paylaştım.Bildiğiniz üzere içerisinde bulunduğumuz Şemsipaşa Camii tadilatta dolayısı ile asıl giriş kapımız (cadde üzerinde olan)kapalı durumda bundan ötürü denize bakan taraftaki kapıyı kullamak zorunda kaldık malesef ödenek yetersizliğinden dolayı tabelayı uzunca bir süre koyamadık kısa bir süre önce sponsor vasıtası ile tabelamız yapıldı ve yerine yerleştirildi.Bilginize ….
Bu arada sıcak sohbetiniz için teşekkürler,sizin gibi kitap dostlarını kütüphanemizde görmek bizlere güç veriyor.Görüşmek Üzere…Hoşçakalın.
Not:Şemsipaşa Camii Restorasyon işi mayıs ayının ilk haftasında bitiyor dolayısı ile girişimiz eskisi gibi cadde üzerinde olacaktır.
Mart 13th, 2009 at 19:31
Merhaba Levent Bey;
Sizi tanıdığıma sevindim.İlginiz ve vermiş olduğunuz bilgiler için de çok teşekkürler ediyorum.Bugünüm yazı olarak gelecek ve başka bir yazımda da Şemsi Paşa Kütüphane’mize dair, sizinle yapmış olduğumuz söyleşide paylaştıklarımıza değinilecek.
Sevgiyle kalın.