29 Ocak, 2009 tarihinde fatosh yazmış

foto:Ömer Cem Gözlüklü

foto:Ömer Cem Gözlüklü

Doğdum, büyüdüm, evlendim, bu yaşlara dek geldim… İstanbul’dayım… Ve itiraf ediyorum “İstanbul’u tam olarak bilemiyorum”… Hiç kimse iddia etmesin bildiğini… İstanbul’dan birkaç büyük şehir çıkar çünkü. Hâlâ doldurulamamış olduğunun düşünülmesi de ilginç,dağ taş ev dolmuş. Utanılmasa toprak getirilip, bulunan çukurlara dökülecek ve üstüne evler kondurulacak. Canım İstanbul’um silkinecek yakında bir gün ve atacak üstündeki ağırlığı, “kalan sağlar bizimdir” cümlesi eşliğinde. İstanbul’umun bir ilçesine düştü yolum… Adı bilindik, kendi değil… Benim için. Uzaklığı 22 kilometre ve o kilometreler uzadıkça uzuyor, bitmek bilmiyor… Üstelik iş saati değil… Otobüse biniyorum, ayakta yolcular var. Bir yer boşalıyor, oturacakken “nazik” bir hemcinsim, dirsek ve omuz darbesiyle savuruyor beni, canım yanıyor. Ağzımdan fırlayan üç harfli bir sözcük… Kendime şaşıyorum; nasıl dedim ben bunu, nasıl fırladı ağzımdan diyerek… Beni tutmaya çabalıyorlar ve o yerine sırıtarak oturmuş… Burası İstanbul ve yolculuğum da İstanbul’un bir otobüsünde ve insanlarla… Yol boyu binen ve inenlere bakıyorum, camdan dışarıya da… Evler evler, dükkanlar dükkanlar, insanlar insanlar… Her yer dopdolu… Gözlerim bir boşluk arıyor, kıyıda kenarda yeşil, ferah bir alan… Varsa da bir evin avuç içi kadar bahçelik bölümü, ayıp olmasın diye bırakılmış gibi… Yalnız ve ne olduğundan habersiz. Çoğu evler yüksek ve aralarında iki ya da tek katlı metruk binalar… Besbelli kısmetlerini beklemedeler… Yine, yeni bir yükseltiye dönüşebilmek için… Önemli olanın o yükselti değil, o yükseltide yaşamak da değil… Nerede olursa olsun, insanca yaşamak olduğunu bilmesi gereklerce. Kozmopolit bir şehir der dururuz garibim İstanbul’uma… Nedir sözlüklerde olmayasıca “kozmopolit”? 1. Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran. 2. Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse. 3. Dünyanın her tarafına yayılmış canlı türleri. TDK’da yazan bunlar, içlerinden yakışanı seçip, yerine kullanın. Dönüş yolum da uzadıkça uzadı, bedenimde yorgunluk ve ruhumda umutsuzluğa dönüştü… Gecenin karanlığı örtememiş görüntüleri ve her renk ışıklarla yapılan aydınlatmalar da olması umulan sıcaklığı verememiş… Eve gelir gelmez ağrı kesici ilaç aranıp, kafamı dağıtmak üzere bilgisayarımın başına geçmem bu yüzden… Yazacağım, kimi kime şikayet ettiğimi bilmeden… Ben biraz olsun rahatlayacağım içimi döküp de ama sen “Ah İstanbul !!!” diyeceğim, ya sen?  Sessizliğin nedendir? Sanma ki yalnızsın, küsme bizlere… Biz… Seni eskiden beri tanıyanlara. Ya da sonrasında gelip, yine de değerince yaşayanlara… Ah İstanbul, İstanbul olalı…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 177, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Ah İstanbul !!!” yazısına 4 Yorum yapılmış

  1. merhaba canım kardeşim:)İstanbulu anlatıyosun sanki bende geziyorum 6 yıl kaldım İstanbulda çokta özledim inşallah günün birinde gelicem hasretimi gidericem hele kadıköyde sahilde tabi şimdi yok küçük tabureleri olan çay bahçesi tavşan kanı çayı ve simiti çok özledim teşekkür ederim canım o yıllara götürdüğün için:)iyi geceler

  2. Sevgili Fatma hanım;

    İstanbul denilince akan sular durur benim için ama cefası da çok ne yazık ki…böyle bir günün ardından yazıma da aksediyor doğal olarak… ama ben onu yine de çook seviyor ve size özlediğiniz için hak veriyorum.
    Kadıköy’de o küçük tabureli çay içme yerlerini kaldırdılar ama kıyıda çay içilebilecek bir dolu yer var yine de…geldiğinizde sizi bekliyor olacaklar… ;)

    Sevgilerimle.

  3. merhaba FATMA hanım.

    epeydir kimseye yorum yazmıyordum eskisi gibi sık ziyaret etmiyorum fakat birden aklıma siz eski dostlar geldi gene herzamanki gibi o güzel yazılarınızı gördüm insan okudukça okuyası geliyor özellikle istanbul la ilgii yazınız çok güzel sade bir dille çok güzel anlatmışsınız bende zaten burda oturuyorum 38 senedir İstanbuun o kadar gitmediğim yerleri varki saymakla bitmez evden işe işten eve iyi
    ce monotonlaşıyoruz ama neyseki sizin bu yazınız bayağı güzel olmuş neyse allah size ve ailenize sağlıkisıhhat,mutluluk,başarı getirsin allaha amanet olun umarım bana yzdığım için kızmamışsınızdır kendinize iyi bakın sağlıcakla kalın

  4. Merhaba Mustafa bey;

    Sizi yeniden dostlarım arasında gördüğüme ve yorumunuzu paylaştığınıza sevindim.
    Evet!İstanbul yorucu bir şehir,her gün işe gidip gelmek de çalışanlara güç geliyor ve hafta sonu dinlenmek istenebiliyor.
    Yazım için olumlu yorumunuza teşekkür ediyor ve benim için yapmış olduğunuz o güzel dilekleriniz siz ve aileniz için de geçerli olsun diyorum.

    Mustafa bey;yazılarımı okuyarak,yorumlarınızı göndermeniz beni sevindirir…

    Sağlıcakla kalın…hoşça kalın…

Yorum yapın