
foto:Ömer Cem Gözlüklü
Kendimle biraz gırgır geçtikten sonra asıl konumuza dönebilirim. Televizyonda izlediklerimiz ve çevremde oluşan olaylardan inanılmaz derece üzüntü duyduğum bir olgu, “görgü” kurallarının hiçe sayılması.Kuşkusuz içten davranmalı insanlar birbirlerine ama bu belli ölçüye uyarak yapılmalı,asla saygısız ve çekinmeden yapılanları getirmemeli.İşte bence karıştırılan nokta bu oluyor…içten olma durumunu,saygısızlığa dönüştürmek.
İlkokul yıllarımda okutulan “Görgü Kuralları” diye bir kitapçık anımsıyorum, kuşkusuz şimdilerde de var olan.Folklor ya da halkbilim diye bir sözcüğümüz vardır ve bizlerce yanlış algılanagelmesi ile folklor, halkoyunlarına dönüşmüştür. Hatta geçmişte “13.Nisan.2008-Türk halk oyunları” yazımla siz dostlarımla paylaştığım ve orada folklorun tüm halk oyunlarını kapsadığını söylediğim.Bu nedenle her yörenin örf ve adetleri gereğince,kuralların işleyişi kendine göre ayrım oluşturabilir ama yine de saygıyı öne çıkaran davranış biçimleri bizim kültürümüzde var olagelmiştir.
“Türkçe’mizi doğru kullanmak” da yine bir yazımda paylaştığım benimsediklerimdendir ve yazım kuralları da.Tamam diyorum,serbest vezin ölçüsünde yazabiliriz ve ben bir uzman değilim bu konuda ama en azından elimizden geldiğince uygulasak…Bu benim çok kuralcı olduğum yönünde bir duygu uyandırmamalı,hepimizin doğal olarak uygulaması gereklerden olarak düşünülmelidir.Bir bütün olarak davranış sergilemezsek,herkesin bildiğini uyguladığı bir yapılanmaya yol almış olmaz mıyız?…ve benimsediklerimizi,değerlerimizi usulcacık yitiriyor olmaz mıyız,ayrımına dahi varmadan?
“Ağaç, yaş iken eğilir” demiş atalarımız,ne doğru bir deyiş.Kuşkusuz evlerimiz, bizlerin rahat edeceğimiz yerlerimizdir.Bu bile göreceli geliyor bana…karıştırıldığı konusunda.Bir çocuk ne görüyorsa,onu uygulayacaktır.Kişinin kendi rahatı,bir başkasının rahatsızlığını asla getirmemelidir.Apartmanlarda yaşıyoruz artık…hele şimdi bazıları,bir köyü oluşturan yaşayanlardan da fazla insandan oluşan.Bir bütün olarak,uyum içinde olma olasılığı ne denli düşük yüzdelerde.İş yaşamı ve okul yaşamı gibi çoğaltılarak gidilecek bu konuları açıklama ve toparlama olanağı yazı ile bile olası olamıyorken,uygulamadaki güçlüğü,gelin siz varsayın…
Şehirlerin, gittikçe kozmopolit topluluklara dönüştüğü günümüzde; sokakta yürüyen kişiler arasında bile böyle örneklerin çoğunluğu, hem şaşırtmakta ve hem de üzmekte çoğumuzu.En tehlikelisi de vurdumduymazlığın yayılarak,köklerinin derinlere gitmesidir ki…o zaman tehlike çanlarının ünü,gökyüzüne ulaşmıştır artık.
Diziler,diziler…yarışmalar,yarışmalar…birbiriyle yarışan programlar…en ucuz ve en rahat eğlence… televizyon.Yararı gibi zararının da olabileceği göz önüne alınması,seçimlerin çok dikkatlice yapılması gereken ve biz ayrımına varmadan,gelip günlük yaşantımıza yerleşip…toplumu yönlendireceği de…
Artık okullarda ne derece “görgü kitabı” okutulup öğretiliyor,bilemiyorum…küçük çocuğum yok. Babaanne,anneanne ve dedeler gibi kavramlar ne derece öne geçiyor,onu da çözemiyorum.Deneyimin önemi de ne derece kavranmıştır ve danışılmadadır,o da bilinmezlerde…Bilinmezlikler çoğaldıkça ise gideceği yerin ne olduğu yine bilinmezliklere dönüşen kısır döngülerde.
Okuma oranımız artıyor,sevinmeliyiz.Yüksek okul bitirenlerimiz de öyle çok ki bu da sevinilesi bir durum.Öyleyse derdimiz ne bizim…neden bu yokoluşluklarda, konumuz?…sorgulanası durumlarımız?…
“Değerlerimizi yitirmeyelim ve koruyup,gözetelim” son sözüm…dahası, uzatmak bile geçmiyor içimden.”Trafik kurallarına uyalım,uymayanları uyaralım” gibi bir işlevsiz bir slogan olmasın, dilerim…her yerde var olduğu halde,onlarca canın yittiği…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ocak 23rd, 2009 at 14:39
Fotoğraf o kadar tanıdık ki okuduğum ilkokulun karşısında
tabi o zamanlar çok kötüydü , yenilendi şimdilerde sevgilerimle
Ocak 23rd, 2009 at 21:49
Sevgili Figen;
Aynı semtin çocuklarıyız…yıllar da olsa arada.Nasıl mutlu olunuyor,rast gelinince değil mi?Kardeşim her gelişinde,nostalji yaparak,dolanır o yöreleri ve fotoğraflar durur.
Sevgilerimle.
Ocak 24th, 2009 at 09:28
canım benim günaydınlarr yine harika ve gerçek olan şeylerden yitirilmeye başlanan ama bunun belkide farkında bulunulmayan konulara değinmişsin ellerine sağlık güzel haftasonları dilerim
Ocak 24th, 2009 at 21:11
Merhaba “şirinem”;
Teşekkür ederim yorumunuz ve hafta sonu dileğiniz için.Ben de size güzel bir hafta sonu geçirerek,yeni haftaya öyle merhaba demenizi dilerim.
Sevgilerimle.