31 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Hep umutla dolu olmak ne güzel…yitirmemek o duyguyu,çok ama çok gerek…öyle bir gereksinim duyuluyor ki hiç umulmadık zamanda… saklanıyor bir yerlerde… ortaya çıkmamacasına.
Dış işleri günümdü bugün…hava soğuk ve kar atıştırıyor.Yeditepeli kentimin bir tepesini tırmanmak düştü,günümün başlangıcına.Türk Telekom binasının beş yıldızlı yüksek görünümü ortada ama ulaşması güç geldi bugün bana.Merdivenlerine kırmızı halı sermişler…halı değil doğal olarak, [...]

Yeni yılınız kutlu olsun. yazısının devamını okuyun

31 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Dün çok mutlu oldum.Mart ayında Altunizade Kültür Merkezi’nde; Osman R.Aksu yönetiminde Kazım Karabekir Kültür Merkezi’nin Türk sanat müziği konserine gitmiştim bir arkadaşımla.Gece, o doyumsuz müziğin hazzı ile “Türk Sanat Mûsıkîsi” başlığı altında,duygularımı anlatan bir yazı yazmıştım…üstelik okunma sayısı da bir hayli çok oldu ve olmakta.Dün iletilerime baktığımda Sayın Osman R. Aksu’nun bir yorum gönderdiğini gördüm.Gerçekten [...]

Teşekkürler… Sayın Osman R. Aksu yazısının devamını okuyun

28 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Bu aralar kısa başlık çekme zorluğu yaşıyorum… Biraz önlemesem kendimi, yazının ilk paragrafı olacak neredeyse. Yalnız o mu? Yazılarımda da bir o kadar öte dünyaya gidişle ilgili konularda yoğunluk… Ne yapabilirim ki “sağım, solum, önüm, arkam sobe” der gibi yaşamlar… Öyle bir koşuş o yana… Ya da düşüncelerde yaşananlar da öylesi konuşmalarda.
Yemek yapıyordum dün… İlle [...]

Haydi gel…bizimle ol!… yazısının devamını okuyun

26 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Kafamın içinde dönüp duran, yazacak bir dolu konu var… ama dur diyerek tümüne…birine yönelmem gerek.Yazlık can arkadaşlarımla telefonlaşıyoruz çoğu kez… buluşmayı başaramadık bir türlü …  ne kadar zamandır bilemiyorum. Bayramını kutladığımızda birbirimizin… dedik ki “bayram sonrası kesin, görüşeceğiz”…olamadı gitti, bu kesinlik.  Anlamıyorum nasıl geçiyor günler?…Kısalığına yükledik suçu, günün…hani bir uzasa bitecek sorunlar…
Dün çalan bir telefon…sabahın [...]

Yine bir gün… yazısının devamını okuyun

24 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sonunda bizim “dört kafadarlar” dan biri yurt dışından geldi de buluşabildik…Gelmeden yorumunda ve iletilerinde ve de sıklıkla yaptığımız konuşmalarımızda ayarlamaya çabalamıştı zaten.Dün bir, bugün iki geldiği ve biz birlikte olduk.Banka emeklisi arkadaşımızın, onlara ayrılmış mekânı buluşma yerimiz…Ortam nezih,tanıdık ve güvenli…gece çıkacağız ya çok dikkat gerek…biz eski nesil böyle arayışlar içindeyiz.Ben bildim bileli gece çıkmaktan çok [...]

Güzel bir geceydi… yazısının devamını okuyun

22 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

“Tüm canlıları seviyorum” diye başlayacağım söze… Ayrım yapmadan üstelik. Çiçekleri eğer ev içinde büyüteceksem, yalnızca yeşil yapraklı olanlarını yeğliyorum ama bahçe için düşündüklerim renkli ve de çok çiçekli olanlardır. Üstelik onları koparmak da istemem… Dalında güzel olduklarına inanırım. Çiçekçiler zaten koparılmışları satmakta…  Eve alacaksam öylesine başvuruyorum.
Hayvanları da çok seviyorum. National Geographic  Channel gerçekten severek izlediğim [...]

Evcil hayvan yetiştirme serüveni… (1) yazısının devamını okuyun

Bugün National Geographic Channel’de   “Eski İstanbul’u kurtarmak: Marmaray’ın sırları”  adlı bir program izledim. Elimden geldiğince kısa olarak, bu müthiş sırları anlatacak ve izlerken buz kestiren yorumlara da değineceğim.
“Marmaray” dünyanın en derin su altı tüneli ve üç futbol sahası uzunluğunda bir alanı kaplıyor olacak, bittiğinde. Kazılar yapılıyor istasyonlar yapılmak üzere ve Yenikapı’ya gelindiğinde 1.000 yıllık Bizans [...]

İstanbul Yenikapı’da Marmaray “arkeolojik” kazısı…Eski İstanbul’u kurtarmak… Geçmişten ders almak… yazısının devamını okuyun

20 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Yazıma başlamadan önce bugün iliştireceğim fotoğraflar üzerine bir açıklama getireceğim. Oğlumun sitesine bir göz attım (http://www.azizce.com/) ki bir fotoğraf koymuş… İlginç… O da dayısından öğrenmiş. Ben de ondan öğrenmiş oldum“PhotoFunia” diye bir site… Durur muyum? Hemen kendi fotoğraflarıma uyarladım…  İşte dünyanın tersine döndüğüne ilişkin bir örnek daha… Nasıl ona, daha ortaokullu yıllarında ilk bilgisayarı aldığımızda, [...]

Dünya tersine döndü…mü?… yazısının devamını okuyun

19 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Bu aralar benim yarı açık cezaevinden firarlarım çoğalmakta… yine yollara düştüm… Hani gittiğimde belirli yerler ama sokaklarda öyle çok eğlencelik var ki bakıp da görebilene.Güldürü programlarında çoğumuzun içinden geçirdiği gibi adeta “uzağa gitmeye gerek yok,bu tipler içimizde” diyerek.Bunlara ben de sıklıkla dahil oluyorum…kiminin ayrımına varıp kendim de gülerek…belki de o an başkalarını güldürerek.
Diyet yapacaktım ya…buzdolabının [...]

İşte hayat… yazısının devamını okuyun

18 Aralık, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Bugün dışarıdaydım…sanki yarı açık bir cezaevindeymişim gibi çoğu kez “bugün dışarıdaydım” diye başlıyorum yazılarıma.Ne yapabilirim… sıklıkla sokağa çıkmayı sevmiyorum.Evde zorunlu(!) işlerimi yaptıktan sonra kitaplarım,uğraşılarım ve kendime kurduğum dünyamla mutluyum…çoğunlukla. Öteki görüşmeler sıklıkta olduğunda “yine bana esmer günler” bile dediğim oluyor… bunalıyorum.
Üsküdar’da Hat Sanatı kursum ve Kadıköy’de işlerimi görmek yeterince yorucu.Bir yerden bir yere km.ler var [...]

Biraz da gülelim… yazısının devamını okuyun