16 Ekim, 2008 tarihinde fatosh yazmış
foto:Değer Altunay

foto:Değer Altunay

İlk ve orta dereceli okullarla birlikte başlıyor benim kursum da…ve onlara paralel tatil günlerim…Dün evden çağırdılar…”hat sanatı” kursu için…çok yoğun bir istek olmuş… seçtiklerine bir mutlu oldum ki anlatamam…Aslında hemen her yıl böyle istek oluyor ama sürdürmek sabır işi…çoğu kişi yarısında ayrılabiliyor…biliyorum,aynı binada eğitim görüyoruz…

Hocamız cici bir kız…Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu…ve işi baştan sıkı tuttu…600 kişinin daha “hat sanatı” öğrenmek için başvurusu olduğunu ve düzenli gelmeyip,ödev yapmayanın yerine bir başkasının alınacağını da özellikle belirtti…

Arapça ve Osmanlıca kafa işi…onları kolaylıkla başardım…ama bu işte yetenek gerek ve ne sonuç alabileceğimi bilemiyorum…Gönül verdim hat sanatına…çok da seviyorum ama……. bakalım günler ne gösterecek…

Öteki kurslara başladığımda yalnızca,çevre faktörü önemliydi…arkadaşlar ve çevre… Dilediğimi seçme özgürlüğü bendeydi…konuları kavrayabilme gücü de…ve başardım…ya şimdi…

Geçen yıl Osmanlıca ikinci kur bitirme sınavına giderken ne denli heyecan yapmış ve sizlerle de paylaşmıştım…”bu yaşta bu yürek dayanmaz,yeter” diyerek…ama bu yıl Osmanlıca üçüncü kur’a da yazıldım…eski belgeleri okuyacağız ve belki daha başka yazıları da…asıl amacım hat yazılarına gözümün alışması ve okuyabilmekti…bu olayı başardım…ikinci aşamada ne kadar sabır göstereceğimse…belli olacak artık…

Bu yazıyı sabırsızlığımın üst mertebelerde olduğundan ve kendime pek şans tanıyamadığımdan,örnek olarak yazdım kendime…Ablam yıllardır tezhib ve minyatürle uğraşır…O tezhibleri yaparken, onu hayranlıkla karışık bir sabırsızlıkla izleyen de benim…Büyüteç altında boyanan çiçekler…tek fırça kılıyla oluşturulan, padişah sakalları…Hele Sabancı Müzesi’nde ,bir saç telinden ince çizimi gördüğümdeki hayranlık ve inanmazlığım…o ustalara olan saygınlığımı en üst seviyelere taşımıştı…

Git kendine çiçek,böcek türü başka bir uğraş seç…yok Arapça,yok Osmanlıca,yok hat sanatı…deyip duracağına…Yadsımıyorum…her uğraş; gereğince değeri verilerek yapıldığında,bir anlamı olur ve gerçekten her kişinin yoğun bir çalışmaya girmesi gerek…ama böyle zorlayıcı uğraşlar da tam benim seçimime uyuyor…Hani leblebi çekirdek kitapların yanısıra,ağır gelebilecek tür kitaplara yönelmem gibi…

Bugün umutlarıma ayrılmış durumda sanırım…Umuyorum sabırlı davranarak,bu gönül verdiğim sanatı başarırım…en azından harflerin doğru yazımını öğrenecek kadar…Yoksa o ustaların,yaşamlarını adadıkları seviyelere gelebilmek olası değil…bir düş…hele bu yaştan sonra başlayan,kararsızlıklar içinde olan benim için…öyle bir sav ileri sürmek,komik…

İşte… çorbada benim de tuzum olacak…başlangıç aşaması da olsa…ya da saç baş yolduracağım öğretenlere,başaranlara…

Kendime bu uğurda sabır ve başarılar diliyorum…çok gereksinmem var da…Fotoğraf seçimim neden yukarıdaki oldu…öyle bir şey yapabilmek de… gönül verdiklerim arasında da ondan… :D

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın