
foto:Değer Altunay
Yazımı yazmadan anımsayıp kutlayan sevgili Figen’e teşekkürlerimi yineliyorum…
Evet bundan yıllaaar önce ailenin dördüncü kız çocuğu olarak doğmuşum…düşünün…dördüncü kız… ille de erkek olacak ya! o da oldu sonunda… sekizbuçuk yıl sonra… Okulumuz akşama kadardı… Elime para verdiler,öğle yemeğine gelme dediler… döndüğünde bir kardeşin olacak… Hem sevindim… dışarıda yememizi uygun görmediklerinden, istediğim böreği alacağım diye hem de merak içindeyim kardeşim erkek mi olacak diye…
Okul günü sona erip,dönüşümde heyecan içindeydim…ayakkabılarımın ayağımda olduğuna da memnun… Çünkü ayakkabımın dama atılacağını söylemişlerdi,komşularımız… Eve yaklaştım, yokuşun başında en yakın(!) arkadaşım karşıladı…ve annesi…”erkek,erkek” diye…ayağımı daha sıkı yere bastım…ayakkabım elden gidecekti,kesin…Eve gelince “altını açın” diye buyurdum…ve göreceğimi gördüm…Sonrasında kitaplarıma daha çok sarıldım…ve hâlâ onlarla başbaşayım…Allah bana iki oğul verdi…iyi bir yaşamları ve sağlıklı uzun ömürleri olsun…ama bir kızım olmasını öyle çok isterdim ki…annemin yanında biz varız çünkü…
Doğum günümdü değil mi?…bu nereden çıktı şimdi…yakın(!) arkadaşımla anneciğinin eseri…Annemin büyükbabası görmeye gelmiş doğduğumda…nurlar içinde yatsın…ve “Allah’ın işine bak,dördüncü kız ama ne de övüp yaratmış” demiş…Bu annemin sözleri, bana hep yineledi…babamsa kucağından indirmez,öpüp severdi…Ablalarımın içinde en rahat ve içten ben davrandım hep…şimdi yaşamımda olduğum gibi…Hiçbir zaman kız,erkek ayrımı yapılmadı ailede…en küçükler kollandı hep ama hep…Yine de… o sözler, aklımdan çıkmadı hiç..Ailenin belki de büyükler etkisiyle,zorunlu kılındığı şeyin günümüzde önemini yitirdiğine inanmak istiyorum…
İkinci oğluma doğum yaptığımda,hastanede yaşadıklarım…aksi gibiydi,düşüncelerimin…İlk çocuğuydu Safiye’nin…ve korkuyordu…Orada tanışmıştık,kader birliğinde…Ben de ölesiye korkmama karşın,ikinci doğumum ya yiğitçe korkmamasını öğütlüyordum…Safiye gecenin bir yarısında kızına kavuştu…ama odasına gelemedi bir türlü …Onu bulduğumda,kan kaybından halüsinasyonlar görüyordu…Orada bulunan herkesi ayağa kaldırdım,koşturmalar başladı…Aile aranıyor,kimse yok…evlerine telefon ettiler…zoraki gelip kan temin ettiler…çünkü Safiye kız çocuk doğurmuştu…Ertesi gün ziyarete geldiklerinde…Safiye’ye hâlâ kan ve serum veriliyordu…henüz kendine gelememişti…yine de kocasının annesi, onu “neden kız çocuk doğurduğu” için suçluyordu…ve benim durumumu sorup,ikinci oğlum olduğunu öğrendiğinde… yağdırdığı övgülerin…hoşuma gideceğini sanacak denli cahil…Sanırım yaşamında bir kez daha böyle bir terslenme görmemişti ve sonrasında görmedi de…
Doğum günleri…kutlamalar…kuşkusuz anımsanmak hoş duygular yaratıyor…Günlerdir yoğunum ve bugün yine dışarıda işlerim vardı…her telefon çalışında mutlu oldum,arkadaşlarımın kutlayışında…Bir oğlum sitemi yeniledi…günler öncesinden…diğeri dün eşiyle kalmaya geldi,armağanıyla…kutladılar…Güzel şeyler bunlar…olmasa aranır…doğrudur…ben yine de içtenlikle söylenmiş sözlerin ardındayım…o sözler ki yürekten duyumsanır…ben anlarım…çocuklarımın da… sevdiklerimin de … bir bakışından ya da…duruşundan…
Aykırıyım ya …bir doğum günü nerelere vardı…olsun, gerek…yaşamın içinden bunlar…
“Birileri bir yerlerde bir şeyler yaşıyor…herkes kaderini”…derim hep…Kim bilir…nerelerde ne Ayşe’ler ne Fatma’lar doğdu,doğmuştu bugün…ya da Ali’ler,Ahmet’ler…Kimi anımsamadı bile kendi doğum gününü…belki de kimine şampanyalar patladı beş yıldızlılarda…Ben mi?…çok şükür konumumla mutluyum…ama görmezden gelemiyorum…doğumgünüdaşlarımı…esiyor aklım o rüzgarlarda…yön değiştirerek…
Doğum günümü ve bugün doğan tüm insanların doğum gününü kutluyorum…her nerede ve ne koşulda… yaşıyor…olursa olsunlar…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın