29 Eylül, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer Altunay

foto:Değer Altunay

İlkokulda müsamerelerimiz(TDK.:Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence) olurdu bizim…Ben “hayat bilgisi” olmuştum bir keresinde… Yine ufak piyesler(TDK.:Oyun) sergilerdik,okulumuzun küçük tiyatrosunda,küçük roller üstlenerek…Ya da sınıfta gösteriler yapar,şiirler ezberlerdik…Ortaokul ve lisede münazaralar(TDK.:Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma) düzenler okulumuzun salonunda toplanır,yarışırdık… Bilgi,şiir okuma  ve resim yarışmaları da olurdu… Şarkıyı müzik öğretmenimizin eşliğinde okul korosu ile söylerdik…Biz beş ile onbeş yaşları arasında bu etkinlikleri yapardık ve yapmaya yönlendirilirdik… Annelerimiz, babalarımız ve öğretmenlerimizce…

Geçenlerde bir TV programına denk geldim ve izleyemedim…Geçtim onu… Kızdım… Ve yukarıda anlattıklarım bir bir aklıma düştü… İnanılmaz bir şekilde…Çocuklar, yaşlarına hiç yakışmayan giysiler içinde…Şarkı söylemeye ve kendilerinden kaç yaş büyük şarkıcıların taklitlerini yapmaya çabalıyorlar…Anne ya da babaları…Yüzlerinde koca bir tebessüm ve fışkıran övgü dolu bakışlarıyla izliyorlar…İşte bu da inanılmaz ama gerçeklerden bir demet…Bana göre…

Nereye dek uzanacak bu furya(TDK.:Olağandan çok fazla bulunma durumu) doğrusu bilinmez…Bu kolay yoldan para kazanma umutları…Ve bilginin yalnız okumaktan geçmediği…Edinilen kazanımların, ailenin davranış,yetiştirme  biçimiyle de ilintili olduğu gerçeğinin ayrımına varılacak…Nereye dek uzanacak bu gidiş…

Törenlerde Atatürk’ümüzün “Gençliğe Hitabesi”ni okurduk,ezbere ve ben ilkokul ikinci sınıfta ezberleyerek okumuştum…Atatürk’ümüzün “Nutuk” u da okuyup,öğrendiklerimiz arasındaydı…Klasik masalları okurduk,özetler çıkarırdık ilkokulda…Lise yıllarındaysa dünya edebiyatından örnekler…Ben hiç işe yaramazlığını görmedim ve altı aylıkken başladım çocuklarıma okumaya…Yararlarını gördüğümden…

Ablamın torunu…Kitap düşmüyor elinden…”Oku.” diyor,sürekli… “Kip(!)atımı oku”…Elinde kalem,yazıyor…Boyama yapıyor,eksik yerlere yerleştirme oynuyor…Bizlerin yetiştirildiği yolda…Ama yedi yaşında çocuk TV kanalının birinde…Kıvırıyor,göbek atıyor…Ertesi günün okul günü olduğuna aldırış edilmeksizin…

Hani “Nereye koşuyoruz?”…Merak edilesi bir durum…Gördüm,hoşlanmadım,paylaşmak istedim…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 24, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Çocuklar…Anneler…Babalar…” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. Merhabalar Fatma hanım çok güzel bir konuya değinmişsiniz elinize sağlık.Bende öyle çocuklara yakışmayan programlara kızıyorum seyretmiyorum.Siz biz kaç kişiyizki bunlara engel olacagız seyredenler çogunlukta bana ve küçük kızıma hiç bir bilgi vermeyen programları seyretmiyorum ve seyrettirmiyorum.Kızım ilkokul 5 gidiyor öglenci s abahları bizde televizyon açılmaz sadece saat başı haberleri dinleriz.Suçun büyügü ana babalarda annem rahmetlinin bir sözü vardı görgülü kuşlar gördüğünü işler derdi nurlar içinde yatsın uzun lafın kısası bu gençlerin ve çocukların durumlarına bende çok üzülüyorum.Zaman zaman gazetelerdeki televizyon eleşetirmenlerine ya telefon ederim yada yazarım bu konular hakkında.İnterneti tam öğrenemedim hatalarım varsa kusra bakmayın.Sağlıcakla kalın.

  2. Sevgili Müjgan;

    Teşekkürler katıldığınız için,bu izlenimlerime…Siz,biz kaç kişiyiz demeyiniz…inanıyorum ki çoğu kişiler de bu duyguları paylaşıyor…ya da inanmak istiyorum…umuyorum…yoksa????…
    Rahmetli anneniz ne güzel söylemiş…ayrımında olanların onaylayacağı sözü…
    Kuşkusuz yararına inanan siz ve sizin gibi annelerin uygulayacağı yoldasınız…doğrudur…ve elinizden geldiğince yapıcı eleştirilerinizi de eksik etmeyiniz…
    Şuna inanın ki içten yapılan paylaşımlarda hata aranmaz…

    Sevgilerimle…

Yorum yapın