27 Ağustos, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer Altunay

foto:Değer Altunay

Gazetelerde yazıldı,haberlerde söylendi ve bana e-posta iletisi geldi…”yirmidört saat süreyle sularınız kesilecektir” uyarısı… Depomuz var ya…güvendik…nasıl olsa akacak suyumuz veee musluktan “tısss” sesi bile gelmiyor…

Deponun bulunduğu kata indim…hidrofor var…üzerinde dört tane vida ve somun…dönen kayışlar toplanıp üzerine konmuş…motor yerinde yeller esiyor…Esen gerçek yel falan da yok…sıcak,nefes alınmaz bir yer…

Bugün susuz yazı yaşıyoruz…tüm apartmanca…sorumlu yok…Kimsenin yönetici olmaya ne niyeti ne hevesi var…Kaç yıldır sesi çıkmayan bir apartman oturanı yüklendi,yöneticiliği…”sen al, biz yardımcı oluruz nidaları eşliğinde”…Yardım mı?…aydan aya aidatı vermek…Geçenlerde “eski aylardan borcu olanların ödemesi” diye bir yazı asılmış, girişe…anlaşılan bu büyük yardımı da aksatanlar var…

Şu an bahçe içinde bir ev özlemi duydum…yalnızca özlemi…Mantığım hemen başladı…”sen sorunsuz mu sanıyorsun,öyle bir evi?” diyerek…Evet biliyorum,seri bir şekilde de sayende sorunları dizildi önüme, diye kızıyorum…işleyen mantığıma…Bir sus değil mi?…dur da biraz uçup gideyim,o hayaller dünyasına…Yok,rahat vermez…

Tamam… bu kez “susuzluk ve çözüm yolu” diye bir konu açalım…Bak!sessizce bekliyor…hemen kendi üretimine geçti…de çözümün ben tarafından olmuşu olacağı,suyu ekonomik olarak kullanmaktır…elimden başkası gelmez…Atlayıp uzaklara gidiyor…atlamıyor,sıçrıyor…ne çok şey birikmiş içinde…söyleyecek çok sözü,getirdiği çok öneriler var…Sus diyorum…sus…Susturmasam ucu bucağı belirsiz,ona buna çatacak…üç tarafı denizle çevrili memleketinin…diye başlayacak…arıtım diyecek..geç kaldınız,diye ekleyecek…süregiden laf üretimi yapacak…Musluktan gelmeyen “tıss” sesine karşılık…bu “çok sesli mantık”…

Çevirdim düğmeyi ve susturdum…değil doğal olarak…yön değiştirdim…Her şey güzel olacak…şırıl şırıl akan buz gibi soğuk suyu olan dereler,çeşitlerini bilemeyeceğimiz kadar çok,gölgesinde oturduğumuz…dalından koparıp yiyeceğimiz meyve ağaçları…Burada kaldım…demek soğuk su ,serinlik ve meyve istemiş en çok canım…

Küresel ısınma,mevsim anomalileri,susuzluk,açlık,kıtlık…İyi bir şey gelemiyor ki ardından…başladığım yere geri dönüş yapıyorum…Atıkları geri dönüşümle kazanmak geliyor aklıma…Geçenlerde bir e-posta aldım”Bir pirinç ve bir jilet” diye…Babaanne torununa bir pirinç tanesinin dahi boş yere harcanmaması gerektiğini öğretiyor…İsviçre’de bir otelde ise lavabonun yanında traştan sonra jileti çöpe atmak yerine,konulan kutuya atılması ve İsviçre çelik sanayisine yardımcı olunması öneriliyor…Japon’ların yalın yaşamından söz ediliyordu…

Sonunda…apartman görevlisi,motorun talıkacağını ve biraz sonra su kullanabileceğimizi bildirdi…

Yalnızca ve yalnızca 10 saattir suyumuz kesikti…Neredeyse tüm işlerin  bağlantılı olduğu ve ne denli gerekli olduğu yokluğunda anlaşılan “su”yun…gerçek yokluğunda başımıza gelebilecekleri… bir an önce düşünmeye başlasak…ekonomik kullanmayı alışkanlık edinsek…en önemlisi de keşkeleri yaşamadan… varlığını sürdürmek,yokluğunda sürünmemek için…bir an önce gerekli çalışmalar yapılsa… Amin.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 41, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın