30 Temmuz, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayTV izlemek için oturduğumda, kanallar arasında şöyle bir dolanır ve ilginç geleni seçerek onda karar kılarım…Bu nedenle programların başlangıcından sonra izler durumda olduğumdan… alt yazı olarak isimlerini,program sırasında yazmazlarsa…kişileri ve yapımcısını tanıyamıyorum…Bugün TRTgap da,bir programa denk geldim “Hayatın Renkleri”…TDK dan geldiğini düşündüğüm bir bey ve Tolga ismindeki sunucu… Türkçemizin doğru kullanımı hakkında söyleşiyorlardı…Yazılarımda elimden geldiğince doğru yazmaya,yaşamımda da kullanırken yine aynı özeni göstermeye dikkat eden benim için, güzel bir karşılaşma oldu…

Yazması güç gelen bir kelime oldu mu ya da kullandığımda doğru yerde olduğundan kuşkuya düştüğümde,başvurduğum yer doğrudan TDK(Türk Dil Kurumu) olduğu için…yazmaya başladığımda ayrı bir link açarak doğruca TDK ya da yönlenmiş olurum…Doğru yazmak da doğru konuşmak denli önemli…belki ondan da çok…kanıtı ortada ve göz algılaması ile bellekte kalması o ölçüde güçlü…Herkes yazabilir ve bir şeyler karalayabilir ama ne denli dikkatli davranır?…Bu konuda, çoğu yazılarda öyle hatalarla karşılaşıyorum ki beni üzüyor…

Hece ayırmak diye bir özellik kalmamış durumda…ve nereden ayrılacağını bilmek diye bir olgu da neredeyse anımsanmıyor…Çoğu kelimeler kısaltılarak tuhaf şekillere dönüşüyor… sesli harfler yutularak… Yazarken devrik cümle kurabilirsiniz ama yazım kurallarına uymak koşuluyla… Çoğu yazanlarsa sürekli birilerinin yazılarını,haberlerini kullanarak yazmış görünümünde… Arada bir gerçekten değinilmesi gerekler için başvurulabilir ama bu kişinin emeğini yansıtmaz ki isim ve alıntı yeri belirtilmesi mutlak koşuldur…

İlkokul öğretmenim Mustafa Türkay’ı rahmetle anıyorum…yaşamımın ilk dış deneyiminde ondan aldığım disiplin ve dürüstlük konusunda…Türkçe ve dilbilgisi öğretmenimse; şu anda ne yazık ki soyadını anımsayamadığım kır saçlı,sakin bir öğretmen olan, ortaokul birinci ve ikinci sınıfta derslerimize gelen Makbule hanım…öldüyse rahmet olsun ona da… Ne denli ilgili ve öğretimin yanında eğitimi de aksatmayan öğretmenlerim…

Kişiliğimizin şekillendiği bu yıllarsa… bizler de şu an çocuklarımız, ileriye yönelik torunlarımız  için aynı özveride bulunmalı onları çok okumaya özendirmeliyiz…hem Türkçemizi doğru kullanabilmeleri için  hem de konuşurken yerinde söz bulma güçlüğü yaşamamaları için…

Kuşkusuz her bireyin kendine özgü düşünme ve hayal gücü betimlemesi vardır…ama kendine özgü…bir yerlerden alıntılanmış değil… “Taklitler aslını yaşatır” diye bir söylem vardır ve gerçek şu ki en değerli olan, kişinin kendi emeğidir… tek bir kelime ile de anlatsa kendini…tek bir cümle ile de olsa anlatımı… ya da birkaç satırla da olsa… kendine ait olduğunu bilmenin hazzı…hiçbir duyguyla bağdaşamaz… Eğer bu yazıya bir de Türkçemizin doğru kullanımı eşlik ediyorsa… bence gerçekten değer  biçilemez…

Lütfen yazdıklarımıza,konuşmalarımıza biraz özen gösterelim… kelimeleri yerlerinde kullanalım ve doğru olarak söyleyelim…çevremizi de bu konuda duyarlı olmaya özendirelim… Eğer biz önder olursak belki bozulmaya yüz tutmuş olan çoğu kelimelerimizi kurtarır ve çoğu gençlerimize güzel bir örnek oluruz…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 51, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

““Türkçe”mizi doğru kullanmak…” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. Çok doğru söylemişsiniz, düzgün bir Türkçe ve özgünlük birleşince değer biçilmez birşeyler ortaya çıkıyor.

  2. Merhaba İbrahim Çınar;
    Yorumunuz ve görüşüme katıldığınız için size teşekkür ediyor,bu konuya elimizden geldiğince dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha yineliyorum…

Yorum yapın