Kadınlar streslerini orada atarlar diye bir deyiş vardır… benim içinse stres yerine dönüşüyor… Saatlerce sıkılmadan oturup,günü geçirenler nasıl dayanırlar… bilemiyorum… Bakımlı olmayı seviyorum… ev işi yaparken de yakın bir yere giderken de görünüşüme dikkat ederim ama öyle uzun uzadıya hazırlanmalar bana göre değil… hızlı ve derli toplu olmak… ilkem budur… Şimdi yazımı okuyan arkadaşlarımdan itiraz sesleri yükselecek… evet hep şık oluyorum… tarzım bu… ama öyle özdeşleşmiş ki benimle… seçtiklerim o doğrultuda… ayrıca özen göstermiyorum…
Bazen kuaföre gitmek moral düzeltiyor… yadsımıyorum… saç şekliniz,renginiz değişiyor… bakımlı ve güzel oluyorsunuz… ama ne sıklıkta… Hem parasal olarak öyle de sık gidilecek gibi değil… ama bugün baktım da eve gelene dek 300 mt. içinde tam beş kuaför saydım… demek gidiliyor ki açıyorlar… ve ben de saçımı kestirmeye gitmiştim… ondan ilgimi çekmiş olsalar gerek…
Az gitmedim röfle yaptırtmaya ama her keresinde uzaylı gibi oturmak ve o paketler açılana dek beklemek inanılmaz sıkıntı verdi bana…ve evde yapma kararı aldım bir gün…Hani becerebilsem saçımı da kendim keseceğim… kestim de bir keresinde ve kuaförüm düzeltene kadar akla karayı seçti…bir daha kesmeye kalkışmamam konusunda benden söz aldı…
Hele yıkamak için kafanın geriye kaldırıldığı bölüm…boynum kopuyor sanıyorum… yıkayan kıza, çabuk demekten bir hâl oluyorum…o da şaşıyor…”masaj yaptıranlar varmış…telaşım neymiş”…zevkler tartışılmaz…ben bir an önce bitsin işim diye bakıyorum…
Bir de fön çektirme işi var…saçlardan bazen dumanlar çıkar…saçınızı bazı kez, çeke çeke bir hâl olurlar…sıcaklık ayrı sorun…Bazen de dayanıklı olacak diye demir bigudileri çepeçevre kafanın etrafına sarıp…bir işkence makinasına sokuyorlar…Hayatımda bir kez ben de o işkenceyi yaşadım…evlediğim gün…Sanki “evlilik böyle işte …önceden yan da gör”der gibi…Önde bir kapak var o makinada…o kapağı elimle kaldırıp da öyle zor durmuştum…O kadar işkenceden sonra bazı gelinlerin lüle olmuş saçlarını…toplamıştı da kuaför, acımıştım… niye çektiler onca sıkıntıyı diye…Demek her gelinin çekmesi gerekti… çünkü “gelin başı” dendi mi o demirler sarılmaya başlanıyordu kafasına…
Saçımı evde boyuyorum artık…röfle seti satılıyor…alıp,onu da kendim yapıyorum… ulaşamadığım saçlarım için de çaktırmadan ayarladığım bir kurban bulup,ona yaptırıyorum…Biraz uğraşsam da evimdeyim…Saçıma da öyle bir kesim tarzı buldum ki…kurutunca hafif briyantin ve jöleyle…son derece bakımlı ve hoş oluyor(bence)…fön falan gerekmeden…Bunu da kuaförümün kesim ustalığına borçluyum…
İnsan kendini tanımalı öncelikle ve ne istediğini bilmeli…Kuaföre gidince bu bana yakışır mı diyorlar…garip renk ve biçimlere bürünüyorlar…İmage maker değil ki…sokağındaki kuaför…ya da bir adım ötedeki…elbette birkaç model önerir ama…sen bileceksin ve isteyeceksin…Onlarca kez gittiklerinden birinde illâki yakışan bir modeline rast gelmişsindir…ve yapacağın değişiklikleri o çerçeve içinde ufak bir iki oynamayla yaparsın…yoksa sonucuna katlanırsın…
Bugünkü maceram kuaför oldu…neyse bir, iki ay gitmem artık…ah bir de kesmeyi becerebilsem… kursa bile gitmeyi düşündüm sırf bu nedenle…Abartmayayım…arada bir gitmek,değişiklik olur bana ve oluyor…Kuaförümü seviyorum… ve tüm kuaförleri de kutluyorum…hem başarılarından ötürü…hem de bize katlanabildiklerinden…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 73, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


Yorum yapın