16 Temmuz, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayKadıköy’e indiğimde eski kitap satan yerlerde dolanırım… Birkaç yıl ya da daha da öncesi… dolaşırken yine… üç katlı eski bir binayı restore ederek,her katını ayrı bir etkinliğe açtıklarını görmüştüm … İlk katını, eski ve yeni kitapların sergilendiği bölüm olarak düzenlemişler… İkinci katını, buradan aldığınız kitapları okumanız için kafe tarzı döşeyerek, güneşli bir ortamda… içeceğinizle,hafif müzik eşliğinde… oturmanıza ayırmışlar… üçüncü katındaysa… bir TV bulunuyor… yanında izlemek için film kasetleri… yalnız onlar saatli… siz seçemiyorsunuz… İzleyeceğiniz filme göre o saatte orada olmanız gerek…

İlk katında keyifle dolaşmıştım…tüm kitapları içime sindirip…okuyacaklarıma karar vererek…Sonra ikinci kata çıkmış ve o sımsıcak ev ortamını duyumsamıştım… Üçüncü kata çıktığımdaysa yeni başlamış bir film vardı… tarihi… İlgimi çekmemiş olmasına karşın… verdikleri emek nedeniyle… çok az bir para karşılığında…izlemiştim…

Sonraki günlerde Moda’ya doğru yürüyüşler yaparken o tarz evlere rast gelmiştim… Kırmızı boyalı bir tanesine girip… henüz tam kuramadıklarını söyleyen hanım ve eşiyle söyleşmiştim… Ne denli hoşlanmıştım gördüklerimden… Aynı dili konuşan ve aynı duyguları paylaşan bir çift… Ağaç raflara dizmeye çalıştıkları kitaplar… masaların düzeni… gelecekleri ağırlama kaygısı ve de gelecekler mi acaba endişeleri… birlikte çalışıyorlar… birlikte endişeleniyorlar… Paylaşıyorlar… iyisiyle kötüsüyle yaptıklarını ve yapacaklarını… çok etkilenerek çıkmıştım… emek yerlerinden…ve birlikteliklerinden…

Eve dönüşümde…bir yerlerden…okunmuş olarak aldığım Susanna Kubelka’nın “Hayat Her Yaşta Güzel” kitabını alıp yeniden okumuştum…çünkü her iki evde de tanıştığım kurucular… hemen hemen benimle aynı yaştaydı… ve yeni bir atılım yapmak… amaçlarıydı…

Bu gece geçmiş olsun dileği için bir eve konuk oldum…Baştan yitirişi benimseyişimize, kızdım…konular,doğal olarak hastalıkla açıldı…amaç geçmiş olsundu…ama öyle sürmek zorunluluğu yoktu…Bir kaç kez konuyu değiştirmeye çalışmam bir işe yaramayınca…açık olarak bir örnek verdim…Ortaokula gittiğim senelerde bir teyze vardı…eşini yakın zamanda yitirmiş…iki katlı evinin, ilk katında oturabiliyor…üst kata çıkmaya takati yok…Cumbalı evinin penceresinde… sabahtan akşama dek…Eşini yitirişinden hemen sonra işine yaramayacak,eşinden kalma tüm kağıt ve kalem türü şeyleri dağıttı… mahallenin çocuklarına ve onları sevince boğdu…bundan mutluluk duyduğu kesin…Sonrasında penceresinin önünden geçenlerle söyleşilerinde…acı bir olay konuşulmasını yasakladı… Dert yanmaya başlayanı susturur…”bana güzel şeyler anlatın”…derdi…

Başarısızlık ve acılar…kamçılayacak yerde…acındırma sebebi olarak kullanılıyor…ne denli elverişliyiz…bu koşula sığınmaya…Böyle günlerimde bu kitabımı alırım elime…1982 basımı…eprimiş dış sayfası,sararmış yaprakları…bana daha bir keyif verir…dostluğunun ne denli eskilere dayandığını göstermesi adına…paylaşıp,beni olumluya götürmesi adına… Kaç kez başarısızlığa uğramış…kaç kez acılar yaşamış… olgun yaşta insanların… yılmadan, şevkle yeniden başlangıçlar yapması…ne denli yaşam gücü verir…

İşte bu konudaki zayıflıklar…çoğu kez yanlış insanlara yönlenmemize de yol açabiliyor… Semt pazarımızın kurulduğu gün yakınımızdaki caminin önünde…tümüyle siyahlar içinde… gözü bile görünmeyen bir kadın oturuyor… ayak sesi duyunca…”vıy-vıy-vıy”… sesleri çıkarıyor…Her hafta önünde mendil büyüklüğünde bir sergi…kafası gözü çıkmıyor ki alışveriş yapasınız…onlar öylece aynı şekilde duruyor…amacı da satmak değil…sanki… İşte o kadını pazarın bitimine yakın bir saatte gördüm…birşeyler alırken…o aciz kadın, gençten biri ve o sırada aslan kesilmiş…pazarlık yapıyor…

Bir tarafta Kadıköy’de gördüğüm ben yaştakiler… bir tarafta Kubelka’nın kitabındaki cesur yürekler… ve bir de damardan,acıların çocuğu…acıların kadını modunda… zaten yufka olan yürekleri kullanma çabaları…

Bence “hayat her yaşta güzel”… her ânın ve kendi değerimizin bilincinde olarak… davranışlarımızı ve yapacaklarımızı ayarlayarak başarmaksa… yaşamımızın güzelliği…Unutmamak gerek ki insan kendine verdiği değer ölçüde…değer kazanır… dönüşüm o ölçüde gelir… bumerang örneği…

Herşey gönlümüzce olsun…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 29, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın