14 Temmuz, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayBiraz önce ablamı yolcu ettik… sıklıkla gidip gelmesine karşın…her yolcu edişte… bir hüzün oluyor… Arkasından su dökülür ya gidenin… o geleneği sürdürüyorum… bardağa az su koyuyorum…ki çabuk dönsün… Buruk kalıyorum her keresinde… yolun sonuna dek bekliyorum, kapıda… taksi dönerken köşeyi… el sallıyorum ve içim bir tuhaf eve dönüyorum… Devinim sürekli oluyor… gelince o… bir bize,bir ona,bir anneme,bir öteki ablama… bazı kez toplanıp bir yere gitmeler… günler dolu ve hızla geçiyor… bir bakıyoruz… yolculuk var yarına…

Küçüklüğümde okullar kapanınca Denizli’ye giderdik…ben okula gitmiyordum ama ablamların okulunun bitmesini bekliyorduk…Benim için o yolculuklar müthiş keyifliydi…Trenle giderdik…içinde dolaşılabilmesi,çekici gelirdi…ve trenin müzik gibi gelen sesi…ve istasyonlarda durduğundaki o koşuşturmaca…Şu an bile en sevdiğim yolculuk…tren yolculuğudur…

Günlerce önceden sevinçle karışık heyecan duyardım…Eşyaların ve yiyeceklerin hazırlanmasından habersiz ben…gitmek için sabırsızlanırdım…O zamanlar lokanta bölümü falan yoktu,doğal olarak ve kömürlü trenler vardı…Çoook eskiden diye de başlayabilirmişim yazıma…aşamalar hızlı oluyor…ama yine de demiryolları için pek geçerli diyemeyiz…

Trene biner binmez,hazırlanan yiyecek paketlerini açmasını isterdim…annemden…En azından trenin hareket etmesini beklememi söylerdi…öyle sabırsızlanırdım ki…O meşhur düdük çaldığında…önce yavaş yavaş,sonra hızlanan…tekerleklerin sesleri…tekdüze…bana huzur verirdi…dedim ya…aykırıyım…o günden…Tünellere girdiğimizde gözlerim kocaman açık…trenin camına yapışırdım…karanlıkta nelerin barındığını görebilmek amaçlı…İç bölgelere yol aldığımızda…kavak ağaçlarının olduğu yerler ilgimi çekerdi…sıklıkla dikilmiş…bir hizada görünümü veren…

Çocuklar,büyükler el sallarlardı biz geçerken…ne güzeldi…gazete atardık onlara…trenin camından sarkmamam için annem sürekli tetikteydi…yakından geçtiğimiz ağaçların yapraklarını bile koparıp, saklamak isterdim…anı olarak…Eskişehir ve Afyon’da biraz uzun kalırdı…istasyona geldiğimizde…içeriye küçük çocuk ya da adamlar gelir…ellerinde yörenin ürünlerini satmak için dolanırlardı…Ara istasyonlarda da olurdu ama hızlı bir şekilde…bir gözleri dışarıda olurdu,satıcıların…düdük sesini duyduklarında…çuf-çuf diye başlarken kalkış…hemen trenden atlarlardı…

Daha da yol aldığımızda hem İstanbul’dan uzaklaştığıma üzülür…hem de tren yolculuğum için sevinirdim… Anneanne ve dedemi göreceğim için de içimde bir mutluluk oluşurdu… Küçücük yürek ne denli dalgalanmalar yaşarmış…ayrımına şu an vardığım…ama bir de anneme sormalı… sorularımla,sürekli araştırmalarımla rahat vermediğim,anneme…

Uzun yolculuğumuz bittiğinde…istasyonda dedem … evde de anneannem, bahçeye sofrayı hazırlamış bekliyor olurlardı…ikisi de nurlar içinde yatsın…Ben o bahçeye de hayrandım…sevgili bahçe… büyük olmasına karşın…dedeciğimin emekleriyle…o denli bakımlı ve güzel bahçe…ve onu da yazacağım…kesin…

Ablamı yolcu ettim…içimde fırtınalar esti…paylaşmak istedim…dağıtmak düşüncelerimi… Gittikçe daha duygusal…ve geçmişe dönük anılara yer verir oldum… Şimdi şöyle bir geriye baktığımda…büyüklerimi anımsadığımda…onlarla paylaştıklarımız…genelde eskilere ait anlatımları oluyordu…Çocuklukta yaşanılanlar,dinlenilenler ne denli akılda kalıyor… yazdıkça akıyor adeta…Yeni yaşanılanlarınsa balık hafızaya alındıkları da bir gerçek… çünkü onu da yaşıyorum…

Benim de yolculuktan…anılara…anımsamalara…bellekte kalanlara geçişim de böyle bir şey sanırım…”kapıldım gidiyorum…bahtımın rüzgarına”…Evet kapılmış gitmişiz… bugünlere dek yolculuklarımızda… ki bu yolculuk henüz ne kadar süreceğini de  bilemediğimiz bir zaman için… varılacak istasyon belli de olsa…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 21, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Yolculuk var yarına…” yazısına 2 Yorum yapılmış

  1. hiç tren yolculuğu yapmadım , o kadar güzel ve keyifli anlatmışsınız ki , çocukluğumda tren yolculuğu yapmış olmayı , yazınızı okurken de tamam bende bu duyguları yaşamıştım diyerek , ama öyle bir yaşanmışlığım yok ne yazık …
    ablanızla bir daha ki buluşmanızın çok çabuk olmasını diliyorum sevgilerimle figen

  2. Sevgili Figen;
    Yazarken ben de gittim o günlerime…ve özledim yaptığım yolculukları…ve de bahçemizi…
    Sağ olunuz paylaştığınız ve o güzel yorumunuz …ve de ablamın çabucak dönmesi dileğiniz için…Şeker kız Candy İrem’in o tatlı yanaklarından benim için öpünüz…Sevgiler…

Yorum yapın