Serin sular bir gün daha bekleyecek beni…bugün gerçek ve düşler ülkesinde gezindim…Gidişim ertelenince zorunlu… sabahleyin… onca yıldır yaşadığım İstanbul’umun,geçen yıl rastlantı sonucu girdiğim ve çok hoşuma giden Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi’ne gittik eşimle… Dar bir girişi var,dev ağaçlar altına gizlenmiş… Sol taraftaki duvarda camlı vitrin içinde özlü sözler yazılı… özenle seçilmiş… ve birkaç metre ileride cami… 1831 yılında yapılmış… Sağdaysa çay bahçesinin kapalı bölümü… ve orada da varsa çevrede etkinlikler,afişleri asılıyor… Caminin önünde bir kaç bank… genelde yaşlıların oturup söyleştikleri… Salaş denilebilir ve sıcak bir atmosfer…
İnanılmaz bir Boğaz manzarası eşliğinde kahvaltınızı ediyor ve çayınızı yudumluyorsunuz… zamana göre yiyecekler ve içecekler değişiyor… Konu komşu yeri gibi,dışarıdan gelenler eşliğinde… Geçen yıl bir kadının taze fasulyesini ayıkladığına tanık oldum… öyle hoştu ki… çayını yudumluyor, denizi izliyor ve fasulyesini ayıklıyor… Çoğu gruplar olmasına karşın,kitabını alıp okumaya gelen yalnızlar da az değil… ki geçen yıl ben de o teklerdendim… Oturmaya doyamıyorsunuz…
Müthiş bir sirkülasyon var…Yiyecek getirilebiliyor ancak içeceğe izin yok…olmasın da…yoksa nasıl dönecek o işletme…En önde masa kapma yarışı da gündemde…herkes denize yakın oturma sevdasında,doğal olarak…Ben de iki kez yer değiştirdim…Önde masa boşalınca koşturup oturdum,baktım yanımda eşim yok…eski yerimizden kızgın kızgın bakıyor… ama sonunda geldi yanıma…ne yapsın…
Hazır yakınımda bulmuşken,ortamda uygun…şöyle havası yaz kış ılıman,gidilecek yerlere yürüyerek ulaşılabilir,insanların yakın ve sevecen olduğu,selamlaşmanın gönülden olacağı bir yerlere gitme düşlerimden dem vurdum…Yıllar önce Eski Foça gönlüme taht kurmuştu…sözü dolaştırıp oraya getireceğim…de başka yerler sayıyor…o da kendi gönlünden…Bana göre ters,kış oluyor orada… diyorum…Ege’me yönlendireceğim,hiç yolu yok…Ne de olsa İzmir,Denizli karışımıyım…kan çekiyor işte…O da Karadeniz de neyse yağmuru bol diye kurtardık oradan…”Horon”la “Zeybek” oyunu bu…Hız ve ağırbaşlılık…çatışmasına dönüşmeden çıkmak gerek,ortamdan…
Çay bahçasinden çıktık da…çıkamadık işin içinden araştıracağız…ona göre konu kapandı…bana göre sayfa başı…Yolum çekti,uzak diye arada gittiğim kuaförüme uğradım…Orada da eski kapı karşı oturanımla rastlaştım…Koyu bir söyleşi…yılların biriktirdiği…veee inanılmaz bir şekilde Eski Foça’dan anlatır bulduk(yoksa ben mi attım ortaya)bir anda …Şu an nasıl bilemiyorum…el değmemişliği…vardır bozulmalar kesin de…benim gözümde canlanan yıllar önceki görünümü…
Söz aldım…güzün gideceğiz…kısmetse…dost sözü…Bakalım zeybek ve horon… oyunları yanısıra müzikleri de katılınca işin içine kulak mı tırmalayacak…Yoksa harman olup uyum içinde yeni bir ritm mi doğuracak?…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 321, bugün ise 0 kez görüntülenmiş


Haziran 28th, 2008 at 23:57
ne güzel seyler yazmısın nasıl duygulu nasılda gercekci sesin hep kulagımda bir solukda okudum doyasıya
gönlünce derler ya işte hepsi gönlünce olmuş sevgiyle kal
Haziran 30th, 2008 at 09:08
Dide’ciğim teşekkürler…Hemen okumuş ve güzel yorumunu yazmışsın…Umarım sürekli olur…okumaların ve de o güzel yorumların…Gönlümüzden geçirdiklerimizin hayırlıysa gerçekleşmesi dileğiyle…sağlıcakla kal…sevgiyle kal…Çok öpüyorum…
Temmuz 14th, 2008 at 16:04
yorumunuz için teşekkür ederim kullandığım kumaşları ekledim yalnız yapım aşamasını çekmedim diğer dikişlerimde bunu kullanacağım tekrar teşekkürler her zaman yorum ve önerilerinizi bekliyorum
Temmuz 14th, 2008 at 17:45
Emeğinize sağlık “sendedik”…o şekilde çalışırsanız…izleyenler için de öğretici olacaktır…diye düşünmüştüm…sevgiler…
Aralık 25th, 2008 at 14:32
mütiş manzara..sıcak bir meken iki kez gidebildim… en kısa zamanda inş gidecem..
Aralık 25th, 2008 at 19:16
Merhaba Gönül;
Gerçekten manzara doyumsuz…gecesi ayrı güzel…gündüzü ayrı…ve bir ev ortamı gibi…Umarım dilediğiniz gibi yine gidersiniz.
Sevgiler.