30 Mayıs, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayDün gece TV de haberleri izlerken duygusal olarak dağıldım…asla yapılmaması gereken bir durumdu… çok acıydı…ve yapan, neden bu denli acımasız davranabilmişti…diye düşünceler geçti aklımdan…o anlar süresince…ve sonrasında da…

Küçücük,güzel bir kız…adı “Özgür” olsun… Gözlerinde…yaşından umulmayan bir keder okunuyor…olmaması gereken…o yaşta gülmesi ve çocukluğunun en güzel evresini yaşaması gereken çağında…Burnu kırık,kafası yarılmış…bacaklarında da kendi iyileştirme çabaları içinde yaralar…ve bir üst giysisi dışında çıplak…bakımsız…aç… Anneciğinin öpüp,iyi geceler dileyerek güzel rüyalara uğurlayacağı yatağı yerinde…bir yer döşeği…o da denilebilirse…Görsel belleğimin gücü…uzun süre silmez bu görüntüleri…bilirim…

Küçük Mustafa Paşa diye bir semt…belirli alanına, sıkışık yerleşim birimlerini sığdırmaya çabalayan… milyonlarca insan barındırmaktan yorgun İstanbul’umun içinde…Kimbilir nerelerde daha aynı yazgıyı paylaşan “Özgür” kızlar,”Özgür” erkek çocukları var…bu görüntülere rastlayacağımız…Ne acı…düşüncesi bile…ve yaşadıkları “travmalar”…Her ne kadar onarılmaya çalışılsa da yaraları…geleceklerine ne denli etkili olacak…ve ne şekilde dönüşüm yaşayabilecekler…

Bugün yalnızca kızıl saçlı bir kadın olarak görebildim annesini…güzel ve genç bir kadın…”O”nu, asla hak verilemez bu davranışa iten nedenler ne olabilir?…”O” da evindeki şiddetten mi kaçtı?…ya da büyük şehrin çekiciliğine mi kurban(!) olarak geldi?…yoksa TV deki kolay yoldan başarı masalları mı büyüledi?… NE?…Aslında…içinde yaşattığı; kendine haksızlık yapıldığı ve “O”na daha iyilerinin yaraştığı,daha iyi bir yaşam sürmesi gerektiği düşlerinin,olmamasından ötürü…yazgısına ettiği ilenci…savunmasız bu küçücük bedenden mi almaya kalktı?…Peki… “O” küçükken neler yaşadı?… Peki…”O”nun annesi küçükken neler yaşadı?…

Aile ne denli önemli…Anne ve babanın katkılarıyla…”sevgi ve ilgi dolu” katkılarıyla…oluşan bir bütün olması gerek de…ne denli olabiliyor…Aslında tüm güçlüklerin altından…küçücük bir ilgi,azıcık bir iletişim,sevgi yüklü ufak bir sarılma ile bile kalkılabilecekken…neden esirgenir…ve yaratılır bu mutsuzluklar… umutsuzluklar…

Ve yine bir haber…annesini öldürüp parçalara ayıran…gencecik bir erkek çocuğu…17 yaşında…Üstelik kardeşleri de var…Anne, baba boşanmış…baba uzaklarda…Peki anlaşamadılarsa,neden bunca çocuk sahibi oldular?…Suçlu kim ve  nerede aranacak?…”Neler oluyor bize?”…diye…henüz düşünme zamanı gelmedi mi?…ya da…Kimsenin aklına; ruh ve beden sağlıklı,başarılı çocuk yetiştirmenin ne denli önemli olduğu gelemiyor mu?…da yazık ediliyor…”canlar”a…”Özgür” kızlara…”Özgür” erkek çocuklarına…ve annelere…

Evet annelere de…nedense öldürülenler hep anneler…her koşulda çocuklarından kopamayan anneler… Çocuğuyla geçinemese de…bir an için başına dert olarak görerek,söylenip dövse de… onları yanlarından ayırmaya gönülleri elvermeyen anneler…”Tek başına”lıklarının verdiği bunalıma yenik düşerek…ayrılmaya kıyamadıklarına da, kendilerine de zarar veren anneler…Ne içinden çıkılmaz durum…ne döngüdür bu…

Hatasız yalnız bir Allah…her kul hata yapabilir…önemli olan hatalardan ders çıkarabilmek… iyiye ve doğruya yönelebilmektir…Sevgi her şeyin üstünde gelir…önce kendini sevmek,kendine iyi davranmak… yakınındakileri ve tüm canlıları sevmeye götürür…

Neler saklıyorsun bağrında İstanbul’um…Türkiye’m…En iyi yarınların yakıştığı ülkemin her bir çocuğuna… insanına…uzak olmasın…mutluluk ve dinginlik…Umutlarımız tükenmesin… 

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 98, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın