14 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Sevgili dostlar;
Yazılarımı okuyarak paylaştığınız ve yaptığınız yorumlar için çok ama çok teşekkürler ediyorum…Yalnız biraz özen lütfen…hiç olmazsa sizinle paylaşımlarımda gösterdiğim içtenlik ve gerçeklik oranında…
Ben gerçek kimliğimde oldum hep bu sanal ortamda…ve abartısız…içten…duygu ve düşüncelerimi  paylaşarak… 
Sizden de aynı  şekilde paylaşımınızı lütfen ve lütfen rica ediyorum…Bu durum oluşmadığı takdirde   yorumlarınızı  paylaşamayacağımı ve yayınlayamayacağımı üzülerek belirtiyorum…Yorumunuz “beni de [...]

Yorumlar…(lütfen dikkat!) yazısının devamını okuyun

13 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Cumartesi gecesi TRT 1 de anlamlı bir yarışma  başladı…Tanıtım olarak gördüğüm an, izlemeye değerlerim arasına aldım “Altın Adımlar”ı ve sabırsızlıkla bekledim…İçimden geçenlerse… ”evet Türk kültürünün yeniden tanıtım,yapılanma ve adımı olacak” oldu…ve tam zamanında…ve gerekti…
Yazımın başlığı neden “Türk halk oyunları” da Türk folkloru değil…Çünkü Türk halk oyunları…folklorik bir olgu,Türk folklorunun temelini oluşturan… “Folklor” bütün halk kültürünü(yemek,efsane,türkü v.b.)kapsayan bir [...]

Türk halk oyunları… yazısının devamını okuyun

12 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Selahattin Duman’ı severek okuduğumu bilirsiniz…bazı kez içinde bulunduğu durumu belirtmek için kullandığı ve hoşuma giden  bir sözü vardır…”kafamın kayışı boşa dönüyor” diye…İşte üzüntülü ve zorlayıcı düşüncelerimden   kurtulabilmek için bu yolu seçiyorum bugün…Aslında karar vermeme, osmanlıca kursuna giderken bindiğim minübüsün ön camında asılı bir yazı neden oldu…”varlığımın değerini bilmeyeni/ yokluğumla  terbiye ederim”…Konumumla ilgisiz…konumla da…ama…onu okurken kafamdaki düşüncelerin [...]

Aforizmalar…Düşüncenin vurucu gücü… yazısının devamını okuyun

9 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Ne bağlantı…hayat ve pamuk ipliği…öyle derler ya!”hayata pamuk ipliğiyle bağlıyız” diye…TDK ‘da (bir şeye) pamuk ipliğiyle bağlanmak “her an bozulmaya,kopmaya hazır olmak” cümlesiyle açıklanıyor…o denli duyarlı…hayatı sürdürmek…Bir an sonra kim bilebilir ne olacağını…Allah’tan başka…gerçeği yalnız O bilir…Babacığım nurlar içinde yatsın,her sabah işe giderken,helallaşırdı…”döneceğimizi yalnız Allah bilir” diyerek…ne doğru bir davranış…
Sabah erkenden telefon çaldı…ablamın eşi trafik [...]

Hayat ve pamuk ipliği… yazısının devamını okuyun

7 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

“Üsküdar Doğancılar Parkı” yazıma yorum yazan Sevgili Figen’i yanıtlarken, dayıcığım Kerem Yılmazer  çağrışım yaptı…Zeynep Kamil’den ve çocukluğundaki parkın artık yok oluşundan dem vuruyordu Figen…ve şu an o semtte… teröre kurban olan dayımın anısına açılan “Kerem Yılmazer Tiyatrosu”…her önünden geçişte içimin burkulduğu…Yengeciğim Göksel Kortay ve bizlerin onu teröre kurban verdiğimiz günün acısını yeniden yaşadım adeta,yoruma yanıt yazarken…
Yazarken [...]

Bir yorum…bir acı…bir paylaşım… yazısının devamını okuyun

6 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Üsküdar’daydım dün…   Yolumun üstündeydi… Geçerken dayanamadım ve Doğancılar Parkı’na girdim… Oturakaldım… Eskilere gittim… Uzunca süre… Güne geçiş yapamadan… Zaman… Nasıl geçtin be dostum? Yoksa  değil misin?… Ne ikilem… Gelmesini bir heves beklediğimiz zaman dilimleri ve koşar adım geçen, akan zaman… Kendisi değil mi yaşamın… İkilemlerle dolu? Yoksa çok bilinmiyenli denklemlerle dolu diye mi tanımlasak? Sonunda “eşittir [...]

Üsküdar Doğancılar Parkı… yazısının devamını okuyun

5 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Kimi kez çok sevdiklerinizin yanında dahi bunalıp yalnız kalma isteği duyduğunuz oldu mu?…ya da gürültülü bir ortamdan kaçıp uzaklaşmak isteği?…veya kalabalık bir yolculuk sırasında,aslında sessiz bir köşede dinleniyor olmayı dilediğiniz?…Yorgun ve yoğun geçen günlerin ortasında,sonunda hatta sıkıntılı dönemlerde güne başlangıç saatlerinde bile yaşanılabilecek bir olgu olabilir bu…
Meditasyonla yakından uzaktan bir ilişkim yoktu…ama çok sıkıldığım,yorulduğum zamanlarda; [...]

Üç dakikalık meditasyon… yazısının devamını okuyun

3 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Babacığım nurlar içinde yat… Bu senin mesleğinin haftası… Polis teşkilatının kuruluşunun 163. yılı… Ve ben senin adına kutluyor… Ve ben seninle gurur duyuyorum… Öğretilerin ve bize söylediğin “alnım açık, başımı kimsenin önünde eğmedim, belki çok varlık içinde büyütemedim sizleri ama boğazınızdan geçen her lokma helaldir” sözün için… Benim de ilkem olan… Ve çocuklarıma örnek olarak yinelediğim…
Geçmiş [...]

Polis Haftası… yazısının devamını okuyun

3 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Fenerbahçe’m-2 ve Chelsea-1  Fenerbahçe’mi kutluyorum ve çoook sevinçliyim…
Muhteşem stadımızda Chelsea hiç gol atamadı…yine ilk golü kendi kalemize attık…Kendi kalemize atma alışkanlığının  son bulması ve salı günü ikinci yarıdaki oyunu,Fenerbahçe’min futbolcularının kendilerine güven duyarak oynadığı oyunlarını sergileyerek başarıya kesin ve kesin ulaşmamız… İngiltere’den

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Fenerbahçe -2 ve Chelsea-1 yazısının devamını okuyun

2 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Hiç gazetelerden kupon kesme işine giriştiniz mi? Benim böyle bir alışkanlığım var… Nasıl olsa düzenli aldığım bir gazetem olduğu için… Şimdi de ingilizcede ne konuma geleceğim bilemem, sürekli kuponlarla sözlük ve cümle kurulumları içeren dağıtımların peşindeyim… Nereden nasıl ürüyorlar bilinmez…  Dağ gibi gazete yığınında kupon kesme işlemi yapıyorum iki gündür… Günlük kesmemenin cezası olarak [...]

Siz dostlarla… İçtenlikle paylaşım… yazısının devamını okuyun