3 Nisan, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayBabacığım nurlar içinde yat…bu senin mesleğinin haftası…Polis teşkilatının kuruluşunun 163. yılı…ve ben senin adına kutluyor …ve ben seninle gurur duyuyorum…öğretilerin ve bize söylediğin “alnım açık,başımı kimsenin önünde eğmedim…belki çok varlık içinde büyütemedim sizleri ama boğazınızdan geçen her lokma helaldir” sözün için…benim de ilkem olan…ve çocuklarıma örnek olarak yinelediğim…

Geçmiş yazılarımda da dile getirdiğim gibi babacığım sivil polisti ve yaz sıcağında dahi taşıdığı tabancayı belli etmemek için ceketine ayrı bir özen gösterirdi…Sirkeci’deki Emniyet Amirliğinde 2. şubedeydi görevi…”kaçakçılık şubesi”…Bayılırdım oraya gitmeye,gizemine,arkadaşlarına…ama çok zordu,yanına alıp götürmesi…”malumunuz veçhile”  :) Küçükken biraz “ısrarcıymışım” anlaşılan…Şimdi nasılım çevreme sormak gerek…her ne kadar “yedisinde neyse yetmişinde de odur” deseler de…Anlaşılan o gün babama da uygundu ya da okuldan ödev verdiler ve götürdü…anımsamıyorum…Kocamaan bir kapıdan girmiş ve  mermer merdivenlerden tırmanmıştık…odalar vardı,içiçe…ve odalarda masalar,kağıtlar,içeriye girip çıkan amcalar,yoğunluk…bana “nasılsın?” diye sormaları ve gelip konuşmaları kendimi pek bir önemli duyumsatmıştı…

Nöbete kalırdı,çoğu geceler…ya da bize öyle derdi anacığım…İleriki günlerde anılarını anlatırken ne tehlikeler içinde olduğunu anlayabilmiştik…Şimdi gazetelerde okuyunca ya da TV de haberlerde izleyince “ah babacığım” diyorum içimden…”ne güçlüklerle boğuşarak kazanmışsın o bizi büyüttüğün,polis maaşını”…anlamıyorsunuz…geçim derdine düşmeden…çocuk sahibi olmadan…

İlkokula gittiğim günler…Babamla ikimiz çanta mı ne alacağız geçmiş gün…Kapalıçarşı’ya gittik,dönüyoruz…Beyazıt’tan Eminönü’ne gitmek için otobüse bindik…Sultanahmet’te karmaşa içinde bir grup kadın bindi…giyimleri özensiz ve kirli…O zamanlar arka kapıdan binilir,biletçiden bilet alınır ve ön kapıdan inilirdi.Biz de arkada oturuyoruz babamla…daha ne olduğunu anlamadan kadınlar,Gülhane’de otobüsten apar topar indiler…Meğer yankesiciymişler ve babamı görünce…inmişler.

Babam emekli olunca kutlamalar için eve davetiye gelirdi ve annemle ikisi özenle giyinip giderlerdi…Eski arkadaşlarını görür,gelir anlatırdı…kutlamayı, onları…yine ve yine anılarını…Bir polis evi var Acıbadem’de babamın yitiminden sonra bir gün yolum çekti,uğradım…kapının önünde oturuyorlar birkaçı…”rahatımız iyi ama gelenimiz gidenimiz yok” diye yakınıyorlar…Hangi gönül bırakır onları oralara…içim kanıyor şu an bile…ve “Darülaceze”…aynı duygularla içimi kavurur…Dünya işleri çok…ve kimse yaşlanmayacak…hep aynı kalınacak…dayanılası değil…offf!

Babacığım güç günlerinde çok şükür yalnız değildi… can yoldaşı anneciğim her an yanındaydı ve bizler de elimizden geldiğince…

Ara ara ”iem.gov.tr”ye giriyorum…yapılan baskın ve benzeri tür haberleri okuyorum…resimlere bakıyorum…ve babacığımın yaşadıklarını daha iyi anlamaya çalışıyorum…Tüm polislerimizin haftalarını kutluyorum…başarılı görevler ve sağlıklı günler diliyorum…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 973, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Polis Haftası…” yazısına 4 Yorum yapılmış

  1. meraba arkadaşım nasılsın.sitene arasıra uğramaya çalışıyorum.çok renkli ve değişik konulara değiniyorsun.yazılarını okuyorum ve beğeniyorum.başarılarının devamını diliyorum…

    ical
    http://dantel-yap.blogspot.com/

  2. Sevgili İcal;
    Yazılarımı okuduğunuz ve olumlu yorumunuz için teşekkürler ediyorum…Aynı başarı dileklerim sizin renkli blogunuz için…İçimden gelenleri paylaşıyorum ve sizlerin katılımınız beni mutlu ediyor …Sevgilerimle…

  3. yazını ilk kez okudum çok beğendim başarılarının devamını dilerim

  4. Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için…ve umarım okumayı sürdürürsünüz…

Yorum yapın