27 Mart, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayGünlerdir yazasım yok…ara ara bir iki haber izlemek istediğimde TV yi kapatmak isteğiyle boğuşuyorum…Bugün üç gazete aldım okumak için…içim karardı…bunaldım…”Her şey güzel olacak” cümlemi ara ki bulasın…yine de “umutlar tükenmesin”le oyalanacağız anlaşılan…

Haberlerden kaçarken ertesi öğlen gazetede gördüm resmini…ne güzel bir genç kız öyle…annesi de esmer güzeli…eğitimli,kariyer sahibi ve aydın bir kişi…ve gel de bir sona bak…kadere bak…”kapılar kapanır ve herkes yazılanı yaşar”…”birileri bir yerlerde  bir şeyler yaşıyor…herkes kaderini”…Annenin yükü ağır,anne canını(!)  koruyor…nelerle boğuşarak ve ne uğruna…İstisnalar kaideyi bozmaz…Babalar yüzeysel ve sığ…bunu ben değil konunun uzmanı söylüyor…ne karmaşık iş…Kimseyi eleştirmek bana düşmez ama yazılanlar ailenin özeli…Hiç bir çocuğun ailesini seçme şansı yoktur ama tek kişinin yükü taşıması da ne denli ağırdır…

O denli güç geldi “empati” yaptığımda…derken bugün yine daha büyük yaşta bir genç kız….aynı uygulama,yazmaya elimin varmadığı  kelimeye dönüşen son…Bir ev kadını,kendi halinde…yaşam savaşı veren…ve aynı son…Her ailenin yaşadığı kendine özel…herkes kendi yaşadığını bilir…taa uzaklardan bizlere eleştirmek düşmez….ama üzülmemize kim engel…

Burada suçlu yok..iki anne de yukarılarda bir yerlerden canlarına kıyan canlarını korumayı sürdürüyordur…Onlara olacaklar için melek kanatlarını açıp korumaya almışlardır bile…Aklına sonradan düşüp peşinden götürüldüğü yere gitmek ya da uzaktan seslenmek yerine…Aklı başında kim canına kıymasından endişe duyduğu biriyle aynı evde yaşar?…Aklını başından alacak derecede sevdiği,(ona zarar verici bir şey olmaması adına) kendi canından çok değer verdiği, canının parçası saydığı çocuğu için… annesi…

“Anneler günü”…elimizde çiçekler kapılarına gidelim…TV de her kanaldan ayrı yayın… “annem,anneciğim”… şiirler,şarkılar,türküler… “Güneşin anası yok/ Her evin çilesi çok/Analar çeker yükü / Kimsenin bilesi yok/ Gelin çiçek derelim/ Yollarına serelim. Sevgi Dolu türkülerle/ Annemize verelim” … gün geceye kavuşur…ve son…bir yıl sonra aynı teranelerle anmaya dek…yeteeer…çok bile…”kadın kısmının karnından sıpayı,sırtından sopayı eksik etmeen ha!”…Olmadı… üç beden büyük gelen karılarınıza hayatı cehennem edin…Yalnız bırakın…becerebiliyorsan buyur diyerek…boca  edin hayatın tüm yükünü omuzlarına…seyreyleyin kenardan…bıyık altından gülümseyerek…bocaya bocalayışına…

Günlerdir yazasım yok diye başladım söze…aynı deyişi sürdürüş niye?…Toparlan ve güçlü ol diyesim de kendime… terazimin kefeleri çok hassas…Dengesiz gün ve ortamlar salınımlarda koyuyor…üstüne böylesi gelişler…dirhem hesabı…Astronomi…burçlar…burcunun tam özelliğini taşıma…İyi uğraş…iyi kafa dağıtım projesi…takılmak gerek ara ara…sorgulamaktansa sonuçsuzluğu…

Seçtiğimiz,kaderimiz…adı her kim için ne ise…yolumuzda…sağlık,mutluluk ve huzur bizlerin olsun…Önce kendimizi sevelim,değer verelim ve güvenelim…ve ne istediğimizi bilelim…Eşimizle,çocuğumuz ya da çocuklarımızla…yakın ve uzak akraba,tanıdık ve tüm dostlarımızla,insanlarla…ilişkilerimizde anlayış geçerli olsun…aykırı düşüncelere saygı…Saygının olduğu yerde sevgi zaten vardır…ve lütfen ılımlı olalım…”her şey güzel olacak”…”umutlarımız tükenmesin”…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 92, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın