Yazı yazmak kolay olduğu kadar çok da zor bir iş…Her ne kadar içimden geldiği gibi yazıyorum dense de kesinlikle iç büyüğün denetlediği bir yazı çıkıyor ortaya…İster iç anne olsun,ister iç baba…kişiye göre değişiyor ama o denetimi iliklerinizde duyumsuyorsunuz…İçtenlikle yazıyorum daha doğru bir deyiş…İçimde ne varsa dendiğinde…olsa olsa bir öykü,bir deneme,bir roman olarak dökülür yazıya…O denetim her yerde çıkıyor ortaya zaten…günlük yaşam,okul yaşamı, iş ve aile yaşamında da…sansür…uyguluyorsunuz sanki…yaşamın her alanında olduğu gibi aklınızın akışına da…her konuda…Bunun adı da sorumluluk oluyor…kişinin kendine karşı olduğu gibi,yakınlarına ve vatanına da…
NTV de Can Dündar’ın yönetiminde “neden” programını izliyorum…Beş gazeteci ; gazetelerinin genel yayın yönetmenleri…tartışıyor…temkinli…öyle de olmalı…Ortam karışık…ve bulanıklık var diyorlar…Milliyet Gazetesinin Sedat Ergin,Zaman gazetesinin Ekrem Dumanlı,Sabah Gazetesinin Ergun Babahan,Radikal Gazetesinin İsmet Berkan,genel yayın yönetmenleri ve Cumhuriyet Gazetesinin Ankara temsilcisi Mustafa Balbay…Toplumdaki kamplaşma gazete manşetlerine yansırken,yargı ve siyaset ilişkisi sorgulanıyor… “Gerilimden çıkmak için ne yapılmalı?” “Türkiye nereye gidiyor?” “Kamplaşma Türkiye’yi nereye götürür?”…ne denli önemli sorular ve çözümlenmesi de ne denli önemli…
Genel olarak seviyeli bir ortamda geçiyor ve bana umut veriyor,böyle bakılırsa olaylara, onların çözümlenme olasılığı hakkında…Bir öğretmen sorusu geliyor e-posta ile ve Can Dündar okuyor “Türkiye nereye gidiyor diye bir öğrencim soru yöneltirse ben ona ne yanıt vereceğim?”…yanıtlayın diyerek onlara yönlendiriyor…Herkes toparlayıcı konuşuyor…(iyi duygu)…ve “konuşmacıların ,her kim olursa,konuşmalarını kesinlikle ve kesinlikle yumuşatmaları gerekliliği”…özellikle vurgulanıyor… “soruşturmalar ve hukuk siyasallaşmamalı”…diyerek vurgulamayı sürdürüyorlar…
Çözüm konusu sorulduğunda onlar iç açıcı şeyler söyleyemiyorlar…(iyi değil)…kafalar daha da karışıyor…kaosa gidiyor denilince…meslek dayanışması istiyorlar birbirlerinden…Onların da kaygılı olduğu gözlemleniyor…(iyi değil)…Ayrımcılığın olmaması özellikle vurgulanıyor…Zaman dar olmasa yavaş yavaş aralarında da ayrımcılık oluşmaya başlıyor,her ne kadar kendileri istemese de…Son söz Sedat Ergin’den “her konuda demokrat tavır sergilenmesi” olarak geçiyor…
Can Dündar programın tekrar şeklinde yayınlanacağını bildirdi ve bitti…Kısa sürede toparlanmaya çalışılan çok önemli sorular,o denli anlamlı ki…Bir kez daha izlenmeye değer…Bizler de izleyici konumundayız sonuçta…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 24, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın