Yaşamımızın her alnında ,her ilişkide olması gereken ve yaratılışımızda,dünyanın yaratılışında olan bir unsur “DENGE”… Öylesi önemli…Bizler gerekli olduğunun ne kadar ayrımındayız…Özellikle de aile yaşantımızda…
Salı günleri TRT 1 de Dr.Uğur Özdemir’i bekler oldum,sabah programında…Gerçek bir anlatımı yakalamak için mankenleri anne, baba ve bebek büyüklüğünde oyuncakları çocuklar olarak kullanmış ki her kesime seslenebilsin…Bu konudaki yaratıcılığını kutluyorum…
İşlerken bir konuyu soruyor,stüdyoda bulunanlara…Herkes suskun…”kol kırılır, yen içinde kalır ya”…Sır vermiyorlar…Herkes mutlu…
Dr.Özdemir’in bu haftaki sorusu şuydu:”Siz hiç annenizle babanızı,yanınızda sarılmış otururken gördünüz mü? Annenizin ya da babanızın birbirlerini yanağından olsun öptüğünü,birbirlerine sevgilerini söylediklerine tanıklık ettiniz mi?”… Tüm stüdyoda tek kişiden yanıt gelmedi… Ama ben açık yüreklilikle söylüyorum ki “Hayır”.
Biz babaannemle birlikte oturuyorduk ve onun yanında sesli oyun oynamamız ve gülerken ses tonumuzuyükseltmemiz bile olası değildi ki nerede kalmış babam anneme sarılacak.Büyüdükçe bir takım duygu alışverişlerini sıcak ortama çekmeye çalıştık daha doğrusu ablamlar verdi o savaşımı ama ne dozda…Aslında kendimi biraz daha şanslı görüyorum bu aşamada…En küçük olmamın yararını elimden geldiğince kullandım ve gerçekten ablamlardan daha aldırmaz olabildim bu konuda ama yineliyorum ne dozda…
Peki biz ne sıklıkta söylüyoruz eşimize sevdiğimizi ya da onlar bize çocuklarımızın yanında? Elele tutuşup,başbaşa verip televizyonda kaç film izledik?…Sarıldık mı eşlerimize? Yoksa davranışlarımız hep dikkat(!) mi içerdi?…Ne aykırı,akla zarar sorular değil mi? Öyle mi sizce?…Daha sıcak ilişkilerin, konunun uzmanı tarafından;çocukların ileriye dönük, başarılı ve mutlu bir evlilik yapabilmeleri,mutlu çocuklar yetiştirebilmeleri için “gereklilik kapsamında” olduğu söylendi…
Dr.Özdemir’de sorusuna karşılık, stüdyodaki suskunluğu görünce “Görmediğinize eminim.” diyerek;bizlerin erkeğin önden gidip,kadının on adım geriden gelen bir geçmişten geldiğimizi söyledi,aşmamız ve alışmamız gereken durumları sıraladı…Evdeki paylaşıma getirdi sözü ki burada verdiği söylem,benim için kağıda yazılıp evin her köşesine asılması gereken birer yaptırım, sonucunu getirdi…Özetle… “paylaşım ve denge”…
Gençlere,yeni evlilere bakıyorum… Sevgiyi gösterme biçimi ve sıcak davranışlar içinde olma eğilimlerine…Bir ölçüde bir şeylerin aşıldığını görerek seviniyorum ama öyle ince bir çizgi ki evliliği başarıyla yürütmek ve her açıdan sağlıklı bir çocuk yetiştirebilmek…Bu konuda da yozlaşmadan,seviyeli bir şekilde paylaşıma inanıyorum…Öncelikle birbirlerine olan saygılarını yitirmeden ki sevginin yüceliği hep olagelsin…
İnanıyorum ki sevgi abartmadan ve içten geldiği anda gösterilebilse…Öfke sessiz geçiştirilip,iletişim yoğunlaştırılsa…Dengeli bir ortamda paylaşılarak çözümlenebilse tüm sorunlar…Haklara saygılı ve dürüst olabilsek yaşamımızın her alanında…Ne yaşanılası olacak, üzerinde bulunduğumuz geçici armağan…Ah! Bir ayrımına varabilsek…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 130, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın