İki gündür kar yağıyor İstanbul’uma…beyaza büründü her yer…öyle güzel ki…İki gecedir oğlumla gecenin bir yarısında sokağa çıkıp yürüyoruz,o beyazın saflığında…bozmaktan korkarcasına güzelim görünümü…Pırıl pırıl bir aydınlık yansıyor çevreye ve tüm çirkinlikler örtülmüş…
Valimiz Muammer Güler bir açıklama yaptı,hava durumu,alınan ve alınacak tedbirler ile okulların tatili hakkında.Sokaktaki vatandaşların da korumaya alındığını belirtti.Konuşmasının en sonunda “sizden bir ricam var;evlerinizin önüne kuşlar,kediler ve köpekler için yiyecek koyunuz” dedi.Çok hoşuma gitti bu duyarlılığı.İki gecedir her sokağa çıkışımızda Allah’a sığınacak yeri,yakacak yakıtı olmayanlara yardım etmesi için dualar ediyorum.TV de Anadolumuzun kar yağışı olan her bölgesi için aynı duyguları beslerim ve ulaşım için de…
Bu gece daha kalın bir örtü vardı yerde ve yağan karla yükseliyordu.Çöp kutularına giden minik izler vardı,kedi ayak izleri…ama kapaklar kapalı ya, geri dönmüş izler.Köpeklerin de uzaklardan havlama sesleri geliyordu.Sabah kedi aramaya karar verdim,ortalığa yemek bırakmak istemediğimden…
Dün de eşimin doğum günüydü,”zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın” da denildi…iyi edildi…çıkılmadı…Aile olarak güzel bir kutlama yapmış olduk…”teşekkürler doğanın beyaz örtüsü”…Her güzelliğin bir bozanı olur ya,küçük oğlum ulaşım nedeniyle gelemedi…Sağ ve mutlu olduğunu bildiğimiz sürece sakıncası yok…ama burulmuyor değil insan…isteniyor birlikte olmak…
Kar yağıyor mutluyuz,hem görünümü hem de su olup dolacak barajlar…ama olumsuzlukları buruyor içimizi..Çocuklarımız için, istiyoruz yuva kursunlar,mutluluklarını görelim…ama uzak olduklarında buruluyor içimiz…arıyor gözlerimiz…Nedense sürekli gel gitler içindeyiz…doğamız böyle olduğundan ya da yaşlanıyoruz ondan…Anlık mutluluklar, ne kadar uzak bana…onu keşfediyorum birden…sürekli devinim içinde düşüncelerim…ardışık doğal sayılar gibi…
İzlerken TV de Antalya’da gün doğumunu eşimle,geçtiğimiz yıllarda sanırım Tibet’te bir dağın tepesinde gün doğumunu bekleyen turistler geliyor aklıma,paylaşıyorum…İçimden geçeni dillendirerek, yurt içi gezisine getiriyorum sözü…İleri gidip karavan alarak tüm ülkemizi dolaşmaya dek götürüyorum hayallerimi…Olur mu?…Umarım…Ertelenmiş yaşamlar bizimkiler…adanmışlık da denilebilir ya da her ne ise…Bizim kuşak mı?…Biz mi?…Ben mi?…Yok değil…tekile indiremem…onlarca bildiğim varken…çoğuluz biz…Dönecek döngü…bizler,onlar olacak…evvelden de bizden öncekilerdi…Kesip burada kısır döngüyü…hayalleri gerçek yapmanın peşine düşmeliyiz…
Doğamız beyaz örtünün altında,güzel bir görünüm sunmuş bizlere…Anlık mutluluğu yaşa, diyor… özgürce…İlerisini daha sonra düşünürsün… Anın keyfini çıkar ki güçlükler karşısında o anların coşkusunu anımsayıp soluklanabilesin…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 36, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın